Hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, sanık müdafiinin adil yargılanma hakkı, tekerrür ve cezanın bireyselleştirilmesi itirazlarına rağmen Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Bir hakaret davasında, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun reddi üzerine, sanık müdafiinin sağlık raporuyla kabul edilen eski hale getirme talebiyle sunduğu temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü adil yargılanma hakkı ihlali, tekerrür koşullarının oluşmadığı ve cezada bireyselleşme eksikliği iddiaları incelenmiş; ancak olay tutanağı, sanık savunması ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesinin kararının yerinde olduğu ve yargılama sürecinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin esastan reddine ve hükmün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1910 E., 2024/1208 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık müdafiinin 02.08.2024 tarihli eski hale getirme talepli temyiz dilekçesi ekinde sunduğu sanık hakkında düzenlenmiş olan istirahat raporu dikkate alındığında eski hale getirme isteminin yerinde olduğu ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇHakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddedilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, tekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına ve ceza tayininde bireyselleştirmenin dikkate alınmadığına ilişkindir. III. GEREKÇESanık savunması, katılanların beyanları, 09.05.2022 tarihli olay tutanağı ve tüm dosya kapsamıyla, Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunduğundan, temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Sanık hakkında kurulan hükümde, 3359 sayılı Kanun'un Ek 12/2-a. maddesinin, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinden önce uygulanması gerektiği gözetilmemişse de, bu hususun sonuca etkisi olmadığı,Anlaşıldığından, yapılan eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda isabetsizlik bulunmadığından, aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Kastamonu 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,01.07.2026 tarihinde karar verildi.