Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan verilen mahkumiyeti delil yetersizliği, fikri içtima ve aleniyet unsuru eksikliği gerekçesiyle bozarak yeniden yargılama için yerel mahkemeye gönderdi.
Özet: Hakaret suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının istinaf başvurusu reddedilmiş olmasına rağmen, yapılan temyiz incelemesinde, sanıklar hakkında suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması, aynı eylemde birden fazla suç oluştuğunda fikri içtima kurallarının dikkate alınmaması, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan ayrı bir dava olması halinde birleştirme veya birlikte değerlendirme gerekliliği ile sokağa çıkma yasağı sırasında gerçekleşen eylemde aleniyet unsurunun oluşmadığı gözetilmeksizin ceza artırımı yapılması hukuka aykırı bulunarak, bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuştur.
4. Ceza Dairesi         2024/10582 E.  ,  2026/12538 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/1249 E., 2024/1741 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde sanıklar hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, tutanağın olayın oluş şekli ile gerçeğe aykırı düzenlendiğine, haksız tahrik ve lehe hükümlerin uygulanmadığına bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; kolluk tarafından tanzim edilen tutanağın olayın oluşuna aykırı tutulduğunu, kamera görüntülerinde sanığın hakaret ettiğine ilişkin kayıt bulunmadığına, haksız tahrik ve lehe hükümlerin değerlendirilmediğine bu ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yöneliktir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanık ...'in suçlamayı kabul etmemesi, şikayetçilerin aşamalardaki anlatımlarında sanığın hakaret eyleminden bahsetmemeleri, olay tutanağında ve katılan beyanında sanığın hakaret sözlerinin açıkça belirtilmemesi karşısında; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2. Kabule göre;
a) Cumhurbaşkanına hakaret ile kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunun işlenmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 299. ve 125. maddelerinin ihlal edilmesine karşın, eylemin tek olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi gereğince daha ağır hüküm içeren 5237 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca hüküm kurulmasının gerekmesi ve UYAP kayıtlarından İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 2026/53 Esas sayılı dosyasında sanık ... hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan ayrı bir kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında, bahse konu dava dosyasının akıbeti araştırılarak mümkün olması halinde birleştirilmesi, mümkün olmaması halinde usulüne uygun şekilde dava dosyasının incelenmesi ve tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek, fikri içtima hükümleri de nazara alınıp sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Hakaret eyleminin Covid-19 tedbirleri kapsamında ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, aleniyet ögesinin oluşmadığı gözetilmeden, sanıkların cezasında 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesi uyarınca artırım yapılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.07.2026 tarihinde karar verildi.