Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve konut dokunulmazlığı ihlali suçlarına ilişkin temyiz başvurularını, CMK 286/2-a uyarınca kısmen reddederek istinaf hükümlerini onamıştır.
Özet: Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen cezaların temyiz edilemezliği nedeniyle başvurular reddedilirken, hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde sanıkların suçlamaları reddetme, delil yetersizliği ve cezanın haksızlığı yönündeki itirazları değerlendirilmiştir. Mahkeme, dosyayı inceleyerek sanıkların suçtan zarar görenlere yönelik hırsızlık eylemlerinde isabetsizlik bulunmadığını, adli sicil kaydındaki tekerrüre esas cezanın kesinleşme tarihi ile şikayetçi adında tespit edilen yazım hatalarının mahallinde düzeltilebilecek nitelikte olduğunu ve ikinci defa mükerrir olan bir sanık hakkında infaz aşamasında koşullu salıverilme ile denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanabileceğinin dikkate alınması gerektiğini belirterek, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararını hukuka uygun bulup, hükümlerin oy birliğiyle onanmasına karar vermiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/26207 E.  ,  2026/8343 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1256 E., 2023/854 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Ret, onama
I) Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanıklar hakkında hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından sanık ... müdafii ile sanık ...'nun temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suç işlediğine dair somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine, asıl failin diğer sanık olması ile suç isnadı dışında mahkûmiyete yeter delil bulunmaması hususları dikkate alınarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine; sanık ...'nun temyiz isteminin, suç ile ilgisinin bulunmadığına, kendisine ceza verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, uyuşturucu madde etkisi altında olmasına ve olaya dair görüntülerde yer almamasına rağmen sanık sıfatıyla yargılanmasının haksız olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık ... hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; tüm dosya içeriğine göre suçtan zarar gören şikâyetçi "..."ın ad ve soyadının, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararının başlık kısmında ...... olarak gösterilmesi ile sanık ...'nun adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2019/93 Esas, 2019/824 Karar sayılı kararına konu hırsızlık suçunun kesinleşme tarihinin "28.04.2021" yerine "228.04.2021" olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında şikâyetçiye yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... müdafii ile sanık ...'nun yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.