2. Ceza Dairesinin Karşılıksız Yararlanma Suçunda İstinaf Mahkemesi Kararlarının Temyiz Edilemezliği ve Hükmün Bölge Adliye Mahkemesi Tarafından Onanması Üzerine Esastan Ret Kararı
Özet: Yüksek Mahkeme, karşılıksız yararlanma suçundan verilen düşme kararının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin ilk hükme yönelik temyiz istemini, kanunen temyiz edilemezlik nedeniyle usulden reddederken; sanık hakkında kurulan diğer karşılıksız yararlanma suçuna dair hükme yönelik katılan vekilinin, zararın yasal süresi dışında giderildiği ve suçun sabit olduğu iddialarına dayanan temyiz başvurusunu ise, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarında hukuka aykırılık tespit edilmediğinden esastan reddederek bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1128 E. 2025/1506 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜMLER:İstinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama I)Sanık hakkında 07.06.2022 tarihli suça ilişkin verilen hükmün temyiz incelemesinde5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-h maddesi uyarınca; "davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlarının" temyizi mümkün olmadığından, İlk Derece Mahkemesince verilen düşme kararının istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II)Sanık hakkında 15.02.2022 tarihli suça ilişkin verilen hükmün temyiz incelemesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz talebinin, sanığın 6352 sayılı Kanunda belirlenen süreden sonra zararı giderdiği bu nedenle hakkında düşme kararı verilemeyeceği, karşılıksız yararlanma suçunu işlediğinin sabit olduğu, kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.