EYT kapsamında emekli olan büro memurunun üniversite hastanesinden kıdem tazminatı talebi ve faiz başlangıcı uyuşmazlığına ilişkin temyiz kararının onanması.
Özet: Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) kapsamında emekli olan bir işçinin kıdem tazminatının işveren tarafından ödenmemesi üzerine açılan davada, davalı işveren tazminat hakkını kabul etmekle birlikte finansal yük nedeniyle taksitlendirme talep etmiş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri davayı kısmen kabul ederek kıdem tazminatının tahsiline hükmetmiş, davalının zamanaşımı, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve faiz başlangıcı gibi hususlara ilişkin itirazlarla yaptığı temyiz başvurusu ise Yargıtay tarafından reddedilerek bölge adliye mahkemesinin kararı onanmıştır.
9. Hukuk Dairesi         2026/1245 E.  ,  2026/3508 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2149 E., 2025/2785 K.
DAVA TARİHİ : 02.10.2023
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 29. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/552 E., 2024/171 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 06.03.1999 tarihinden, EYT kapsamında emekli olduğu 27.07.2023 tarihine kadar davalı ... Rektörlüğüne (...) bağlı ... Üniversitesi Hastanesinde büro memuru olarak çalıştığını, son maaşının net 11.648,00 TL olduğunu, işverenliğin 1 öğün yemek yardımı yaptığını, emekli olan davacıya kıdem tazminatı ödenmediğini, ödenen maaş miktarı ve kıdem süresi hususlarında ihtilaf bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kıdem tazminatının sözleşmenin fesih tarihi olan 27.07.2023 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının 06.03.1999 tarihinde davalı işveren bünyesinde yardımcı personel görev unvanıyla çalışmaya başladığını, sunduğu sağlık raporuna istinaden 11.02.2016 tarihinden itibaren evrak memuru görev unvanı ile çalışmasını sürdürdüğü, davacının ... Kurumundan aldığı emeklilik yazısını işverene sunarak 27.07.2023 tarihi itibarıyla iş sözleşmesini sonlandırdığını, haziran bordrosunda görüleceği üzere ücretinin net 8.753,00 TL olduğunu, tüm ücret ödemelerinin banka hesabına yapıldığını, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, ... 10.000'den fazla çalışanı olup emekli olarak iş sözleşmesini sonlandıran ve kıdem tazminatına hak kazanan çalışan sayısının yüksek olduğunu ve aynı anda ağır bir yük oluşturduğundan kıdem tazminatı alacaklarının taksitler hâlinde ödenmesinin planlandığını, ödemeler yapıldıkça dekont suretlerinin sunulacağını, 1475 sayılı İş Kanunu'nda kıdem tazminatının ödenme zamanı ile ilgili açık bir hüküm bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 06.03.1999-27.07.2023 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdiği, davalı tarafından ödenen kısmın mahsup edildiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Zamanaşımı def'inde bulunduklarını,
2. Mahkemece ödenen kısmın konusuz kaldığı belirtilmesine rağmen müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
3. Konusuz kalan kısım yönünden müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu,
4. Bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini,
5. Müvekkili tarafından yapılan ödemenin davacı tarafından ihtirazı kayıtsız kabul edildiği, bu nedenle ödenen alacak miktarı yönünden faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
6. Faiz başlangıç tarihinin hatalı tespit edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.