696 sayılı KHK ile kadroya geçen işçinin sözleşmesinde belirlenen ücretin tek taraflı değişiklikle eksik ödenmesi nedeniyle fark alacakları davasında bozmaya uyma sonrası verilen kararın temyizi.
Özet: 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçen davacının, bireysel iş sözleşmesinde belirlenen asgari ücretin %30 fazlası ücret yerine davalı işveren tarafından toplu iş sözleşmesi hükümleri gerekçe gösterilerek eksik ödeme yapıldığı iddiasıyla açtığı fark alacak davasında; ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacı lehine karar vermesine rağmen, Yargıtayın toplu iş sözleşmesinin uygulama tarihi ve faiz hesabı yönünden kısmi bozma kararı sonrası ilk derece mahkemesinin bozmaya uyarak yeniden hüküm kurması üzerine, davalı tarafın ücrette indirim olmadığı ve toplu iş sözleşmesiyle artış sağlandığı savunmasıyla kararı yeniden temyiz ettiği bir hukuki süreç incelenmektedir.
9. Hukuk Dairesi         2026/4047 E.  ,  2026/3513 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/34 E., 2023/52 K.
DAVA TARİHİ : 06.01.2021
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı işyerinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin %30 oranında fazlası olarak belirlenerek ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin %30 oranında fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını, ikramiye ve ilave tediyelerinin de eksik ödendiğini ileri sürerek ödenmeyen ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacakları, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile gece vardiyası fark ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, kadroya geçiş sonrası ... kararı ile uygulamaya konulan toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak davacının ücretinin belirlendiğini, ücrette indirimin veya hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2022 tarihli kararı ile; davacının imzalamış olduğu 02.04.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde işçiye her ay brüt asgari ücretin %30 fazlası üzerinden günlük olarak ödeme yapılacağının belirtildiği, işverenle imzalanan iş bu sözleşmedeki kuralın her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağı, ancak dosyadaki bordrolar ve banka kayıtları incelendiğinde 01.01.2019 tarihinden itibaren davacının mevcut ücretine sadece %4 zam yapıldığı, belirsiz süreli iş sözleşmenin ücrete ilişkin 7. maddesinin uygulanmadığı, davalı işverenin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesine aykırı şekilde çalışma koşullarında ve iş sözleşmesinde tek taraflı değişiklik yaparak davacının ücretini eksik ödediği, bu nedenle de davacı işçinin fark ücret ve buna bağlı ilave tediye farkı, ikramiye farkı, genel tatil ücreti farkı, fazla çalışma ücreti farkı ve gece vardiyası zammı farkı alacağı taleplerinin yerinde olduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplanan alacaklar hüküm altına alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 15.09.2022 tarihli kararı ile; kadroya geçiş aşamasında imzalanan iş sözleşmesinde ücret miktarının asgari ücretin belli oranda fazlası olarak belirlendiği ve bu kuralın her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağı, davacıya toplu iş sözleşmesi uyarınca her dönem için %4 zam uygulanarak hesaplanan miktar nazara alındığında davacının kadroya geçtikten sonraki ücretinin taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesine uygun olarak ödenmediği, hesaplanan miktardan ödenen miktarın mahsubu ile belirlenen davacının ödenmemiş fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye alacakları bulunduğu ve emsal Yargıtay kararları uyarınca davacının fark ücret taleplerinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, toplu iş sözleşmesine dayalı olarak hesaplama yapılmasının ancak 04.11.2020 tarihinden sonrası için mümkün olabileceği gözetilmeden, 31.10.2020 tarihinden sonraki dönem için fark gece zammı alacağı hesaplanmasının hatalı olduğu, ilave tediyeye yasal faiz uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda yeniden rapor alındığı, gece zammı alacağına 04.11.2020 tarihinden sonrası için hesaplama yaptırıldığı, ilave tediyeye de yasal faiz uygulandığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının iş sözleşmesinde belirlenen ücretin çok üzerinde ücret aldığını, toplu iş sözleşmesiyle davacının ücretinde artış olduğunu, bordrolardan da görüleceği üzere 31.12.2018 tarihindeki ücreti korunarak bu ücretin üzerine %4'lük zam yapıldığını, herhangi bir ücret indirimine gidilmediğini,
2. Davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu gibi her yıl belirlenen asgari ücrete bireysel sözleşmede yer alan oranın eklenmesi, bu şekilde belirlenen miktarın üzerine toplu iş sözleşmesinde belirlenen oran eklendikten sonra bir de toplu iş sözleşmesinde belirlenen tüm kalemlerin eklenmesi ile sürekli işçi kadrosunda görev yapan personelin ücretlerinin fahiş bir hâl alacağının açık olduğunu, bu hesap şekline göre davacı ile diğer personel arasında büyük bir dengesizlik oluşacağını, sözleşmede oran olmayan işçilerin davalarının kabul edilmeyip oran yazılı işçiler yönünden kabul kararları verilmesinin eşitsizliğe yol açtığını, el yazılı oranın müvekkili İdarenin bilgisi ve talimatı dışında yazıldığını ve bağlayıcı olmadığını,
3. Ücret alacağı dışındaki alacak taleplerinin de haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının ilave tediye alacağına hak kazanmadığını, faiz başlangıç tarihleri ve türlerinin de yanlış belirlendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, gece zammı alacak talebinin hesaplanması ve ilave tediyeye hükmedilen faiz türüne ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.