İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin, tasarıma tecavüz davası sonrası davalıya ait elbise tasarımlarının yenilik ve ayırt edici nitelikten yoksun olduğu iddiasıyla açılan hükümsüzlük davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı tarafça, davalı adına tescilli iki elbise tasarımının başvuru tarihinden önce yurt içi ve yurt dışında kamuya sunulduğu, dolayısıyla yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebiyle açılan bir davayı konu almaktadır; davalı ise tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğunu, davacının kendi tescilli tasarımlarına tecavüz ettiğini savunarak, mevcut bir tecavüz davasının varlığına işaret etmekte ve hükümsüzlük davasının reddini talep etmektedir, ilk derece mahkemesi tüm bu iddia ve savunmaları değerlendirmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/877 Esas
KARAR NO: 2026/954
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 14/03/2024
NUMARASI: 2021/382 E. - 2024/57 K.
DAVANIN KONUSU: Tasarımın Hükümsüzlüğü
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu tasarımların Türk Patent ve Marka Kurumu’nun ... tescil numarasında davalı .... Şti. adına kayıtlı (24) ve (25) no’lu tasarımları olduğunu, söz konusu tasarımların tescil başvuru tarihinin 22.11.2019 olduğunu, davalı şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu’nun ...-(24) ve (25) tescil numarasıyla adına kayıtlı tasarımlarına tecavüz edildiği iddiası ile müvekkiline karşı İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2020/16 Esas numarası ile “Tasarıma Tecavüzün Tespiti, Durdurulması ve Maddi Tazminat” davası açtığını, davanın derdest olduğunu, dava konusu elbise tasarımlarının tescil başvuru tarihinden önce yurt içi ve yurt dışında yerleşik çok sayıda üretici tarafından kamuya sunulmuş elbise tasarımları ile aynı veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikte olduğunu, dava dilekçesi ekinde ibraz ettikleri uzman görüşünden de anlaşılacağı üzere davaya konu (24) ve (25) no'lu tasarımların yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığının somut delillerle ortaya konulduğunu beyan ederek; Türk Patent ve Marka Kurumu’nun ... tescil numarasında davalı şirket adına kayıtlı (24) ve (25) no’lu tasarımların yeni ve/veya genel izlenim itibariyle ayırt edici niteliğe sahip olmaması nedeniyle hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
müvekkili şirket tarafından işbu davanın davacısı şirkete karşı 22.11.2019 başvuru tarihli ve... ve ... başvuru no.lu tasarımların ayırt edilemeyecek düzeyde benzerinin üretilerek satışa sunulması sebebiyle müvekkilin tescilli tasarım hakkına tecavüz edildiği gerekçesi ile İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2020/16 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ayrı ayrı açılmış olan iki dava arasında bağlantı bulunması nedeni ile davaların birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğini aksi halde İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2020/16 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin 30 yılı aşkın süre gelen tecrübesiyle Türk abiye moda sektörü yanı sıra yurt dışında da abiye sektöründe önde gelen şirketlerden olduğunu, müvekkil şirketin... ve 25 başvuru numaralı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğunu, davacı tarafça müvekkiline ait 2019 yılı başlarında kamuya sunulan ve 22.11.2019 başvuru tarihli...,25 başvuru numaralı tescilli tasarımının ayırt edilemeyecek düzeyde benzerinin fiilen satışa sunulduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından yasal yollara gidilerek tescilli tasarıma tecavüzün tespiti ve önlenmesi bakımından dava açıldığını, müvekkiline ait abiye tasarımın ayırt ediciliği haiz bir kreatif eser olduğunu, davacı beyanlarının soyut iddialardan ibaret olduğunu, müvekkili şirket tarafından tasarımların 2019 yılı kreasyonu kapsamında gerek defilelerde gerekse sosyal medya hesapları aracılığıyla kamuya sunulduğunu, aynı tasarım bakımından 22.11.2019 tarihinde tescil başvurusunda bulunulduğunu, bu nedenle tasarımların tescilli tasarım koruması kapsamında bulunduğunu, davacı tarafça kullanıldığı iddia edilen ve müvekkil elbisesine benzer olduğu iddia edilen elbise ile müvekkili tescilli tasarımına tecavüz içeren elbise kullanımının oldukça farklı olduğunu, bilgilenmiş kullanıcı nazarında yeterli farklılaşma sağlanmış olup nitekim müvekkiline ait tasarımın tescilli olması nedeniyle de yapılan incelemede yaratıcı katkı sağlanarak yeni ve ayırt edici bir tasarım ortaya konulduğunu beyan ederek; haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2021/382 esas, 2024/57 karar sayılı, 14/03/2024 tarihli kararı ile; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 22/11/2019 başvuru ve tescil tarihli ... numaralı tasarımın davalı adına tescilli olduğu, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın (24) ve (25) numaralı elbise tasarımlarının başvuru ve tescil tarihinden önce aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin davalı dışında kamuya sunulduğunun bu nedenle bu tasarımların yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığının beyan edilerek bu davanın açıldığı, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/16 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından davacıya karşı davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın (24) ve (25) numaralı elbise tasarımlarına karşı davacının tecavüz oluşturan kullanımlarının bulunduğunun beyan edilerek tecavüzün tespiti, önlenmesi kaldırılması ve tazminat talepli dava açıldığı, davacı tarafın tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talepli bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, davacı tarafça davaya konu edilen davalı adına tescilli elbise tasarımları yönünden aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin davaya konu tescilli tasarımların başvuru ve tescil tarihinden önce kamuya sunulduğu, yenilik ve ayırt edilicilik özelliği bulunmadığı iddiasına ilişkin olarak elbise görsellerinin bulunduğu internet adreslerinin dava dilekçesinde belirtildiği, davalı adına tescilli davaya konu elbise tasarımlarının başvuru tarihinden önce aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kamuya sunulup sunulmadığının, davaya konu tasarımların yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olup olmadığının tespitinin teknik bilgiyi ve incelemeyi gerektirdiği bu nedenle mahkememizce bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar alındığı, alınan raporlar incelendiğinde bilirkişilerce raporlarında davacı tarafça bildirilen internet adreslerindeki elbise görselleri, bilirkişilerce resen tespit edilen görselleri ile davaya konu davalı adına tescilli elbise tasarımlarının teknik yönden detaylı bir şekilde karşılaştırıldığı, bu karşılaştırma neticesinde davalıya ait ... numaralı tasarımın (24) ve (25) numaralı elbise tasarımlarının ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğunun tespit edildiği, alınan raporların mahkememizce denetime elverişli ve yeterli bulunduğu, hükme esas alındığı, davalı tarafça rapora karşı sunulan itiraz dilekçesinde davaya konu tasarımların başvuru tarihinden daha önce davalı tarafından 2019 yılı kreasyonu kapsamında defilelerde ve tanıtım amacıyla davalıya ait sosyal medya hesaplarında kamuya sunulduğunun bu nedenle 6769 sayılı SMK'nun 57/2 maddesi kapsamında korumadan yararlanacağının beyan edildiği, 6769 sayılı SMK'nun 57/2 maddesinde tasarımın başvuru tarihinden önceki 12 ay içerisinde kamuya sunulması halinde yeniliğinin ve ayırt edici niteliğinin etkilenmeyeceği düzenlenmiş ve en son alınan 06/02/2024 tarihli ek raporda sunulan delillerden davaya konu tasarımlardan 24 numaralı tasarımın 22/06/2019, 25 numaralı tasarımın 27/04/2019 tarihinde olmak üzere başvuru tarihlerinden önce davalı tarafından sosyal medya hesaplarından kamuya sunulduğu tespit edilmiş ise de 06/02/2024 tarihli ek raporda davaya konu 24 numaralı tasarımın ayırt edilemeyecek kadar benzerinin en eski tarihli olarak 14/07/2017, 25 numaralı tasarımın ayırt edilemeyecek kadar benzerinin en eski tarihli olarak 22/04/2018 tarihinde üçüncü kişiler tarafından kamuya sunulduğunun tespit edildiği, tespit edilen bu kamuya sunulma tarihlerinin davaya konu tasarımların başvuru tarihinden, tespit edilen davalı tarafça kamuya sunulma tarihinden ve 6769 sayılı SMK'nun 57/2 maddesinde düzenlenen 12 aylık süreden önce olduğu anlaşılmakla tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davaya konu davalı adına tescilli tasarımların yeni ve ayırt edici niteliği bulunmadığı bu nedenle hükümsüzlük koşulları oluştuğu anlaşıldığından davanın KABULÜ ile, davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli tasarımın (24) ve (25) numaralı tasarımlarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olduğunu, yerel mahkemenin hükümsüzlük kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca tasarımların korunması için gerekli olan mutlak yenilik kriterinin somut olayda mevcut olduğu, ... sıra numaralı tasarımın iki katmanlı balık formunda, tül üzerine gül işlemeli ve transparan detaylı özgün bir yapıda olduğu, mahkemenin kıyas aldığı Pinterest görsellerindeki elbiselerin ise leopar desenli, kalp yakalı veya farklı katman özelliklerine sahip olması nedeniyle müvekkilinin tasarımıyla görsel bir benzerlik taşımadığı, özellikle elbisenin bel bölgesindeki şeritli transparan yapının ve ... dağılımlarının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde belirgin bir farklılık yarattığı, ... sıra numaralı tasarımın ise fırfırlı dantel askıları ve taşlı şeritleri ile emsal gösterilen diğer tasarımlardan ayrıştığı, karşı tarafın sunduğu görsellerin yaka formu, kat sayısı ve kumaş dokusu bakımından müvekkili şirketin özgün tasarımıyla örtüşmediği, moda ve abiye sektöründeki hedef kitlenin dikkat düzeyinin yüksek olduğunu ve bu kişilerin tasarımlar arasındaki teknik detayları kolayca ayırt edebileceğini, yerel mahkemenin değerlendirmelerinin yüzeysel kaldığını ve hatalı bilirkişi görüşlerine dayandığını belirterek, sonuç olarak İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; davalı adına tescilli ... sayılı 24 ve 25 numaralı tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını hâiz olduğundan bahisle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Tasarımın hükümsüzlük hâlleri dava tarihi itibari ile yürürlükte olmakla uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 77. maddesinde düzenlenmiş olup hükümsüzlüğü talep edilen ... sayılı 24 ve 25 nolu tasarımın 22.11.2019 başvuru tarihli ve (abiye) elbise tasarımı olduğu görülmüştür. Tescilli tasarımın geçerliliği mutlak yenilik şartının varlığına bağlı olup mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterli görülmektedir.
Mahkemece kök ve ek bilirkişi raporu alınarak, kıyaslaması yapılan ürün tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, birbirleri ile benzer olarak algılandıkları, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda hükümsüzlüğü talep edilen tasarım tescili ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan geçmiş tarihli ürün görselleri ve resen yapılan araştırma sonucunda tespit edilen tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları yönündeki tespitler kapsamında davanın kabulüne karar verilmiş ise de davalı itirazlarının teknik yönlere ilişkin kapsamlı mahiyette olmasına rağmen, itirazların gerekçeli ve denetime elverişli şekilde karşılanmadığı, mukayese edilen tasarımlar arasındaki yaka, bel, etek kısımlarındaki farklılıkların nazara alınmadığı, bu yönü ile mahkemece hükme esas alınan raporların yeterli incelemeye dayalı olmadığı anlaşılmıştır.
Tasarımlar arasında benzerlik bulunup bulunmadığına bağlı olarak yenilik ve ayırt edicilik meselesinin tespiti, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konulardan olmayıp özel ve teknik bilgiyi gerektirmektedir. Bu yönü ile yenilik ve ayırt edicilik incelemesi kapsamında mukayeseye konu tasarımlar yönünden yaka, bel, etek kısımlarındaki farklılıklara ilişkin davalı itirazlarının denetime elverişli şekilde tetkik edilmesi amacı ile yeni bir bilirkişi incelemesinin yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, belirtilen hususlarda yeni bir teknik inceleme yaptırılarak hâsıl olacak sonuç kapsamında karar verilmesi amacı ile dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2-İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin .../03/2024 tarih, 2021/... E. 2024/... K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/06/2026