Yargıtay, murisin mirasçılar arasında denge gözeterek yaptığı paylaştırmanın mal kaçırma kastı taşımadığını kabul ederek tapu iptali, tescil ve tenkis davası reddini onadı.
Özet: Miras bırakanın, taşınmazlarını davalılara intifa hakkını üzerinde tutarak devretmesinin mirasçıdan mal kaçırma amacıyla yapıldığı ve davacının saklı payının ihlal edildiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis davasında, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, murisin mirasçıları arasında denge gözeten bir paylaşım yaptığı, davacıya da kazandırmada bulunduğu, bu nedenle mal kaçırma kastının bulunmadığı ve tenkis koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle davayı reddetmiş; temyiz incelemesini yapan yüksek mahkeme de bu kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/4577 E.  ,  2026/3183 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/498 E., 2025/1207 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/413 E., 2021/45 K.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Davacı vekili; muris ...'ın maliki olduğu...ili, ...ilçesinde bulunan 11052, 11053, 110 54... parsel sayılı taşınmazları davalılara intifa hakkını üzerinde tutarak satış suretiyle devrettiğini ayrıca 11051 parsel sayılı taşınmazı (imar uygulaması sonucu 11876 parsel) davacıya vasiyet ettiğini ancak davacıya bırakılan taşınmazın davalılara devredilen taşınmazlara göre çok daha düşük değerde olduğunu, temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amacıyla gerçekleştirildiğini ve saklı payının ihlal edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ile adına tesciline, bu istemin kabul edilmemesi halinde tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili; murisin, sağlığında tüm mirasçıları kapsayan bir paylaştırma yaptığını, 10.10.2005 tarihli paylaşım belgesi ile taşınmazların mirasçılar arasında fiilen taksim edildiğini, davacıya da taşınmaz bırakılmak istendiğini ancak tapuda devrin gerçekleştirilememesi nedeniyle vasiyetname düzenlendiğini, yapılan işlemlerin mal kaçırma amacı taşımadığını ve tenkis koşullarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin taşınmazlarını mirasçılar arasında paylaştırma amacıyla hareket ettiği, davacıya da 11051 parsel sayılı taşınmazı (imar uygulaması sonucu 11876 parsel) bıraktığı, temliklerde mal kaçırma kastının bulunmadığı ve tenkis koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin sağlığında tüm mirasçıları kapsayan ve denge gözeten bir paylaşım yaptığı, paylaştırmanın geçerli sayılması için mutlak eşitliğin aranmayacağı, davacıya da kazandırmada bulunulduğu, bu nedenle muris muvazaasından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-KARAR-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.