696 Sayılı KHK ile kadroya geçen işçinin asgari ücretin oran fazlası olarak belirlenen fark ücret alacağı talebi ve bireysel iş sözleşmesi hükümleri uyuşmazlığının temyiz değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen bir davacının, kadroya geçiş sonrası bireysel iş sözleşmesinde belirlenen asgari ücretin belirli bir oran fazlası olan ücretinin eksik ödendiği iddiasıyla açtığı fark ücret alacağı davasını konu almaktadır. İlk derece mahkemesi, davacının bireysel sözleşmesindeki ücret düzenlemesi ve uygulanan zam oranını dikkate alarak fark ücret talebini kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi de ilk derece kararını yerinde bularak davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Davalı vekili, ücretin düşürülmediğini ve bireysel sözleşme hükümlerinin toplu iş sözleşmesiyle çelişemeyeceğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/478 E., 2025/2629 K.DAVA TARİHİ : 17.11.2020İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. İş MahkemesiEK KARAR TARİHİ : 19.01.2022SAYISI : 2020/420 E., 2021/484 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını iddia ederek ödenmeyen fark ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, dava konusu alacakların belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin ... tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, iddia edildiği gibi kadroya geçişte davacı ile imzalanan bireysel iş sözleşmesinde ücrete ilişkin düzenlemenin olduğu 7. maddesinde herhangi bir oran yazmadığını, bunun yanı sıra talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oranda fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu, buna karşın 01.01.2019 tarihinde davacının 31.12.2018 tarihindeki ücretine sadece %4 oranındaki ücret zammının uygulandığı gerekçesiyle, belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalara göre davacının fark ücret alacağına ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesince ek karar ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun miktardan reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davacının ücretinin tespiti ve fark alacaklarının hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi tarafında verilen istinaf başvurusunun kesinlikten reddine ilişkin ek kararın kaldırılarak davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ücretinin 2019 yılı asgari ücret seviyesine çekilerek bu ücrete %4 zam uygulanmadığını, davacının 2018 yılı ücreti korunarak %4 oranında zam yapıldığını, bu durumda ücretin düşürülmesinin söz konusu olmadığını,2. Davacının, belirsiz süreli iş sözleşmesinde yer alan düzenlemeye ilişkin iddia ve talebinin davalı Bakanlığın taraf iradesini yansıtmayan bir durum olduğunu, bireysel iş sözleşmeleri ile toplu iş sözleşmeleri hükümlerinin çelişemeyeceğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile davacının fark ücret alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, karar başlığında davalı olarak Sağlık Bakanlığı yerine "..." yazılmış olması, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün maddi hata niteliğindedir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.