İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, tanınmış sosyal medya markası sahiplerinin benzerlik ve kötü niyet iddialarıyla açtığı marka hükümsüzlüğü davasında yerel mahkemenin reddini incelediği istinaf kararı.
Özet: Bu dava, davacı tarafından sahip olunan tanınmış "..." sosyal medya markalarıyla karıştırılma ihtimali yarattığı, itibarından haksız yararlandığı ve kötü niyetle tescil edildiği iddia edilen davalıya ait "..." markasının hükümsüzlüğü talebiyle açılan davanın ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine davacının yaptığı istinaf başvurusunu konu almaktadır; davacı, mahkemenin çelişkili bilirkişi raporlarını göz ardı ettiğini, kendi markasının küresel tanınmışlığını ve davalının markasını benzer hizmet sınıflarında, sosyal medya uygulaması olarak lanse ederek taklit ettiğini vurgularken, ilk derece mahkemesi markalar arasında görünüş, okunuş, anlam ve genel izlenim açısından farklılıklar bulunduğunu ve iltibas ile kötü niyetin oluşmadığını belirtmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/898
KARAR NO: 2026/1022
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 21/03/2024
NUMARASI: 2022/71 E. - 2024/88 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı adına ...tescil numarası ile tescil edilen ... markasının hükümsüz kılınma ve kullanımın önlenmesi taleplerini içerdiğini, dava konusu marka 09, 35, 38, 42 ve 45. sınıfa dâhil bir kısım mal ve hizmetlerini içerdiğini, dava konusu markanın, davacının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tescil numaralı ve ...tescil numaralı tanınmış ... unsurlu markalarına benzerliği ve tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali (riski) başta bulunduğu, beyan edilerek dava konusu ... sayı ile tescil edilen ... markasının hükümsüz kılınması ve sicilden terkini ile dava konusu marka kullanımının (sosyal medya ve elektronik dijital ortamlar dahil olmak üzere) Mahkeme kararı önlenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Markaya yapmış olduğu itirazın TPMK tarafından 03.12.2020 tarihinde verilen karar ile itiraz konusu marka ile itiraza dayanak gösterilen markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığından dolayı reddedildiğini, davacının söz konusu karar 2 ay için itiraz etme hakkı varken itiraz etmediğini ve markasının tesciline böylelikle rıza göstermiş olduğunu, markasının ...numara ile tescil edildiğini, söz konusu markaların benzer olmadığını, davacıya ait programın sosyal medya platformu olduğunu, davalının markasının kişilerin birbirleri ile alışveriş yapmasını sağlayan bir platform olduğunu, davalının markasının kullanıldığı alanın www.....com ve www.....com platformlarına daha benzer olduğunu belirterek; davacının işbu davasındaki bütün taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; '...Tespit ve düzenlemeler gereği dava konusu somut olay değerlendirildiğinde; davacı taraf adına tescilli ... tescil numaralı "... +..." markasının 9,35,38,42 ve 45. Sınıflarda tescilli olduğu, davacı taraf adına tescilli ... tescil numaralı ... markasının tür sınıfında, ... tescil numaralı ...+... markasının 35 ve 36. Sınıflarda, ... ...+... markasının 9 ve 42. Sınıflarda, aynı ana unsur ve şekilli markaların da 09,25,35,38,41,42,45. Sınıflarda tescilli oldukları, davacı taraf adına tescilli tüm markaların ana unsurunun ... ifadesi olduğu, yine bir kısım markaların da kenarları ovalleştirilmiş içi içe geçmiş iki kare ve bir yuvarlak şekilden oluştuğu, davalı tarafın markasının ana unsurumun ... kelimesi olduğu, davacı ve davalı tarafın marklarının kelimenin yazılış ve okunuşu ile anlam olarak birbirlerinden farklı oldukları, davalının markasının genel izlem, genel tertip açısından davacı tarafın markaları ile farklı olduğu, bu durumun alınan bilirkişi raporunda da açıkça ifade edildiği, yine davacı tarafın kötü niyet iddiaları değerlendirildiğinde taraflara ait markaların az yukarıda ifade edildiği üzere yeterince ayırt edici oldukları, davalının markasının davacı markaları yönünden iltibas oluşturmadığı ve davacı tarafça davalının kötü niyetli olarak markayı tescil ettirdiğine dair bir delil de ibraz etmediği dikkate alındığında kötü niyetli tescilden de bahsedilmeyeceği gözetilerek hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kabul edilmiş ve davanın reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Yerel Mahkemenin davaya konu olayın incelenmesi için iki farklı bilirkişi raporu hazırlattığını ve bu raporlarda yer alan çoğul görüşün aksine bir karar tesis ettiğini, marka vekillerinden 3'ü, davalının “...” markasının müvekkilin ... markaları ile iltibas yaratacak nitelikte olduğunu ve müvekkili markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamak amacıyla kullanıldığını tespit ettiğini, diğer marka vekili ise markaların benzer olmadığını ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını tespit ettiğini, raporlar arasında çelişki bulunduğunu,
-müvekkili şirketin ... markasının tanınmış olduğunu, ... tanınan ve 1 milyarı aşkın kullanıcıya hizmet veren bir Sosyal Ağ / Medya Platformu olduğunu, Davalı şirkette, müvekkili markalarından oluşturduğu taklit markayı, tıpkı müvekkili gibi “sosyal medya” uygulaması (aplikasyonu) olarak lanse ettiğini, karara dayanak gösterilen 2 Ocak 2024 tarihli bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin aksine;
Davalının ... ibaresini “ticaretin sosyal ağı” olarak tanımlaması, Markasına sosyal medya uygulamaları ile alakası olmayan “...” ibaresini eklemesi, Müvekkili ... ile birebir aynı sınıflarda markasını tescil ettirmesi, davalının dünyaca tanınan ... markasına yaklaşma çabasını açık bir şekilde ortaya koyduğunu, bu kadar yakınlaşma, tüketiciyi yanılma riskine ittiğini ve müvekkili markasını da sulandırdığını, tıpkı müvekkilinin Aplikasyonunda olduğu gibi, davalı Aplikasyonu ... da bir “hikayeler” bölümü içerdiğini, bu çerçevede davalının kullandığı iş ürünleri bakımından da müvekkili markalarını hedef aldığının anlaşıldığını, Davalı markada bir son ek (...) olarak yer alan ... ibaresinin tesadüfen kullanılmasının imkansız olduğunu, davalının birçok farklı marka bulunabilecekken sosyal ağlarla ilgisiz bir kelime olan “...” kelimesini kullanması ve bu ibarenin sadece bu sosyal medya uygulamaları arasında en çok tanınan ... markasında yer alıyor olması tesadüf olarak nitelendirilemeyeceğini, Davalı firmanın açık bir şekilde müvekkilinin ... markasının tanınmışlığından haksız fayda sağlamak amacıyla markasını tanınmış ... markasına yakınlaştırdığını,
-Yerel mahkemenin 4 marka vekilinden 3'ünün görüşünün aksine, 1 marka vekilinin marka hukuku ilkelerine uygun olmayan tespitlerine göre karar verdiğini raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, 17 Mart 2023 düzenleme tarihli heyet raporunda, davalı markasının davacı Müvekkili markalarıyla iltibas ettiği yönünde görüş birliğine varıldığını, elde edilen 2 Ocak 2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise uyuşmazlığın esası bakımından oybirliği ile görüşe varılamadığını, ilgili heyette görevli marka vekili........ tarafından sunulan raporda; Dava konusu ... markasının, müvekkilinin ... markası ile iltibas oluşturduğunu, ... Markasının tanınmışlığından haksız fayda sağlamak amacıyla hareket edilmiş olması nedeniyle davalının kötü niyetli olduğunu tespit ettiğini, heyetteki diğer marka vekili .... ise tam aksi görüşte olup, davalı markasının ... markası ile iltibas yaratmadığı yönündeki kanaatini bildirdiğini, ..... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun ayrık veya azınlık görüş olarak nitelendirilmesi hatalı olduğunu, zira heyette yer alan 3 bilirkişiden biri bilgisayar mühendisi olup, marka hukuku ve iltibas hususlarında görüş bildirebilecek özel ve teknik yeterliliğe haiz olmadığını, çelişkinin giderilmesi gerektiğini,
-Raporda emsal olarak gösterilen “photogram” kararının hatalı emsal olduğunu, Marka vekili .....'ın yer aldığı heyet, raporun sonuç kısmında, davalı markasının müvekkili markalarıyla iltibas etmeyeceği yönündeki yorumunu Ankara 1. Fikri Sınai Haklar Mahkemesi'nin 2015/150 Esas ve 2017/422 Karar sayılı kararına dayandırdığını, karar tarihinde müvekkilinin35.sınıf bakımından Türkiye'de korunan markası olmadığını, karara konu 2012/95315 sayılı “Photogram” başvurusu 35. Sınıfı kapsamakta olup, bu başvurunun yapıldığı tarihte müvekkilin 35. Sınıfta korunan marka olup, 6 yıl önce tesis edilmiş kararın tarihinde müvekkili markalarının tanınmış marka olduğu yönünde Kurum kaydı veya Yargı kararı da olduğunu, müvekkilinin ... markasının konu Yerel Mahkeme kararından sonra,
19 Aralık 2017 tarihinde TÜRKPATENT tarafından tanınmış marka ilan edildiğini, ... markası, yine aynı şekilde dosyaya arz edilmiş bulunan İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/116 Esas ve 2020/59 Karar sayılı kararı ile tanınmış marka olarak kabul edildiğini, bilirkişiler emsal karara atıf yaparken, bu kararın somut vakaya uyup uymadığını, müvekkili markasının güncel koruma kapsamını ve marka itibarını göz ardı ettiğini, esasen sunulan ... kararının somut vakaya uygulanabilir olmadığını, kararın gerekçesini, uyuşmazlık taraflarına ait markaların sınıfsal ve sektörel farklılığı teşkil ettiğini ancak somut davada, müvekkili markaları ile davalı markasının sınıfları ve sektörü birebir aynı olduğunu, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/116 Esas - 2020/59 Karar sayılı “marka hükümsüzlüğü” davasında (... ...) Hakim, 23 Haziran 2020 tarihinde tesis ettiği kararında, müvekkiline ait ... markasının tanınmış marka olduğuna da hükmettiğini, davalı markaları, müvekkil markaları ile aynı sektörde, sosyal ağ olarak ve yine müvekkili markaları gibi kullanıcının alışveriş yapmasına elverişli şekilde kullanıldığını, sınıfları ve sektörleri birebir aynı olduğunu, taraf markaları 09, 35, 38, 42 ve 45. Sınıflarda tescilli olup iltibas oluştuğunu, bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının markasında "ticaretin sosyal ağı" şeklinde ifadenin yer alması söz konusu davacının tanınmış markası ile karıştırılmasına yol açmayacağını, Davalının markası "..." ile davacı tarafın markası "..." markasının dijital alanda kullanım amaçları birbirinden farklı olduğunu, Davacı markası “...” yalnızca Türkiye’de değil dünyada tanınmış marka olmasıyla kullanımı hemen hemen her akıllı telefon sahibinin hesap oluşturması ile sosyal kullanım amacı içerdiğini, Davalı/Müvekkil tarafından dava konusu markasının kullanımı ise kişilerin birbirleri ile alışveriş yapmasını sağlayan bir platform olduğunu, Davalıya ait markanın kullanıldığı alan ise www.....com ve www.....com platformlarına daha benzer konumda olduğunu, Davacının marka bilinirliğinden dolayı diğer markalar ile karıştırılamayacağı gibi kullanım amaçları farklı olan iki marka söz konusu olduğundan (“...”ve”...” markaları) dolayı hiçbir tüketici tarafından Davacı markası ile Davalı markasının karıştırılması mümkün olmadığını, Davacıya ait ...başvuru numaralı “...” markasına ilişkin olarak herhangi bir tanınmış marka kaydı bulunmamakla birlikte bu markanın tescil tarihi üzerinden 8 yıl geçmiş olmasına rağmen hiçbir şekilde kullanılmadığını, Davacı tarafından bile bu markanın kullanıldığına ilişkin herhangi bir somut delil sunulmadığını,
Davacıya ait ...başvuru numaralı “...” markası ile Davalıya ait dava konusu ... markası arasında hiçbir şekilde benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, ... olarak da benzemediğini, Davalı/Müvekkili tarafından ... markası için 26/12/2019 tarihinde ...başvuru numarası ile marka başvurusunda bulunulduğunu, başvuru neticesinde 27/01/2020 tarihinde 341. marka bülteninde ilan edilmiş olup, Davacı tarafından markaya itiraz edildiğini, Davacının markaya yapmış olduğu itiraz, TPMK Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 03/12/2020 tarihinde verilen karar ile itiraz konusu marka ile itiraza dayanak gösterilen markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığından dolayı reddedildiğini, TPMK YİDK tarafından yapılan yeniden inceleme neticesinde 21/04/2021 tarihinde karar vermiş olup verilen kararda Davacının itirazları haklı bulunmayarak itirazların reddedilmesine karar verildiğini, TPMK YİDK kararı, 22/04/2021 tarihinde Davacıya tebliğ edildiğini ancak, Davacı/İtiraz sahibi tarafından Kurul kararının iptali için yasal süresi içerisinde dava açılmadığından dolayı Kurul kararı kesinleşmiş olup 06/08/2021 tarihinde verilen karar ile ...başvuru numaralı markanın tesciline karar verilmiş ve 15/09/2021 tarihinde tescil edilmiş olduğunu, itiraz etmeyip aynı gerekçeler ile hükümsüzlük davası açması Türk Medeni Kanunu’nda belirtilen dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, müvekkilin ait marka ile davacıya ait markalar bir bütün olarak incelendiğinde gerek görsel olarak gerek işitsel olarak tamamen farklı olup bilinçli tüketici tarafından markaların aynı olmadığı tamamen farklı markalar olduğu hemen anlaşılmakta olup yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek hüküm kurulduğundan davacı tarafça istinaf kanun yolu başvurusunun reddedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, davalı adına tescilli ... tescil numaralı markasının SMK 6/1, 6/3, 6/4, 6/5. Maddelerinden kaynaklı markanın hükümsüzlüğü davasıdır.
Davacı taraf adına tescilli ... tescil numaralı "... +..." markasının 9,35,38,42 ve 45. Sınıflarda tescilli olduğu, davacı taraf adına tescilli ... tescil numaralı ... markasının tür sınıfında, ... tescil numaralı ...+... markasının 35 ve 36. Sınıflarda, ... ...+... markasının 9 ve 42. Sınıflarda, aynı ana unsur ve şekilli markaların da 09,25,35,38,41,42,45. Sınıflarda tescilli oldukları, davacı taraf adına tescilli tüm markaların ana unsurunun ... ifadesi olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; Davacıya ait “instagram” ibareli marka için ...no ile tanınmış marka başvurusu yapıldığı, 2018/99646 tescil numaralı “instagram” markasının 35 ve 36. Emtia sınıflarında davacı ... ... şirketi adına tescil edildiği, 30.10.2018 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile koruma altında olduğu, ... tescil numaralı “instagram” markasının 09 ve 42. Emtia sınıflarında davacı ... ... şirketi adına tescil edildiği, 07.08.2018 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile koruma altında olduğu, ... ... markasının 09, 25, 35, 38, 42 ve 45. Emtia sınıflarında davacı ... ... şirketi adına tescil edildiği, 11.11.2016 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile koruma altında olduğu, 2016/76593tescil numaralı “...” markasının 09. Emtia sınıfında davacı ... ... şirketi adına tescil edildiği, 28.09.2016 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile koruma altında olduğu, ... tescil numaralı ... markasının 09, 25, 35, 38, 41, 42 ve 45. Emtia sınıflarında davacı ... ... şirketi adına tescil edildiği, 17.05.2016 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile koruma altında olduğu, ... tescil numaralı “instagram” markasının 25, 35, 38, 41 ve 45. Emtia sınıflarında davacı ... ... şirketi adına tescil edildiği, 28.09.2015 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile koruma altında olduğu, ... tescil numaralı ... markasının 35. Emtia sınıfında davacı ... ... şirketi adına tescil edildiği, 28.09.2015 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile koruma altında olduğu... tescil numaralı “instagram” markasının 09 ve 42. Emtia sınıflarında davacı ... ... şirketi adına 28.04.2015 tarihinde 10 yıl süre ile tescil edildiği, yenileme yapıldığı ve 15.03.2022 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile koruma altında olduğu, Davalıya ait “...” ibaresi için Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ...no ile 26.12.2019 tarihinde 09,35,38,42,45.sınıflarda davalı adına marka başvurusunda bulunulduğu, 15.09.2021 tarihinde tescil edildiği bildirilmiştir.
Mahkemece 2 marka uzmanı ve bilgisayar sektöründen seçilen 17/03/2023 tarihli heyet raporunda özetle; davacıya ait “instagram” markasının sosyal medya, sosyal ağlar, fotoğraf oluşturma/paylaşma hizmetleri alanındaki tanınmışlığı kapsamında tanınmış marka niteliğinde olduğu, davalı adına tescilli olan ... tescil numaralı ... markası ile davacı instagram markalarının benzerlik arz ettiği ve nihai tüketiciler/hizmet alıcıları nezdinde gerek malların/hizmetlerin gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldükleri/seri marka oldukları yönünde çağrışım yapabileceği veya malları/hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri bunun da karıştırılma ihtimali yaratacağı ve davalı marka tescilinin davacının tanınmış markası ile aynı emtia sınıflarında bulunan kullanımları ile kullanımlarda yine ...... vb. sosyal medya mecraları ile de ilişki kuruluyor olması, bir çok farklı marka bulunabilecekken sosyal ağlarla ilgisiz bir kelime olan “...” kelimesi ile davacı markasına yakınlık kurulmuş olması, ... tescil numaralı “...” markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalı kullanımlarının davacının marka haklarına tecavüz teşkil eder nitelikte olduğuna dair görüş bildirmişlerdir.
Davalı vekilinin rapora yaptığı itirazlar da incelenerek davalının markasının davacının markaları ile iltibasa neden olacak derecede benzer olup olmadığı, davacının markalarının tanınmışlığından haksız olarak yararlanmasına veya davacının markasının sulandırılmasına neden olup olmayacağı, davalının markasının kötü niyetli tescil edilip edilmediği, hükümsüzlük koşullarının mevcut olup olmadığı, davalının markasının kullanılmasının davacının marka haklarına tecavüz niteliğinde olup olmadığı hususunda 2 marka uzmanı ve bilgisayar sektöründen oluşan heyet raporunda; davalıya ait https://....com/?hl=tr alan adlı web sitesinde yapılan incelemede; Sitede, ...’ın Ticaretin Sosyal Ağı olduğu, kişilerin veya işletmelerin diğer kişiler veya işletmelerle ticaret yapmasını amaçlayan sosyal ağ platformu olduğu, Sitede, güvenilir bir alışveriş yapılabilmesi için satıcı hakkında dijital kimlik sundukları ve bu dijital kimlikle satıcının, instagram, youtube, facebook vb. gibi sosyal medyalardaki faaliyetlerini gözden geçirip güvenilir olup olmadıklarının kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. https://play.google.com/store/apps/details?id=com....&hl=tr≷=US URL adresinde yer alan ... adlı uygulama üzerinde yapılan incelemede; ... uygulamasının Ticaretin Sosyal Ağı olduğu, doğru alıcıların doğru satıcılarla buluşmasını sağlayan küresel bir sosyal ağ platformu olduğuna dair açıklamasının yer aldığı, Uygulamanın açıklamasında “Ticaretin sosyal ağı ...’a hoşgeldiniz – ..., doğru alıcıların doğru satıcılarla buluşmasını sağlayan küresel bir sosyal ağ platformudur-Güvenli alışveriş için Telif Sahibi hakkında Dijital Kimlik (...) sunuyoruz” açıklamasının yer aldığı, Uygulamanın güncellenme tarihinin 20.04.2022 olduğu, Uygulamanın çıkış tarihinin 13.01.2020 olduğu, Uygulamanın 5 binden fazla indirilmiş olduğu tespit edilmiştir. https://........URL adresinde yer alan ... adlı uygulama üzerinde yapılan incelemede; uygulamanın açıklamasında “Ticaretin sosyal ağı ...’a hoşgeldiniz – ..., doğru alıcıların doğru satıcılarla buluşmasını sağlayan küresel bir sosyal ağ platformudur-Güvenli alışveriş için Telif Sahibi hakkında Dijital Kimlik (...) sunuyoruz” açıklamasının yer aldığı, uygulamanın sağlayıcısının... olduğu, uygulamanın kategorisinin “.....” olduğu, uygulama puanının 5/5 olduğu tespit edilmiştir. https://www..../ URL adresinde yer alan instagram hesabı üzerinde yapılan incelemede; Hesap adının “oprigram_official” olduğu, Hesabın Ocak 2020 tarihinde oluşturulduğu,
Hesaptan 105 adet paylaşım yapıldığı, Hesabın takipçi sayısının 3.512 olduğu, Hesap açıklamasında “...........” açıklamasının yer aldığı, Site adresinin ....com olduğu tespit edilmiştir. https:/......com...... URL adresinde yer alan ... adlı uygulama üzerinde yapılan incelemede; uygulamanın 1 milyardan fazla indirilmiş olduğu, Uygulama puanının 4.1/5 olduğu tespit edilmiştir. https://........tr URL adresinde yer alan ... adlı uygulama üzerinde yapılan incelemede; Uygulama puanının 4.6/5 olduğu tespit edilmiştir. Marka Hukuku Bakımından yapılan değerlendirmede; Davacı şirket adına tanınmış ...tescil numaralı ... markası başta olmak üzere; ... tescil numaralı instagram markasının 35 / 36., ... tescil numaralı ... ve... tescil numaralı instagram markasının 09 / 42., ... tescil numaralı instagram ... markasının ...., ... tescil numaralı ... ve ... tescil markalarının 09 / 25 / 35 / 38 / 41 / 42 /45. , ...tescil numaralı ... markasının 09., ... tescil numaralı instagram markasının 25 / 35 / 38 / 41 / 45. Sınıflarda tescilli olduğu, davalı Taraf Adına Tescilli ..... Tescil Numaralı ... Markasının 09 / 35 / 38 / 42 / 45. Sınıflarda tescilli olduğu, Dosyaya sunulan 17.03.2023 tarihli rapora atfen, davacı adına tescilli ... markasının 19.12.2017 tarihinden bu yana tanınmış marka olarak korunduğu ve İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2018/116 E. ve 2020/59 K. sayılı dosyasında verilen gerekçeli kararda “… davacının "..." markasının tanınmış marka olduğu…” nun ifade edildiği dikkate alınarak davacı adına tescilli ... markasının SMK 6/4 ve SMK 6/5 anlamında tanınmış marka olduğu , Davacı markasının tanınmış marka olduğu yönündeki kanaatimiz baki kalmak kaydıyla somut olay açısından davalı markasını oluşturan markanın görsel, işitsel ve genel izlenim bakımından farklı olması nedeniyle davacı markasının salt tanınmışlıktan kaynaklanan koruma kapsamının ihlal edilmediği, Ankara 1. FSHHM E 2015/150, K2017/422 sayılı kararına konu edilen ...... ve ... markalarına ilişkin karar atfen taraf markalarının anlamsal, şekilsel, görsel, genel tertip tarzı ve genel izlenim açısından farklı olduğu, bu nedenle davalı adına tescilli ... Tescil Numaralı ... Markasının davalı tarafa ait ... ve ... markaları ile iltibasa mahal vermeyecek derecede farklı olduğu,
Taraf markalarının yeterince ayırt edici olduğu ve davacı ve davalı markaları arasında iltibasa mahal verecek derecede benzerlik olmadığı düşünüldüğünden kötü niyete ilişkin hükümlerin uygulanma imkanı bulunmadığı, davalının kötü niyetli sayılamayacağı Davacı ve davalı taraf markalarının farklı olması nedeniyle SMK 6/1, 6/4, 6/5 ve 6/9. Maddelerindeki hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, her iki markanın da bir arada bulunacak derecede farklı olduğu, Taraf markalarının yeterince ayırt edici olduğu ve davacı ve davalı markaları arasında iltibasa mahal verecek derecede benzerlik olmadığı düşünüldüğünden davalının, davacı tarafa ait marka haklarını ihlal etmediğine dair görüş bildirmişlerdir.
Marka uzmanı ...... bilirkişi ayrık raporu sunmuş olup özetle; davacının ... ibareli tanınmış ve seri markalarının bulunması, davacı markasının yoğun kullanımından kaynaklı yüksek ayırt edici gücü birlikte ele alındığında, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali olduğu, nihai hizmet alıcıları nezdinde gerek hizmetlerin gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği, verilen hizmetin kaynağının aynı işletme olduğu veya aralarında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri veya davalı markanın, davacının yeni bir uygulaması veya seri marka ailesine bağlı bir marka olduğu kanaatine varabileceği, bunun da iltibas ihtimali yaratacağı nedenleriyle, davalı tarafından hem sosyal medya aracılığıyla hem de web sitesindeki marka kullanımlarının, davacının tanınmış markasından doğan haklarına ihlal niteliğinde olduğu, işbu sebeple takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, 6769 sayılı SMK md. 6/5 kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının instagram markasının ... tescil numaralı ... markasının tür sınıfında, ... tescil numaralı ...+... markasının 35 ve 36. Sınıflarda, ... ...+... markasının 9 ve 42. Sınıflarda, aynı ana unsur ve şekilli markaların da 09,25,35,38,41,42,45. Sınıflarda tescilli oldukları, davacının markasının ülkemizde ve dünyanın birçok ülkesinde tescilli olduğu, davacı markasının tanınmış marka olduğu iddiası ile taraf markalarının ve tescil sınıflarının karşılaştırılarak hitap ettiği tüketici kitlesi de göz önüne alınarak hükümsüzlük koşullarının incelenmesinin talep edildiği, davalı markasının SMK 6/5 maddesi kapsamında davacının tanınmış markasının tanınmışlığından yararlanma, itibarını zedeleme ve ayırt edici karakterini zedeleme ihtimali bulunup bulunmadığı yönünden yapılan incelemede Mahkemece birden fazla heyetten rapor aldırıldığı, raporlar arasında çelişki bulunuyor ise de, sözcük ve ... değerlendirmesine yönelik karşılaştırmayı Hakimin genel bilgisi ile yapabileceği, bu nedenle Hakimin rapordan ayrılarak karar vermesinde aykırılık bulunmadığı, davacı markasının tanınmış marka olmakla birlikte, davacıya ait dayanak markaların “instagram” ibareli olduğu, davacıya ait markaların zayıf marka niteliğinde olmadığı ancak davalının da ... ve sözcük unsurları ile markasını farklılaştırdığı, ... ve sözcük bakımından ayırt edicilik sağlanması nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davalının kötü niyetli olmadığı mahkemece marka hükümsüzlüğü yönelik davanın reddine karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../03/2024 tarih ve 2022/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026