İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, FSEK kapsamında bir şans oyunu tasarımının izinsiz kullanımı iddiasıyla açılan tecavüz ve tazminat davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı, tasarladığı sayısal loto oyununun davalı idare tarafından izinsiz kullanıldığını ve FSEK kapsamında ihlal oluşturduğunu iddia ederek tecavüzün tespiti, meni ve refi ile maddi ve manevi tazminat talep etmiş; davalı ise oyunların devri nedeniyle husumet itirazında bulunmuş, ilk derece mahkemesi ise davaya konu oyunun üçüncü bir şirketçe oynatıldığını, bilirkişi raporlarında davacının oyununda eser niteliği bulunmadığı ve iki oyun arasında benzerlik olmadığı tespit edildiğinden davanın reddine karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/946
KARAR NO : 2026/960
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 30/11/2023
NUMARASI: 2020/354 E. - 2023/312 K.
DAVANIN KONUSU: FSEK kapsamında tecavüzün tespiti, men ve refi ile maddi ve manevi tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sayısal lotoda yeni bir oyun olarak ... +... uygulamasını tasarladığını ve projesini 12/12/2016 tarihinde mail yoluyla ... İdaresine gönderdiğini, daha sonra 16/12/2016 tarihinde bu defa iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderdiğini, gönderimin 20/12/2016 tarihinde davalı tarafından teslim alındığını, ayrıca davacının davalıya gönderdiği postalarla aynı içerikli zarfı kendi adresine de gönderdiğini ve hiç açmadan muhafaza ettiğini, bu gönderilere karşı davalı kurum tarafından cevap verilmediğini, 15/08/2020 tarihinde ... ismiyle ilan edilen oyunun müvekkilinin ...ismini koyduğunu, oyun formatının aynısı olduğunu, ... oyununun müvekkilinin projesinden yola çıkılmak suretiyle hazırlandığını bunun FSEK 68. maddesi gereğince tecavüz kapsamında olduğunu fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla, FSEK uyarınca haksız ve hukuka aykırı ve izinsiz bir kullanım olduğunun tespitini, tecavüzün menine, tecavüzün refine, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla FSEK 68 maddesi uyarınca şimdilik 5000 TL maddi ve 10.000TL manevi tazminatın ilk yayın tarihinden itibaren hesaplanacak Merkez Bankası kısa vadeli krediler avansı faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak 01/08/2020 tarihi itibariyle tüm ... oyunlarını ... ... A.Ş. ye devredildiğini, bu tarihi itibariyle müvekkili kurumun yetkisinin kalmadığını, bu nedenle husumetten reddini talep ettiği, yine 19/08/2016 tarihli 6741 sayılı Türkiye Varlık Fonunun Kurulmasıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri uyarınca ... oyunlarına ilişkin lisans .... yıl süreyle ... verildiğini, müvekkilinin ... oyunlarının lisans hakkının olmadığını, müvekkili tarafından ...+... oyununun ve benzer bir oyunun oynatılmadığını, davacı tarafından gönderilen dilekçenin değerlendirmeye alınmadığını, dava konusu oyunla ilgili olarak idarenin ilgisi olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2020/354 esas, 2023/312 karar sayılı, 30/11/2023 tarihli kararı ile; "Davacı tarafından davalı kurumca oynatıldığı iddia edilen ... isimli ... oyununun kendisi tarafından oluşturulan oyundan faydalınılarak oluşturulduğu, bu durumun FSEK ten kaynaklı mali ve manevi hakların ihlali niteliğinde olduğu belirtilerek tecavüzün meni ve refi ile maddi manevi tazminat talebine ilişkin olduğu davalı tarafından davaya konu ... oyunlarının ... yıl süre ile ...ile dava dışı ...arasında düzenlenen 29/08/2019 tarihli sözleşme kapsamında devredildiğini bu sebeple davalıya yöneltilecek husumetin olmadığını belirterek öncelikle husumet yönünden daha sonra da esastan reddini talep ettiği, mahkememizce ... müzekkere yazılarak davaya konu ... oyunlarına ilişkin sözleşmelerin talep edildiği, ...tarafından müzekkerelere cevap verilmediği, dava dışı...AŞ vekili tarafından ise mahkememizce gönderilen 22/06/2021 tarihli cevabi yazı ile davacıya ait olduğu iddia edilen oyun ile ... oyunu arasında benzerlik olmadığı, ... oyunlarının kullanımının sözleşme kapsamında müvekkil şirkete devredildiğinin belirtildiği, mahkememizce aldırılan 26/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait oyun ile davalıya ait olduğu iddia edilen ... oyununun benzer olmadığı, yine davacıya ait ...... isimli oyununda eser niteliğinin bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, aldırılan 03/07/2023 tarihli ek raporda da kök rapordaki görüşün muhafaza edildiği, buna göre tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde davacı tarafından davalı ... idaresine 12/12/2016 tarihinde mail gönderildiği, bu mail de ...ismini verdiği oyuna ilişkin açıklamalar yapıldığı ayrıca yine davalı kuruma iadeli taahhütlü posta yoluyla oyuna ilişkin yapmış olduğu çalışmaların gönderildiği, davacı tarafından oyununa ...... isminin verildiği, davacı tarafından mail ve posta yoluyla davalı kuruma tasarlamış olduğunu iddia ettiği oyuna ilişkin bilgilerin gönderildiği, hususunda bir çekişme olmadığı öncelikle husumet yönünden benzerlik olduğu iddia edilen ... isimli oyun davalı kurumca oynatılan sayısal loto isimli ... oyunun değiştirilmek suretiyle dava dışı...AŞ tarafından oynatılmaya başlandığı, her ne kadar davalı kurumca oynatılmasa da ... oyunlarının devrinin dava dışı ... AŞ ye .... yıllığına kiralandığı, esasen oyun haklarının davalı kurumda olduğu, bu sebeple husumet yönündeki itirazların reddi ile esas yönünden incelemeye geçildiği, davacı tarafından tasarlandığı iddia edilen ...... isimli oyunun ... oyunları oynanmasına ilişkin bir takım sayısal bilgileri içerdiği, bu yönüyle bakıldığında FSEK kapsamında yer alan eser niteliğinde olmadığı fakat eser niteliğinde olmasa da fikri bir ürün olması sebebiyle haksız rekabet hükümlerince de korunabileceğinden davaya konu ... ile davacıya ait olduğu iddia edilen ...... isimli oyun karşılaştırıldığında ... isimli oyunun birden doksana kadar sayıları içerdiği, davacı oyununun ise birden elli bire kadar ki oyunları içerdiği, yine davacı oyununda 6,5,4,3 bilenlerin ikramiye kazanacağı belirtilmiş ise de ... oyununda 2 bilenlerin de ikramiye kazandığı, davacı oyununda 6 sayı çekilmekteyken ... oyununda 7 sayının çekildiği, ... uygulamasının ise zaten özellikle ... oyunlarında çokça kullanılan herhangi bir yenilik içermeyen uygulama olduğu bu yönüyle davacının ...... ismini verdiği oyun ile ... nun benzer olmadığı, kaldı ki ... oyunlarının özellikle belirli sayılar üzerinden belirlenen miktarda sayı çekilmesi ve çekilen sayılar üzerinden ikramiye verilmesine ilişkin yapılan oyunların çok uzun yıllardır tüm dünyada yapıldığı, sayılar üzerinden oynanan oyunlar olması sebebiyle oyunların bazı oyunların bu sebeple zorunlu olarak benzerlik içerdiği davacı oyunun herhangi bir özgün fikir içermediği, içerse dahi davaya konu ... oyunu ile benzerlik tespit edilemediğinden davacının haksız rekabet hükümleri kapsamında da herhangi bir hak talebinde bulunamayacağı anlaşıldığından davanın REDDİNE" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...’nın "artı ..." uygulamasını tasarladığını, bu projeyi 2016 ve 2017 yıllarında ... İdaresi’ne e-posta ve iadeli taahhütlü posta yoluyla ilettiğini, gönderilen evrakın kurum tarafından teslim alındığının gerekçeli kararda da sabit olduğunu, sunulan projeye kurumca cevap verilmemesine rağmen 2020 yılında "..." ismiyle benzer bir formatın yayına alındığını, her iki oyun arasındaki yapısal benzerliklerin intihal teşkil ettiğini, bilirkişi heyetinin teknik incelemede yetersiz kaldığını ve davanın asıl konusu olan ... uygulamasının amacını görmezden geldiğini, davalı kurumun savunmalarında daha önce böyle bir oyun oynatmadıklarını kabul ederek aslında müvekkilinin haklılığını ikrar ettiğini, mahkemeye sunulan uzman görüşünün dikkate alınmadığını, bu durumun Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında telif haklarına tecavüz oluşturduğunu belirterek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı ... tarafından, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde fikri ve sanat eserleri sahipliğinden kaynaklanan tecavüzün tespiti talebiyle açılan davada mahkeme tarafından verilen 30.11.2023 tarih ve 2020/354 E. 2023/312 K. Sayılı karar ile davanın reddine hükmedildiğini, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 30.11.2023 tarih ve 2020/354 E. 2023/312 K. Sayılı kararı hukuka uygun olduğunu ileri sürerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; davacının ''... (...) '' ismini verdiği oyunun, ... ismiyle oynatıldığı ve FSEK kapsamında eserden kaynaklı haklara tecavüz edildiği iddiasına dayalı olarak tecavüzün tespiti, men ve refi ile FSEK 68. maddeye dayalı olarak maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında özetle; davacıya ait oyun ile davalıya ait olduğu iddia edilen ... oyununun benzer olmadığı, davacıya ait ... isimli oyunun eser niteliğinin bulunmadığı, davacı tarafından davalı ... idaresine 12/12/2016 tarihinde mail gönderildiği, bu mail de ...ismini verdiği oyuna ilişkin açıklamalar yapıldığı, davacıya yanıt verilmediği, davacı tarafından tasarlandığı iddia edilen ...... isimli oyunun ... oyunları oynanmasına ilişkin bir takım sayısal bilgileri içerdiği, bu yönüyle bakıldığında FSEK kapsamında yer alan eser niteliğinde olmadığı fakat eser niteliğinde olmasa da fikri bir ürün olması sebebiyle haksız rekabet hükümlerince de korunabileceğinden davaya konu ... ile davacıya ait olduğu iddia edilen ...... isimli oyun karşılaştırıldığında ... isimli oyunun birden doksana kadar sayıları içerdiği, davacı oyununun ise birden elli bire kadar ki oyunları içerdiği, yine davacı oyununda 6,5,4,3 bilenlerin ikramiye kazanacağı belirtilmiş ise de ... oyununda ... bilenlerin de .....kazandığı, davacı oyununda ... sayı çekilmekteyken ... oyununda ... sayının çekildiği, ... uygulamasının ise zaten özellikle ... oyunlarında çokça kullanılan herhangi bir yenilik içermeyen uygulama olduğu bu yönüyle davacının ...... ismini verdiği oyun ile ...'nun benzer olmadığı, kaldı ki ... oyunlarının özellikle belirli sayılar üzerinden belirlenen miktarda sayı çekilmesi ve çekilen sayılar üzerinden ikramiye verilmesine ilişkin yapılan oyunların çok uzun yıllardır tüm dünyada yapıldığı, sayılar üzerinden oynanan oyunlar olması sebebiyle oyunların bazı oyunların bu sebeple zorunlu olarak benzerlik içerdiği, davacı oyunun herhangi bir özgün fikir içermediği tespit edilmiş ve mahkemece bu tespitler ışığında davanın reddine karar verilmiştir.
Bilinmesi gerektiği üzere bir fikrî çalışmanın, fikir ürününün korunabilmesi için, onun teknik anlamda eser niteliğini taşıması gerekmektedir. Hangi fikir ürünlerinin eser olarak kabul edileceği FSEK hükümlerine göre belirlenmektedir. FSEK 1. maddesinde eser; “Sahibinin hususiyetini taşıyan ve aşağıdaki hükümler uyarınca ilim ve edebiyat, musikî, güzel sanatlar veya sinema eserleri sayılan her nevî fikir ve sanat mahsulüdür” şeklinde tanımlanmış olup bir fikir ürününün eser olarak vasıflandırılabilmesi için ön koşul olarak, fikri ürünün sahibinin hususiyetini taşıması ve FSEK’de belirlenen eser kategorilerinden en az birisinin kapsamında yer alması gerekmektedir. FSEK, eser sahipliğinden doğan hakların korunmasını öngörmekle birlikte, korunan şey aslında o eserdeki hususiyettir.
Hususiyetin belirlenmesi fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklarda önemli bir yere sahiptir. Hususiyet kısaca eser sahibinin, eserine kendi fikir, düşünce, duygu ve his dünyasından ve fikri temele dayanan yeteneklerinden kattığı özelliklerdir. (Yargıtay HGK 2017/11-2758 esas, 2021/1228 karar sayılı ilamı, Bozgeyik, Hayri: Fikir ve Sanat Eserlerinde Hususiyet, BATİDER, 2009, C. XXV, S. 3, s. 170) Dolayısıyla dava konusu oyunun eser mahiyetinde olup olmadığının tespiti hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konulardan olmayıp özel ve teknik bilgiyi gerektirmekle mahkemece teknik bilirkişi heyetinin görevlendirildiği, davaya konu “... (...)” isimli ... oyunu formatı incelendiğinde FSEK kapsamında sayılan eser kategorilerinden herhangi birisinin kapsamına dâhil olmadığı, hususiyet içermediği, bu çerçevede eser niteliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Aksi yönde davacı tarafça uzman görüşü sunulmuş ise de içeriğinde kanuni açıklamaların izah edildiği, davaya konu oyuna yönelik hangi özellikler nedeni ile eser vasfında görüldüğünün somut olarak gerekçelendirilmediği anlaşılmıştır.
Mevcut deliller kapsamında dava konusu oyunun eser niteliğinde olmadığı saptanmakla, davacının FSEK kapsamında eserden kaynaklı haklara tecavüz iddiasına dayalı istemlerine cevaz verilmesi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin .../11/2023 tarih ve 2020/... E. 2023/.. K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/06/2026