Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin ticari kefalet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın incelenmesine dair istinaf kararı.
Özet: Davacı, ticari nitelikteki müteselsil kefalet sözleşmesinden kaynaklanan borç nedeniyle hakkında başlatılan icra takibine karşı menfi tespit davası açarak kefaletin geçersizliğini ve asıl borçluyu tanımadığını iddia etmiş, bu doğrultuda ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur; ilk derece mahkemesi icra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki tedbir talebini kısmen kabul edip aracına konulan şerhin kaldırılması talebini reddederken, davalı bankanın tedbir kararına yaptığı itirazı geri çevirmiş, bunun üzerine davalı banka bu kararı usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla istinaf etmiştir.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1396 - 2026/1471

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1396
KARAR NO : 2026/1471
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/06/2026 tarihli ara karar
NUMARASI : 2026/265 Esas
DAVACI : ... (T.C. NO: ...) - ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
TALEP : İhtiyati Tedbir
DAVA TARİHİ : 11/04/2026
KARAR TARİHİ : 19/08/2026
KR. YAZIM TARİHİ : 19/08/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından, asıl borçlu olduğu ileri sürülen ... isimli kişiyle ilişkili kredi borcu gerekçesiyle; davacı aleyhine“müşterek borçlu ve müteselsil kefil” sıfatı üzerinden Kocaeli İcra Dairesi’nin 2024/64843 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davacı, asıl borçlu olduğu iddia olunan şahsı tanımamakta; bu borç ilişkisiyle ticari/kişisel bir bağlantısı bulunmamakta olduğu, davalı bankanın davacıyı kefil göstererek takibe konu etmesi nedeniyle davacının malvarlığı cebri icra baskısı altına alındığı, TBK m.583 kefaletin geçerliliğini sıkı şekil şartlarına bağlamıştır. Kefilin sorumlu olacağı azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefalet iradesi kefilin kendi el yazısı ile yazılmak zorunda olduğu, davacı hakkında yürütülen icra takibi nedeniyle malvarlığı üzerinde telafisi güç zararlar doğurmakta olduğu, davacının aracına yakalama/haciz işlemleri uygulanmış olup, davacının günlük yaşamı ve çalışma düzeni ciddi biçimde etkilenmekte olduğu, HMK m.389 uyarınca; gecikme sebebiyle ciddi zarar doğacağı ve hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı açık olduğu, zira takip kapsamında tahsilat yapılıp paranın alacaklıya ödenmesi halinde, davacı davayı kazansa dahi iade süreci fiilen güçleşecek, zarar büyüyeceği, bu nedenle, yargılama sonuna kadar icra dosyasına yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi/dağıtım yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile, Kocaeli İcra Dairesi 2024/64843 E. sayılı dosyası kapsamında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine/dağıtım yapılmamasına (yargılama sonuna kadar) karar verilmesine davacının davalı bankaya, Kocaeli İcra Dairesi 2024/64843 E. sayılı dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespitine geçersiz kefalet işlemine dayalı olarak davacı hakkında yürütülen takibin davacı yönünden hukuki dayanaktan yoksun olduğunun tespitine ve davacı yönünden sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davacıya ait 54 ... 566 araç üzerindeki haciz/yakalama şerhlerinin kaldırılmasına, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince 14/05/2026 tarihli ara karar ile; "...1-Davacının ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin araç üzerindeki haciz/yakalama şerhlerinin kaldırılması talebinin reddin
3-İcra takibi başlamış olmakla Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2024/64843 Esas sayılı sayılı takip dosyasında ... yönünden icra veznesine girecek paranın alacaklısına ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bu hususta Kocaeli İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; davacının dava dışı asıl borçluyu tanımadığını iddiası, olağan hayat akışına aykırı olduğu, iradesinin fesada uğratıldığı iddiası soyut beyanlardan ibaret olduğu, kefalete ilişkin yazı ve imzalar şube huzurunda alınmış olup davacıya ait olduğu, davacı yan kefil olma iradesini açıkça ortaya koyduğunu belirterek; İhtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince 10/06/2026 tarihli ara karar ile; "...İhtiyati tedbire itirazın REDDİNE,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı itiraz eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İhtiyati tedbire itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçesiz şekilde itirazlarının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığını, davacının dava dışı asıl borçluyu tanımadığı iddiasının, olağan hayat akışına aykırı olduğunu, iradesinin fesada uğratıldığı iddiasının soyut beyanlardan ibaret olduğunu, kefalete ilişkin yazı ve imzalar şube huzurunda alınmış olup davacıya ait olduğu, davacı yanın kefil olma iradesini açıkça ortaya koyduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/06/2026 tarihli ara karar, 2026/265 Esas
sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; niteliği itibari ile İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası, talep; icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul ve kısmen reddine, Davacı vekilinin araç üzerindeki haciz/yakalama şerhlerinin kaldırılması talebinin reddine, İcra takibi başlamış olmakla Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2024/64843 Esas sayılı sayılı takip dosyasında ... yönünden icra veznesine girecek paranın alacaklısına ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; niteliği itibari ile İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
Bu kapsamda, İİK'nın 72-(3) maddesinde; "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu belirlemelere göre, eldeki dava icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davası olup ancak İİK'nın 72-(3) maddesi kapsamında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Bunun dışında, takibin veya satış işleminin durdurulması şeklinde ihtiyati tedbire hükmedilemez.
Dava, yukarıda belirtildiği üzere icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olup İİK'nın 72-(3) maddesinde, ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceği açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında icranın durdurulması kararı verilmesi mümkün değil ise de hem talep gereği hem de çoğun içinde azı da vardır ilkesi gereğince davacının ihtiyati tedbir talebinin İİK'nın 72-(3) maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekir. İlk derece mahkemesince bu hüküm (m.72/3) uyarınca icra veznesine girecek paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesine şeklinde karar verilmiş olup dosyadaki delillere göre ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
19/08/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*