İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin kambiyo senedinden kaynaklanan sahtecilik iddiasıyla açılan menfi tespit davasına ilişkin istinaf incelemesi kararı.
Özet: Davacı şirket, 80.000 TL bedelli kambiyo senedinin sahte olduğunu ve üzerindeki imzanın, senedin düzenleme tarihinden önce görevden ayrılan eski bir yetkiliye ait olması nedeniyle şirketi bağlamadığını iddia ederek aleyhine başlatılan icra takibi ve ihtiyati haciz işlemlerine karşı menfi tespit davası açmış, borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptalini talep etmiş, bu süreçte icra veznesine borç miktarını teminat olarak yatırarak hacizlerin kaldırılmasını sağlamış; davalı alacaklı ise senedin geçerli olduğunu ve kendisinin yetkili hamil sıfatıyla alacak hakkına sahip olduğunu savunmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: 2024/934 KARAR NO: 2026/1155İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 07/03/2024NUMARASI: 2020/460 E. - 2024/176 K.DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-alacaklı, tarafından müvekkili şirket aleyhine, İstanbul 8.Asliye Tic. Mah. 2020/336 D.İş dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, akabinde .... İcra Müdürülüğünün ... E, sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edildiğini, iş bu tebligat üzerine hem ihtiyati haciz kararından ve hem de bu kararın icraya konulması ve sonrasında yapılan hacizlerden haberdar olduğunu, müvekkili şirketin ... kurulu ...(Limited) tek hissedarı olduğu yabancı sermayeli bir şirket olduğunu, sirkülerinde açıkça görüleceği üzere şirketi temsile yetkili kişinin yönetim kurulu Başkan Yard. ... olduğunu, İTO kayıtlarında her ne kadar şirketin eski müdürü ...'nun müdürlük görevi 18.03.2020 tarihinde sona ermiş görünüyorsa da aslında ...14.06.2019 tarihinde şirketteki görevlerinden istifa ederek ayrıldığını, takibe konu senet incelendiğinde; senedin 27.01.2020 düzenleme ve 27.02.2020 vade tarihli, 80.000-TL bedelli bedel kısmında nakden yazılı olduğunu, keşideci kısmında müvekkilinin ünvan ve ünvan altına adresi, vergi dairesi ve numarasının yazılı olduğu kaşenin kullanıldığını, yine düzenleme tarihi ve yerinin altına da şirket kaşesi ve üstüne imza atıldığının görüldüğünü, senedin lehtarının .... Şti. olduğunu, senedin arka yüzünde ise lehdar şirketin kaşesi üzerine atılmış imza ile alacaklı-davalıya ciro ile devir ve temlik edildiğinin görüldüğünü, senet üzerinde bulunan imza ve yazıların kesinlikle müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulacak olan örnek imzalar ile senet üzerindeki yazı ve imza arasında bariz bir fark olduğunun çıplak gözle dahi açıkça görüldüğünü, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde de durumun açıkça ortaya çıkacağını, sahte olarak düzenlenmiş söz konusu bu senet hakkında davalı ... tarafından İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/336 Dİş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını ve .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından müvekkili şirketin gayrimenkullerine ve banka hesapları üzerine hacizler konulduğunu, şirketin işlemez hale getirildiğini, taraflarından öncelikle İİK 72/3 maddesi Uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir talep edildiğini, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/378 D.İş 2020/387 K. sayılı kararı ile 12.000-TL teminatın yatırılması halinde .... İcra Müdürlüğü'nün ....E. sayılı dosyası ile takibe konu borcun tamamının icra veznesine yatırılması halinde bu paranın dosya alacaklısına ödenmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, bu kapsamda taraflarınca mahkemeye teminat yatırıldığını ve icra dosyasına da borcun tamamının depo edilmek suretiyle hacizlerin kaldırılabildiğini, icra takibine konu edilen senedin sahte olarak düzenlendiğini, senet üzerindeki imza müvekkil şirkete ait olmayıp, müvekkili şirketin, davalılara herhangi bir borcu bulunmadığını, söz konusu senedini de tanzim edip vermediğini, müvekkil şirketin defter ve kayıtları incelendiğinde de bu durumun ortaya çıkacağını, ortada sahte bir senet söz konusu olup, sahte senedin varlığı halinde sahte imzanın atfedildiği kişinin sorumlu Tutulamayacağını, Yargıtay içtihatlarında da açıkça ifade edildiği üzere sahtecilik iddiası mutlak def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceğini belirterek, müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasındaki takibin iptaline, kötü niyetli davalı tarafın alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nun 80.000,00 TL alacağına karşılık ... A.Ş. tarafından keşide edilen bono, ciro silsilesinden görüleceği üzere ....tarafından 80.000,00 TL bedeli karşılığında müvekkiline ciro edildiğini, müvekkilinin son ciranta olarak bononun yetkili hamili olduğunu, ancak müvekkilinin, bononun 27.02.2020 tarihli ödeme günü geldiğinde muhatap olan keşideci ... A.ş.'den alacağını tahsil edemediğini, bunun üzerine alacağını tahsil edebilmek için çekin keşidecisine karşı İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.07.2020 tarihli 2020/336 D.İş , 2020/331 K. Sayılı ihtiyati haciz kararına takiben aynı gün içerisinde tamamlayıcı merasimi gerçekleştirmek adına .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlattığını, takibe ve işbu davaya konu senet 80.000,00 TL bedelli olmakla birlikte davacı tarafın senedin keşidecisi olarak gözüktüğünü, davacı tarafa ödeme emrinin 13.07.2020 tarihinde tebliğ olup; davacı tarafça 14.07.2020 tarihinde İstanbul 8.icra Hukuk Mahkemesi 2020/347 Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası ikame edildiğini, davacı tarafın kaşeye ve imzaya ilişkin iddialarının tamamen kötüniyetli olduğunu, dava dilekçesinde senedin sahte olarak düzenlendiği belirtilmişse de bono üzerindeki söz konusu kaşenin, kaşe yönetmeliğine göre şirket kaşelerinde bulunması gereken şirket isim ve unvanını, şirketin sicil numarasını, vergi dairesi ve numarasını, işletme bilgilerine dair tüm özellikleri doğru bir şekilde taşıdığını, icra takibine ve davaya konu olan bono üzerindeki borçlu şirketin kaşe ve imzasıyla aynı şekilde görülen kaşe ve imza, ... .... seri numaralı çekinde de bulunmakta olup işbu 200.000,00 TL bedelli çekin borçlu şirket tarafından ifa edildiğini, imza ve kaşe bakımından aynı olan bir başka kıymetli evrağa ilişkin olarak borçlu tarafından ifa edilmesi bahsedilen imza ve kaşenin borçlu şirkete aidiyetine dair ikrarın bulunduğu anlamına gelmesine rağmen dava konusu olan bonoya ilişkin imza ve kaşeden dolayı sahtelik iddiasında bulunulmasının açıkça kötüniyetli olduğunu,her ne kadar borçlu taraf şirket müdürü ...'nun 14.06.2019 tarihinde şirketten istifa ettiğini beyan etmiş olsa da bu hususun ticaret sicil gazetesine 18.03.2020 tarihinde tescil edildiğini, müvekkilinin ve diğer 3. Kişileri bağlayacak olan tarihin tescil tarihi olduğunu, davacı tarafın tacir sıfatına haiz olduğunu, tacirlerin hak ve yükümlülüklerinin mevcut olup şirketi temsile yetkili kişinin değişmesi durumu varsa bu hususu tescil ettirmesi gerektiğini, ayrıca verilen bu senedin Konrat İnşaatın ve Eurabau'nın ticari defterlerine de işlendiğini, dolayısıyla lehtar olan ...firmasına herhangi bir borçlarının olmadığı ve bonoyu ... vermedikleri yönündeki iddialarının mesnetsiz ve kötü niyet taşıdığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Davacı tarafın dava dilekçesi ile ileri sürdüğü imza itirazı ve dolayısıyla sahteciliğe ilişkin itiraz mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebilir. Dava konusu 27/01/2020 düzenleme tarihli 27/02/2020 vade tarihli 80.000,00 TL bedelli senette davacı şirket yetkilisine atfen atılı bulunan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı konusunda çek aslı üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 08/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda çekteki imzanında davacının eli ürünü olmadığı bildirilmiştir. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun denetime açık, yeterli, objektif ve hüküm kurmaya elverişli olması ile aynı senede ilişkin İcra Hukuk Mahkemesince alınan rapor ile de örtüşmesi nedenleriyle mezkur rapora itibar edilmiştir. Bilirkişi raporuna davalı vekilinin teknik nitelikte olmayan itirazlarının da dosya kapsamı ile de örtüşmemesi de dikkate alınarak itibar edilmemiştir.Davacı tarafın üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği, dava konusu edilen çekin altındaki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının ispat ettiği kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle davanın kabulü ile, davaya konu 27/01/2020 düzenleme tarihli 27/02/2020 vade tarihli 80.000,00 TL bedelli senet ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibi nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.Davacı tarafın tazminat talebi yönünden ise davalının davacıya atfen atılı bulunan imzanın sahte olduğunu çeki iktisab ettiğinde bilebilecek durumda değildir. Dosya kapsamında davalının kötüniyetli olduğuna dair bir belge veya delil de bulunmamaktadır. Bu nedenlerle de davacı tarafın davalı hakkındaki tazminat talebinin İİK'nun 72/4-5. maddesindeki koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirmeksizin eksik inceleme ile karar verildiğini, söz konusu bilirkişi raporunda mukayeseye tabi tutulan belgeler açısından ..., ..., ...ve ...'a ait yazı ve imzalarla yetinildiğini, itirazlarında ... A.Ş. adına imzalanan ve işlem gören başkaca kambiyo senetleri ile dava konusu senet arasında mukayese yoluyla inceleme yapılmadığını, borçlu şirkete ait imzanın teşhisine götürecek önemli , karakteristik materyal ve yazı unsuru içeren evraklardan olan kambiyo senetlerinin de incelemeye esas alınması gerekli olduğunu, Davacı şirketi tarafından işbu dava konusu senet üzerindeki imzayla aynı şekli taşıyan birçok kambiyo senedi tanzim edilmiş ve bu senetler piyasada işlem görmüş olduğunu, ... ... seri numaralı 200.000,00 TL bedelli çek üzerine de aynı kaşe vurulmuş ve aynı imzalar atılmış olup,Davacı ... A.Ş.' tarafından keşide edilen 03/08/2021 düzenleme tarihli ve 20/12/2021 ödeme tarihli 45.000 TL bedelli bono , dava konusu senet ile aynı imzayı taşıdığını,Davacı ... A.Ş.'nin borçlarına karşılık ....ŞTİ. 'ne 03/08/2021 düzenleme tarihli ve 20/12/2021 ödeme tarihli 45.000 TL bedelli bono, Türkiye ... ... Şubesine ait ... seri numaralı 27.12.2019 Keşide Tarihli 200.000 TL bedelli çek , ... seri numaralı 26.12.2019 Keşide Tarihli 200.000 TL bedelli çek , ... seri numaralı 24.12.2019 Keşide Tarihli 25.000 TL bedelli çek , ... seri numaralı 15.12.2019 Keşide Tarihli 35.000 TL bedelli çek , ... seri numaralı 16.12.2019 Keşide Tarihli 32.000 TL bedelli çek ve ... seri numaralı 17.12.2019 Keşide Tarihli 350.000 TL bedelli çek üzerindeki tüm imzalar , 27.01.2020 düzenleme, 27.02.2020 ödeme tarihli, “ 80.000-Seksenbin TL” tutarlı senette ki imza ile aynı olduğunu, ... A.Ş.'nin yetkilileri tarafından imzalanan ve dava konusu senet ile yanı imzayı taşıyan çekler işlem görmüş ve ödemeleri yapılmış olduğunu,Dava konusu senetteki aynı imzayı ve kaşeyi taşıyan başkaca kambiyo senetlerin mukayese yoluyla incelenmeksizin dava konusu senedin davacı tarafından düzenlenmediği , borçluya ait olmadığı sonucuna varılmasının hak ve hukuka aykırı olduğunu, -Mahkemece hükme esas alınan 16.02.2010 havale tarihli bilirkişi raporunda ne tür teknik cihazlar kullanılarak inceleme yapılıp sonuca varıldığı açıklanmamış olduğu gibi incelemeyi yapanların grafoloji alanındaki uzmanlıklarına yönelik açıklamada da bulunulmadığından anılan rapor denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, mahkemece yeniden oluşturulacak ve yazı biliminden anlar üç kişilik bilirkişi kurulundan usulüne uygun rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğini,-Davalı-alacaklı taraf olarak dosyanın grafoloji dalında uzman bir bilirkişi heyetine gönderilmesi ile yeni rapor alınmasını talep ettiklerini, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin imza incelemesinde son merci olarak kabulü hususunda yasal bir düzenleme bulunmadığını, Mahkemece grafoloji dalında uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğini-Bütün kanuni unsurları taşıyan bononun düzgün bir ciro zincirine sahip olduğunu, son ciranta olan yetkili hamil müvekkilinin cirantalardan herhangi birinin imzanın sahte olup olmayacağı bilebilecek konumda olduğunu, -Mahkemelerin, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorunda olduğunu, gerekçenini yetersiz olduğunu, Müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, icra takibi sonrası kıymetli evrak nedeniyle İİK'nın 72/1. Maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, davacıya ait imza örneklerinin bulunduğu belge asılları, nüfus kayıt örneği, İTO kaydı, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/378 D.İş sayılı dosyası, İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/347 esas sayılı dosyası, İstanbul CBS 2020/142018 soruşturma sayılı dosyası, .... Noterliği 25/07/2019 tarih ve ... yevmiyeli vekaletname, .... Noterliği 07/08/2019 tarih ve ... yevmiye nolu vekaletname ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın grafoloji alanında uzman bilirkişiye tevdi ile .... İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasında takip dayanağı 27/01/2020 düzenleme tarihli 27/02/2020 vade tarihli 80.000,00 TL bedelli senet üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığının belirlenmesi hususunda hazırlanan 08/02/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü (scanner) tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede; İnceleme konusu senetteki imzalar ile ...'a ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi. istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu senetteki imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı, karşılaştırmada başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu senetteki imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı, inceleme konusu senetteki imzalar ile ...'na ait adet mukayese imzanın arasında yapılan karşılaştırmada; farklılıklar bulunmakla birlikte tek mukayese örneği değerlendirme için yeterli olmadığı kişiye ait samimi imza örneklerinin gönderilmesi halinde yeniden değerlendirme yapılabileceği, inceleme konusu senetteki imzalar ile ...'a ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde kısmi benzerlikler, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hiz ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu senetteki imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı bildirmiştir. İstanbul 36. İcra Hukuk Mahkemesi'ne sunulan Adli Belge İnceleme ve Sahtecilik Uzmanı ... tarafından verilen 06.03.2023 tarihli raporun sonuç kısmında: “... Yukarıda saptanan bulgular göz önüne alındığında; İnceleme konusu, Borçlusu "... A.Ş.”, alacaklısı “....Stı.", olan 27.01.2020 düzenleme, 27.02.2020 ödeme tarihli, 80.000-Seksenbin TL" tutarlı senette ... A.Ş.", adına atılmış borçlu imzaları ile ..., ..., ...ve ...'a ait mevcut mukayese imzaları arasında ; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi: bakımından da farklılıklar saptandığından söz konusu borçlu imzalarının mevcut mukayese imzalarına kıyasla ..., ... ...ve ...'ın eli ürünü olmadığı kanaatimi bildirir rapordur. Saygılarımla arz olunur.” raporunun bulunduğu görülmüştür. Dosya içerisinde bilirkişi raporu incelendiğinde, Bilirkişi raporunda, inceleme konusu ve mukayese imzaların, ışık kaynağı ve diğer büyütme ve aydınlatma cihazlarından müteşekkil inceleme ortamında grafolojik, grafometrik ve kaligrafik metotlarla objektif denetime uygun olarak inceleme yapılmış olduğu ve yine raporda inceleme konusu imzalarla mukayese için çekin keşide tarihinden önceki ve sonraki tarihleri içeren noter ve banka asıl imza örneklerinin incelendiği, asıl belgelerin çok sayıda olduğu,Yargıtay'ın teknik olarak belirttiği hususlarda inceleme yapıldığı, buna göre yeniden rapor alınması gerektirir bir delilin bulunmadığı, ayrıca dosyaya sunulu İstanbul 36. İcra Hukuk Mahkemesi'nce alınan raporun da, iş bu dava dosyasında alınan raporu teyit ettiği, imzanın davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığının kesin olarak tespit edildiği yeniden incelenmesine yönelik istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacının aynı mahiyetteki başka çekleri ödemesi davacının iş bu davaya konu çeklerdeki imzaya itiraz etmesine engel olmadığı bu hususta teamül oluştuğuna ilişkin savunmanın dinlenilmesinin mümkün olmadığı, davalının bu yöndeki tüm istinaf isteminin reddinin gerektiği bu kapsamda, davacının dava konusu çekten dolayı sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../03/2024 tarih ve 2020/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.464,80-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.367,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.097,80-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2026