Emeklilik nedeniyle feshedilen iş sözleşmesi sonrası kıdem ve yıllık izin alacakları davasında asıl işveren sorumluluğunun temyizen incelenmesi.
Özet: Emeklilik nedeniyle iş akdini fesheden bir çalışanın, önce farklı yüklenici firmalar aracılığıyla ve ardından sürekli işçi kadrosunda çalıştığı davalı bakanlıktan kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacakları talebiyle açtığı davada, bakanlık asıl işveren sıfatının bulunmadığını ve çalışanın kadroya geçerken önceki haklarından feragat ettiğini savunsa da, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, bakanlığın asıl işveren olarak çalışanın tüm alacaklarından sorumlu olduğuna, emeklilik nedeniyle kıdem tazminatına ve ödenmeyen yıllık izin ücretine hak kazandığına karar vermiştir.
9. Hukuk Dairesi         2026/3994 E.  ,  2026/3476 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1725 E., 2026/161 K.
DAVA TARİHİ : 25.05.2023
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/169 E., 2024/143 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde mutfak ve yemekhane bölümünde çalıştığını, asıl işverenin davalı Bakanlık olduğunu, ücretinin 2018 yılı Nisan ayına kadar idari şartnamelere, 2018 Nisan ayından sonra toplu iş sözleşmelerine göre belirlendiğini, ücreti yanında yemek, servis, bayram harçlığı, ilave tediye, ikramiye, çocuk, yakacak, giyim yardımı, gece farkı zammı, kıdem farkı, çocuk parası, ..., aile yardımı, sorumluluk zammı, direksiyon zammı, gece çalışması gibi ayni ve nakdi haklar aldığını, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle davacı tarafından feshedildiğini, yıllık izinlerinin tam olarak kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının personel çalıştırılmasına dayalı olmayan malzeme dâhil yemek hazırlama ve dağıtım hizmetleri ihaleleri kapsamında çalışmaya başladığını, 26.05.2016 tarihinden sonra personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihaleleri kapsamında alt işverene bağlı olarak görev yaptığını, 01.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçtiğini, yaşlılık aylığına hak kazanması nedeniyle emekliye sevk edildiğini, davacının 26.05.2016 - 01.04.2018 tarihleri arasından müvekkili Bakanlık sorumlu ise de kadroya geçerken sulh sözleşmesi imzaladığını, davacının kıdem tazminatı ödemesi hususunda yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına ilişkin yazıyı Bakanlığa teslim etmemesi nedeniyle kıdem tazminatı ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 02.04.2018 tarihi öncesinde davalı İdare tarafından belirli süreler ile gerçekleşen personel ve hizmet alımına ilişkin sözleşmelerle iş alan dava dışı yüklenici şirketler bünyesinde, 02.04.2018 tarihi sonrasında davalıya bağlı ... Numune Hastanesinde sürekli işçi kadrosunda yemekhane personeli olarak çalıştığı, Kuruma yapılan bildirimin emeklilik Kod (8) şeklinde olduğu, iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı haklar bakımından önceki dönem çalışma süresi de dikkate alınarak hesaplamaya esas sürenin belirlendiği, dava dışı yüklenici firmalarla davalı Bakanlık arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, işçilik alacaklarından asıl işveren olarak davalının sorumlu olduğu, iş sözleşmesi emeklilik sebebiyle son bulduğundan davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığı, karşılığı ödenmeyen yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, zamanaşımına uğrayan alacak bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının 26.05.2016 tarihine kadar davalıya bağlı Hastanede, personel çalıştırılmasına dayalı olmayan hizmet alım ihaleleri kapsamında çalıştığını, 26.05.2016-01.04.2018 tarihleri arasında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihaleleri kapsamında alt işverenler bünyesinde çalıştığını, 01.04.2018 tarihinden yaşlılık aylığı almaya hak kazanarak sözleşmeyi feshettiği tarihe kadar ise sürekli işçi kadrosunda çalıştığını, müvekkili Bakanlığın somut olayda asıl işveren sıfatı bulunmadığını,
2. Davacının sözleşme imzaladığı firmalar ile Kurum arasında imzalanan hizmet alım işi, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımına dâhil olmadığından kıdem tazminatı başta olmak üzere işçilik alacaklarından davalı İdarenin sorumluluğu bulunmadığını,
3. Davacı daimi işçi olarak çalışmaya başlayacağından daha önceki yıllara ait özlük haklarından vazgeçtiğine dair davalı İdare yönünden feragat dilekçesi verdiğinden davacının davalı İdareden her hangi bir alacak talep edemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini,
4. 01.04.2018 tarihi sonrasında alacaklardan Bakanlığın sorumlu olduğunu, bu döneme ilişkin kıdem tazminatı ödenmek istenmiş ise de davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına ilişkin ... Kurumu yazısını İdareye teslim etmediğini,
5. Davacının personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihalesi kapsamında çalışmaya başladığı 26.05.2016 tarihinden önceki yıllık ücretli izin alacağından davalı Bakanlığın sorumlu tutulamayacağını, işçinin çalışma hayatı boyunca hiç yıllık izin kullanmadığından bahisle tüm çalışma süresi için yıllık izin hesabı yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, yıllık ücretli izin alacağının ispatı ve davacının iş yerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşulları ile hesaplamaya ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde, yıllık izin ücretlerinin eksik kullandırıldığını ileri sürerek yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hizmet süresine göre hak kazandığı yıllık izin gün sayısından, sunulan yıllık ücretli izin kullanım belgelerine göre izin kullanılan günler düşülerek bakiye süreler için yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmış ise de bu hesap yöntemi dosya kapsamı ile örtüşmemektedir.
Yargılama esnasında, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve 13.06.2023 tarihinde UYAP ile oluşturulan elektronik ortama kaydedilen beyan dilekçesinde, davacıya 2009 yılına kadar yıllık izinlerinin hiç kullandırılmadığı, 2009 yılından sonra ise 12 gün şeklinde eksik kullandırıldığı, davalı işverence kullandırılan yıllık izinlerin davacının kıdemi, yaşı ve toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkat alınmadan hak ettiği izinlerin altında kullandırıldığı belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacı asıla, işe başladığı tarihten 2009 yılına kadar olan çalışma süresi boyunca herhangi bir zamanda yıllık ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün kullandığı hususu açıklattırılarak beyanı alınmadan, 2009 yılından sonra ise yıllık izin kullanım belgesi sunulan tarihe kadar olan çalışma süresi boyunca davacı vekilinin beyanı doğrultusunda her yıl en az 12 gün yıllık ücretli izin kullandığı değerlendirilmeden, eksik inceleme ile yıllık ücretli izin alacağının yazılı şekilde hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.