Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetinde tanık dinleme, etkin pişmanlık değerlendirme ve ceza orantılılığı eksiklikleri nedeniyle hükmün bozulmasına karar verdi.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını, savunma hakkı kapsamında önemli bir tanığın aleni duruşmada doğrudan dinlenmemesi, sanığa etkin pişmanlık hükümlerinin usulüne uygun şekilde hatırlatılıp yeniden beyanının alınmaması ve sunacağı bilgilerin değerlendirilmemesi, ayrıca belirlenen cezanın suçun ağırlığıyla orantısız ve fazla olması gibi usul ve esasa ilişkin ciddi hukuka aykırılıklar nedeniyle bozarak dosyanın yeniden incelenmesi için ilk derece mahkemesine göndermiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/11562 E.  ,  2026/5668 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/... E., 2022/11 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Mahkumiyete esas alınan ve talimat ile dinlenen tanık ...'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
a. Sanığın, aşamalarda alınan ifadesinde örgütle irtibatına dair anlatımlarda bulunmuş olması nazara alındığında, sanığa etkin pişmanlık hükümlerinin şartları ile hüküm ve sonuçları hatırlatılarak tekrar beyanının alınması ve verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu olup olmadığı ve eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden de sorulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 1. ve 2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden tartışılmasında zorunluluk bulunması,
b. Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.