İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin, sahte site üzerinden gerçekleşen siber dolandırıcılıkla kurumsal banka hesabından çalınan paraya ilişkin bankanın itirazının iptali istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirketin banka hesabından dolandırıcılar tarafından sahte internet sitesi üzerinden 1.280.000 TLnin usulsüzce çekilmesi sonrası açılan itirazın iptali davasını konu almaktadır; davacı şirket, bankanın yeterli güvenlik önlemi almayarak ve işlemi durdurmada gecikerek kusurlu olduğunu savunurken, davalı banka ise sistemlerinin güvenli olduğunu, zararın müşterinin kişisel bilgilerini korumadaki ihmalinden kaynaklandığını ve işlemlerin doğru şifrelerle gerçekleştiğini iddia ederek sorumluluğu reddetmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/941 Esas
KARAR NO: 2026/1093
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/03/2024
NUMARASI: 2023/15 E. - 2024/191 K.
DAVANIN KONUSU: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın banka hesaplarına internet sistemi üzerinden usulsüz olarak girilerek müvekkilinin bilgisi dışında 1.280.000.-TL parası çalındığını bu hususla ilgili olarak davalı banka ile görüşüldüğünü, bankanın sorumluluğu çerçevesinde paranın davalı banka tarafından ödenmesinin talep edildiğini, davalı bankanın bu talebi kabul etmediğini, bunun üzerine .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile banka hakkında icra takibi yapıldığını, davalı banka tarafından süresi içinde icra dosyasına itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı banka tarafından icra dosyasına yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin finans müdürü tarafından 07.06.2022 tarihinde davalı bankanın internet sitesine girilerek EFT işlemi yapıldığını, işlem sonrası davalı banka tarafından şirket yetkilisi ... aranarak EFT işleminin ...’dan yapıldığı bilgisinin olup olmadığının sorulduğunu, müvekkili şirketin yetkilisinin bilgi dahilinde işlem yapıldığını bankaya bildirdiğini, ancak işlem anında ...’da olmadıklarını söylediğini, daha sonra aynı gün 16:44 civarında davalı banka şirket yetkilisi ...’ı tekrar arayarak,
...’da yapılan bağlantıyla...adına 780.000 TL ve ... isimli kişiye 500.000 TL EFT gönderimi yapıldığını, bunun bilgisi dahilinde olup olmadığının sorulduğunu, müvekkilinin bu işlemlerin bilgisi dahilinde olmadığını beyan ettiğini ve bu işlemler için sms doğrulama ve eft bilgilendirme mesajını gelmediğini, işlemleri kendisinin veya finans Müdürlüğünün yapmadığını belirterek, bankaya işlemlerin durdurulmasını söylediğini, ancak banka tarafından bir önlem alınmadığını ve EFT' nin gerçekleştiğini, savcılık tarafından yapılan soruşturmada edinilen bilgilerde dolandırıcıların davalı banka adına www...com isimli sahte bir internet sitesi yaptıkları ... arama motorunda arama yapıldığında ilk önce bu sitenin çıktığını müşterilerin bu siteye yönlendirildiğini, sahte site üzerinden
bilgilerin girilmesi üzerine yapılan işlemlerde müşterilerin tüm bilgilerin ele geçirilerek dolandırıcılığın yapıldığının anlaşıldığını, şüpheli bir durumda
bankanın müşteriyle irtibatı kurarak işlem teyidi alabileceğini, ancak bankanın gerekli önlemleri almakta geciktiğini, yapılan işlemler sırasında müvekkiline bir sms işlem onay şifresi gelmediğini, bankanın bu durumda %100 kusurlu ve sorumlu olduğunu, bu nedenlerle davalı banka tarafından .... İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline alınan paranın 75.780,00 TL lik kısmı icra takibinden sonra mahkeme kararıyla iade edildiğinden takibin 1.204,220 TL üzerinden devamına 07/06/2022 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile ödenmesine, davalı banka tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibine itiraz edildiğinden ve alacak likit olduğundan müvekkili lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın internet bankacılığını sağlayan sistemi gerekli güvenlik önlemlerinin alındığını, uluslararası standartlarda korunan güvenli bir sistem olduğunu, üçüncü kişilerin bu sisteme sızmalarının ve müşteri bilgilerini elde etmelerinin mümkün olmadığını, kendi hakimiyeti altında ve tasarrufunda bulunan kişisel bilgilerin kullanılmasında ve muhafazasında sorumluğun davacıya ait olduğunu, davacının yeterli özeni göstermediğini, zararın tamamen davacının kendi kusurlarıyla ihmalleri nedeniyle meydana geldiğini, rızası dışında gerçekleştirdiği iddia edilen işlemlerin davacıya ait doğru kullanıcı şifreleri ve tek kullanımlık şifrelerin kullanılması suretiyle gerçekleştirildiğini, davacının hiçbir iddia ve talebini kabul anlamına gelmemek kaydıyla icra inkar tazminatına ilişkin talebinin reddinin gerektiğini, tarafları lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, söz konusu kişisel bilgilerin suç teşkil eden bir eylemle elde edilmiş olmasının sonuca etkili olamayacağını, davacının kişisel bilgilerini saklamakta yeterli özeni gösteremediğini, davacının yasal ve sözleşmesel bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve bu kusurunu müvekkili bankaya atfetmeye çalıştığından bahisle haksız usul ve yasalara aykırı davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini, müvekkili banka lehine %20 den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına
hükmedilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Davanın kabulü ile; 1.204.220,00 TL asıl alacak yönünden davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin 1.204.220,00 TL asıl alacak yönünden devamına ; Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına,
2-Asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 240.844,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararında 1.204.220,00 TL tutarındaki itirazın iptali ve %20 icra inkar tazminatı kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirketin finans müdürünün bankanın resmi sitesi yerine dolandırıcılar tarafından hazırlanan sahte bir siteye şifrelerini girerek oltalama saldırısına kendi kusuruyla imkan sağladığını, bankanın ise BDDK tebliğlerine ve güvenlik protokollerine tam uyum sağlayarak müşterinin telefonuna hem giriş hem de cihaz eşleşmesiyle ilgili anlık uyarı SMS’leri gönderdiğini, bu şifrelerin her bir müşterinin kendisine özel şifreler olup, bu şifrelerin müşteri tarafından korunması, 3. kişilerin eline geçmemesi için gerekli önlemleri alması ve kimse ile paylaşmaması gerektiğini,
Mobil Bankacılık sistemine TCKN + İnternet/Mobil Şifresi + Tek kullanımlık Şifre ile giriş yapılarak dava konusu işlemler gerçekleştirildiğini, davacının hesabından gerçekleşen para transferi davacının kendi kusurları ve ihmalleri sonucunda gerçekleştiğini, bilirkişi raporunda yer alan bankanın da kusurlu olduğu yönündeki tespitlerin hatalı olduğunu ve mahkemenin bu görüşe dayanarak bankayı sorumlu tutmasının hukuka aykırı olduğunu, müşterinin kendi kişisel şifrelerini ve cihaz güvenliğini koruma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bankanın sistemlerine dışarıdan bir sızma olmadığını ve tüm işlemlerin doğru şifrelerle gerçekleştirildiğini, yaşanan zararın tamamen davacının ağır ihmalinden kaynaklandığını ve bu sebeple bankanın mevduatı iade yükümlülüğünün bulunmadığını, alacağın yargılamayı gerektirmesi sebebiyle icra inkar tazminatı şartlarının da oluşmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İlk derece mahkeme kararının haklı ve hukuka uygun olduğunu, dolandırıcıların sahte bir web sitesi kurduğunu ve bankanın bu tarz oltalama sitelerini engelleyecek bir güvenlik sistemi kurmadığını, ... aramalarında sahte sitenin en üstte çıktığını ve bu yüzden müvekkilinin bilgilerinin ele geçirildiğini, dolandırıcıların ... üzerinden başka bir cihaza uygulamayı yükleyip telefon eşleştirmesi yaptığını ancak bankanın bu işlemleri durduracak veya SMS'lerin başkasına gitmesini önleyecek sistemlere sahip olmadığını, bankanın yapılan 1.204.220,00 TL'lik EFT işlemlerinin şüpheli olduğunu anlamasına rağmen şirket yetkilisini tam 29 dakika sonra aradığını ve bu süre zarfında paranın çoktan çalındığını, eğer bankada riskli işlemleri bekletme veya gelişmiş güvenlik mekanizmaları olsaydı bu olayın asla yaşanmayacağını, bankanın ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü gereği asli kusurlu olduğunu, Yargıtay'ın da benzer durumlarda bankayı tam kusurlu bulduğuna dair emsal kararlar olduğunu ve müvekkilinin bilgilerini kendi kusuruyla çaldırdığına dair hiçbir delil sunulamadığını belirterek, davalı bankanın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, davacının banka hesabından internet bankacılığı yoluyla gerçekleştirilen usulsüz EFT işlemleri nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin banka hesaplarına internet bankacılığı sistemi üzerinden usulsüz şekilde erişildiğini ve toplam 1.280.000 TL’nin bilgileri dışında üçüncü kişilere EFT yoluyla gönderildiğini, işlemlere ilişkin SMS doğrulama ve EFT bilgilendirme mesajlarının kendilerine ulaşmadığını, işlemlerin durdurulması talep edildiği halde bankanın gerekli önlemleri almadığını , işlem teyidini gecikmeli yaptığını ve kusurlu olduğunu ileri sürerek, .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptalini, 75.780 TL’nin iade edilmesi nedeniyle takibin bakiye 1.204.220 TL üzerinden devamını, takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasını ve %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı banka vekili; dava konusu işlemlerin doğru kullanıcı şifresi ve tek kullanımlık şifreler kullanılarak gerçekleştirildiğini, davacının kişisel bilgilerini korumakta yeterli özeni göstermediğini, zararın tamamen davacının kendi ihmali ve kusurundan kaynaklandığını davacının sahte internet sitesine giriş yaparak kendi bilgilerini üçüncü kişilerle paylaşması sonucu olayın meydana geldiğini beyanla davanın reddini, ayrıca davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının dolandırıcılarla iş birliği yaptığı veya şifrelerin kendi kusuru ile ele geçirilmesine sebebiyet verdiğinin davalı banka tarafından ispat edilemediği, olay günü ... IP adresi üzerinden yeni cihaz aktivasyonu ile yüksek tutarlı EFT işlemleri yapılmasına rağmen bankanın riskli işlemleri engelleyemediği, gerekli güvenlik önlemlerini yeterince uygulamadığı ve davacıyı geç aradığı davalı bankanın tam kusurlu olduğu, 1.204.220 TL yönünden davacının icra takibinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine toplam 1.280.000 TL EFT işleminden kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile ilamsız takibe geçildiği, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
25/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı müşterinin phishing (oltalama) saldırısı sonucu kullanıcı şifre ve parolalarının ele geçirilmesine karşı yeterli özeni göstermediği, buna karşılık bankanın da internet/mobil bankacılık sisteminde yeni cihaz aktivasyonu, yurtdışı IP üzerinden yapılan yüksek tutarlı ve riskli işlemler bakımından gerekli güvenlik kontrollerini yeterince tesis etmediği internet bankacılığı güvenliğinin sağlanmasının bankanın objektif özen yükümlülüğü kapsamında olduğu, müşteri hesaplarının ele geçirilmesine karşı etkin kontrol mekanizmalarının kurulması gerektiği sonuç olarak davacı müşteri ile davalı bankanın meydana gelen zarardan eşit oranda sorumlu oldukları yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacı şirketin davalı bankanın ..... Şubesinde bulunan hesabından 07/06/2022 tarihinde internet/mobil bankacılık kullanılarak saat 16:15’te ... adına 500.000,00 TL, saat 16:16’da...adına 780.000,00 TL olmak üzere toplam 1.280.000,00 TL para transferi gerçekleştirildiği, davacının bu bedelin tahsili amacıyla bankaya karşı takip başlattığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, davacı hesabından yapılan dava konusu EFT işlemleri nedeniyle oluşan zarardan davalı bankanın sorumlu olup olmadığı, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Bankalar, mevduat sahipleriyle kurdukları sözleşmesel ilişki gereğince kendilerine tevdi edilen parayı iade yükümlülüğü altında bulunan, özel güvene dayalı faaliyet yürüten ve ağırlaştırılmış objektif özen yükümlülüğü bulunan kuruluşlardır. İnternet ve mobil bankacılık hizmeti sunulması, bankanın mevduatı koruma borcunu ortadan kaldırmadığı gibi, bu hizmetlerin doğası gereği ortaya çıkan risklere karşı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini yeterli şekilde alma yükümlülüğü söz konusudur. Bu nedenle banka kendisine teslim edilmiş mevduatı aynen iade ile yükümlü olduğundan , usulsüz işlemle çekilen para doğrudan doğruya bakanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam eder.
Somut olayda bilirkişi raporunda, davacı şirket finans müdürünün sahte internet sitesine giriş yapması sonucu internet bankacılığı kullanıcı kodu ve şifre bilgilerinin dolandırıcılar tarafından ele geçirildiği, sonrasında davacı hesabına mobil bankacılık üzerinden erişim sağlandığı, dava konusu işlemlerin 185.115.7.237 IP numarası ve Tiflis/... üzerinden gerçekleştirildiği yeni mobil cihaz aktivasyonu ile yurt dışı IP üzerinden daha önce işlem yapılmamış alıcı hesaplarına yüksek tutarlı para transferi yapılması karşısında bankanın riskli işlemlerin takibi ve teyidi bakımından gerekli ve yeterli güvenlik kontrollerini tesis etmediği sonuç olarak davacı müşteri ile davalı bankanın meydana gelen zarardan eşit oranda sorumlu oldukları yönünde görüş bildirilmiştir.
Her iki taraf vekili tarafından rapora itiraz edildiği, banka tarafından müşterinin kusurunun bulunduğunun ileri sürülmesi halinde bunu ispatla yükümlü oldukları, buna karşılık müşterinin de internet bankacılığı işlemlerinde kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu, müşterinin internet dolandırıcılığı eyleminde işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusuru varsa 6098 sayılı TBK 52. md. gereğince bu kusurun müterafik kusur olarak değerlendirilebileceği, davalı bankanın davacının müterafik kusurunu ispatla yükümlü olduğu, (HGK 2017/2224 E - 2018/1753 K), dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda tarafların %50 oranında kusurlu olduğu sonucunun benimsendiği, mahkemece davacıya kusur atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın tam kabulüne karar verilmiş ise de meydana gelen eylemde tarafların alacağı tedbirler ve göstermeleri gereken dikkat ve özen derecesi ile varsa davacının kusurunun zararın meydana gelmesine etkisinin yeterli şekilde incelenmediği bu nedenle mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak belirtilen hususlarda denetime elverişli rapor alınması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğu sonucuna varıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2- İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../03/2024 tarih, 2023/... E. 2024/... K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/06/2026