7. Ceza Dairesi, beraatten mahkumiyete dönen kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin kararların etkin pişmanlık açısından temyiz incelemesi.
Özet: Yargıtay, ilk derece mahkemesinin beraat kararını kaldırarak sanığı kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkum eden bölge adliye mahkemesi kararını temyizen incelemiş; resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verirken, kaçakçılık suçuna ilişkin mahkumiyet hükmü bakımından, suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanunun etkin pişmanlık düzenlemesinin kovuşturma aşamasında da uygulanabilir hale geldiği hususunun gözetilmesi gerektiğine işaret etmiştir.
7. Ceza Dairesi         2023/10582 E.  ,  2026/5256 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2571 E., 2022/4909 K.
SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : İlk derece mahkemesince kurulan beraat kararları kaldırılarak sanık hakkında mâhkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi
Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçlardan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-(a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
B. İstinaf
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi tarafından 11.10.2022 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/2., 3/22. maddeleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1. maddesi uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurulması ve verilen cezanın ertelenmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi
Sanığın ortağı olduğu şirketin ihracat hacminin yüksek olduğuna, ithalat yaparken böyle bir suçu işlemesinde faydasının bulunmadığına, ortada kamu zararının da bulunmadığına, ... işlemleri sırasında teminat alınarak eşyanın ithalatının yapıldığına, bu hususun incelemeye dahil edilmediğine, beyanname eki olan belgenin gönderici firma tarafından düzenlendiği için belgenin sahte olduğunu alıcı firmanın bilmediğine, ithalatçı firma ve ... müşavirinin bu belgenin sahte olduğunu bilmesine imkan bulunmadığına, belgenin sahteliğinin ... İdaresince anlaşılmasından sonra ek tahakkuk kararı ile eksik alınan vergilerin tahsil edildiğine yani eylemin kabahat olarak görüldüğüne, ... vergisinden daha yüksek miktarda teminat ödenerek eşyanın ithalatının yapıldığına buna rağmen ceza verilmesine, hükmün bozulmasına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Kaçakçılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yeterli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması
hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanığa, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ihtarı yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, usulüne uygun şekilde etkin pişmanlık ihtarı yapılmayan sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
"Değerlendirme ve Gerekçe" bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2. Kaçakçılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde
"Değerlendirme ve Gerekçe" bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde karar verildi.