Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin sanık ve katılan vekillerinin temyiz istemlerini reddederek hükmü onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen kararlara yönelik sanık müdafiinin suç unsurlarının oluşmadığı, yeterli delil bulunmadığı ve beraat gerektiği yönündeki, katılan vekilinin ise cezanın suçun işleniş şekline ve zararın ağırlığına uygun olmadığı yönündeki temyiz itirazlarını değerlendirmiş, bölge adliye mahkemesinin kararlarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığına hükmederek tüm temyiz nedenlerini esastan reddetmiş ve usul ve yasaya uygun olan kararların onanmasına oy birliğiyle karar vermiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1428 E., 2023/3824 K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlaliHÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, "suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, katılanın zararının giderilmesi sebebiyle sanığa ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine"; katılan vekilinin temyiz isteminin, "sanık hakkında tayin olunan cezanın suçun işleniş şekline ve zararın ağırlığına uygun olmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında verilen kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Konya 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.