Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyetin, savunma hakkı kısıtlaması, eksik inceleme ve ceza tayinindeki usul hataları nedeniyle bozulması.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararını, temel belirleyici tanığın sanık ve müdafiine haber verilmeksizin dinlenmesi ve sorgulama hakkının engellenmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, istinaf aşamasında dosyaya giren tanık ve teşhis tutanaklarının usulünce okunmaması ile tanıkların dinlenmemesi, örgütün operasyonel eylemleri ve sanık hakkındaki diğer şüpheli beyanları konusunda eksik araştırma yapılması, tanık beyanlarında geçen şahıslar hakkında gerekli incelemenin yapılmaması gibi usul ve araştırma eksiklikleri ile anayasal güvencelere aykırılıklar ve temel cezanın belirlenmesinde kanuna aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılması nedenleriyle bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/7742 E.  ,  2025/29672 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/472 E., 2021/1929 K
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/129 E., 2021/35 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3 ve
58/9. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf
başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanığın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasanın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanığın dinlenilmesi için belirlenen günün sanık ve müdafiine bildirilmeden, sanığın tanığı sorgulama hakkının engellenmesi suretiyle CMK 180/1 ve 181/1. maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi,
2- İstinaf kanun yolu aşamasında dosyaya gelen.... ye ait ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup, söz konusu şahsın tanık olarak dinlenilmesinin sağlanması ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Tanık ..... ve İstinaf kanun yolu aşamasında dosyaya gelen teşhis tanığı ..... nin beyanlarında geçen ....,............... olarak geçen şahıslar hakkında aynı suçtan soruşturma veya kovuşturma olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, gerekirse duruşmaya celbedilerek usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri ve anılan kişiler dışında sanık hakkında başkaca bilgi belge olup olmadığının araştırılarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumu,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.