İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin tescilli sandalye tasarımına tecavüz ve maddi-manevi tazminat talepli endüstriyel tasarım davası istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, davacının tescilli sandalye tasarımının davalı tarafından izinsiz kopyalanarak üretilip satıldığı iddiasıyla açılan endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, maddi ve manevi tazminat taleplerini içeren bir davada; davalının davanın arabuluculuk şartı yerine getirilmeden açıldığı ve bilirkişi incelemesinin usulsüz olduğu yönündeki savunmaları üzerine verilen ilk derece mahkemesi kararının incelenmesine ilişkindir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: 2024/910 KARAR NO: 2026/1090İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ: 17/01/2024NUMARASI: 2021/139 E. - 2024/31 K.BİRLEŞEN MAHKEMENİN 2023/73 ESAS SAYILI DOSYASIDAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)|Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sandalye tasarımını ... tescil numarası ile tescil ettirdiğini, davalının instagram sitesinde müvekkilinin tasarımını satışa sunduğunu, "..." ve "..." adı altında satışa sunulan sandalyelerin müvekkilinin sandalyesinin kopyaları olduğunu, 2021 kataloglarında yer ayırdığını, renk ve kumaş çeşitleri ile tek başına ve mobilya takımları içerisinde satışa sunduğunu, tespit amacıyla İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/44. D. İş sayılı dosyası kapsamında mağaza ve imalathanede incelemede bulunulduğunu, alınan bilirkişi raporu ile ürünlerin benzer olarak algılandıklarının tespit edildiğini, davalıya dava konusu tasarımın üretilmesine ilişkin bir lisans verilmediğini, müvekkilinin yoksun kalınan kazanç kalemi üzerinden zarara uğradığını, davalı eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu,davalı şirketin muhasebe kayıtlarına, faturalarına veya ticari defterlerine yapılan tespit sırasında ulaşılamadığından davalının elde ettiği kazanç yönünden inceleme yapılamadığını, bilirkişi tespit raporunda sandalye satış bedeli hesabı ve %15 olarak hesaplanan kar oranının düşük olduğunu, müvekkilinin hak sahibi olarak manevi zarara uğradığını belirtmiş ve;Davalının müvekkilinin tescilli tasarımına tecavüz ettiğinin tespitini, dava konusu sandalyelerin üretiminin ve satışının durdurulmasını, davalıya ait instagram hesabındaki paylaşımların kaldırılmasını ve tecavüzünün kaldırılmasını, Davalı tarafından şimdilik 1000 TL tutarındaki maddi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, müvekkiline ödenmesini, Davalıdan talep edilen maddi tazminata esas kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesini, 100.000 TL tutarındaki manevi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, Davalıların banka hesaplarının araştırılarak üzerilerine tedbir konulmasını talep etmiştir. BEDEL ARTTIRIM DİLEKÇESİ: Davacı vekili 12/12/2023 tarihli dilekçesinde özetle; 1000 TL tutarındaki maddi tazminat taleplerini 6.278,14 TL artırarak 7.278,14 TL çıkardıklarını, Maddi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, müvekkiline ödenmesine, Hükmedilmesi halinde ödenecek tazminata SMK'nın 151. Maddesinin 4. Fıkrası: " Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir." hükmü uyarınca hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine, Davalının müvekkilin tescilli tasarımına tecavüz ettiğinin tespiti ile dava konusu sandalyelerin üretiminin ve satışının durdurulmasına, davalıya ait instagram hesabındaki paylaşımların kaldırılmasına ve tecavüzünün kaldırılmasına, davalının, müvekkilin tasarımına haksız tecavüzü, tecavüz sayesinde elde ettiği karın, sattığı sandalye sayısını, fiyatını gizleyerek müvekkilin menfaatlerini hukuksuzluk sarmalı ile engellemesi dolayısıyla müvekkilin uğradığı acı, elem ve ızdırabın giderilmesi amacıyla 100.000 TL tutarındaki manevi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesinini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığını, dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/44 D. İş sayılı kararının eksik inceleme sonucu verildiğini, bilirkişilerin kimlik tespitine ve yemin ettirildiğini gösterir tutanakların tebliğ edilmediğini, tutanakların usulüne uygun düzenlenmediğini, muhasip bilirkişinin yetkisi olmamasına rağmen fatura ve irsaliyeleri alıp incelediğini, tasarım bilirkişisinin Türk Patent ve Marka Kurumundan tescil belgelerinin onaylı suretlerini getirtmediğini, incelemelerini fotoğraflar üzerinden yaptığını, asıl örneklerin mahkemeye sunulmadığını, bilirkişi veya mahkemenin asıl örnekleri istemediğini, müvekkili şirkete ait 2021 yılı katalogu istemediğini, ortalama düzeydeki tüketiciler tarafından ilk bakışta kolayca tefrik edilemeyecek benzerlik olup olmadığını belirtmediğini, taraflara ait sandalyelerin farklı olduklarını, ürünlerde kullanılan örgü şeklinin üniversal olduğunu, ilgili instagram adresinin müvekkili şirketçe kullanılıp kullanılmadığının araştırılmadığını, söz konusu sandalyelerin davacının tescil ettirdiği 26.12.2019 tarihinden önce de piyasada üretilip satılmakta olduğunu belirtmiş ve; Davanın usulden reddini, davanın esastan reddini talep etmiştir. Birleşen Mahkemenin 2023/73 Esas Sayılı Dosyasında;DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin mobilya ve sandalye piyasasında tanındığını ve kendisine ait marka ve tescilli tasarımları ile üretim yapıp sattığını, ... numaralı tasarımın ... ... sınıfında müvekkili adına tescilli olduğunu, bu tasarımlarına dayalı olarak ada örgülü sandalye ve ... isimleri ile üretim ve satış yaptığını, davalının ise benzer şekilde ... numaralı endüstriyel tasarımı tescil ettirdiğini, ancak bu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfına sahip olmadığını, kamuya daha önce mal edilmiş olması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalının bu tasarımına dayalı olarak müvekkili aleyhine Mahkememizin 2021/139 Esas sayılı dosyası ile tasarıma tecavüz ve tazminat istemli haksız bir dava açtığını, yargılamanın halen devam ettiğini beyan ederek, bu sebeplerle davalıya ait ... numaralı 06.01 ... sınıfında tescilli endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın, kendi tasarladığı sandalye tasarımını Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde korumak amacıyla 26.12.2019 tarihinde kuruma ... numaralı başvuru ile başvurduğunu, müvekkilinin sandalye tasarımının kurum tarafından 26.12.2019 tarihinden itibaren korunmak üzere 5 yıl süre ile ... tescil numarası ile tescil edildiğini, söz konusu tasarımın müvekkilinin izni olmadan davacı tarafından haksız şekilde üretilip satışa sunulduğunu, söz konusu tecavüzün tespiti amacıyla İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/44. D. İş sayılı dosyası kapsamında 21.05.2021 tarihinde davacıya ait iş yerinde incelemelerde bulunulduğunu, davalıya ait iş yerinde tespit konusu sandalyeden satışa hazır halde 63 adet bulunduğunu, benzerlik ve ayırt edicilik yönünden yapılan değerlendirmede ... numaralı tasarım ile aleyhine tespit istenen iş yerinde bulunan ürünlerin arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı bu sebep ile benzer olarak algılandıklarını, davalıya ait instagram sayfasında 8 adet paylaşım yapıldığını, katalogda ise 14 farklı yerde dava konusu sandalyeye yer verildiğinin tespit edildiğini, müvekkilin uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini ve tecavüzün önlenmesi amacıyla açılan ve bu davanın birleştiği 2021/139 E. Sayılı davanın açıldığını, söz konusu dava görülürken dava konusu sandalyeler için davacının haksız tecavüzünün tespiti sonrasında tasarım belgesi almak amaçlı başvurduğunu, davacının tescilinin, tecavüz ettikleri müvekkile ait tasarımın her iki dosyada alınan bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu üzere; aynı ürünü kapsadığını, davacıya ait tasarımın iptali için dava açma haklarının saklı tuttuklarını da ileri sürerek kötü niyetli şekilde yargılamayı uzatma amaçlı açılan hukuka, yasaya ve olayların gelişimine aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "A- Asıl davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 1-Davalının davacıya ait "..." tescil numaralı tasarım tesciline sandalye üretim ve satışları dolayısıyla davacının tasarım hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, Tasarım tesciline tecavüzün DURDURULMASINA, Davalının sosyal medya hesabındaki tasarım hakkına tecavüz teşkil eden içeriklerin çıkarılmasına, 2-7.278,14-TL Maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 3-20.000,00-TL manevi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,B- Birleşen Mahkememizin 2023/73 E. Sayılı davanın REDDİNE, " karar verilmiştir.İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı birleşen davada davacı .... Şti. vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin hukuka ve yasalara aykırı olarak davacının davasını kabulüne ve karşı davanın reddine karar verildiğini, davanın arabuluculuk şartı yerine getirilmeden açılmasına rağmen usulden reddedilmediğini, hükme esas alınan değişik iş dosyasındaki bilirkişi incelemelerinin eksik olduğunu, bilirkişilere yemin ettirildiğine dair tutanakların tebliğ edilmediğini, muhasip bilirkişinin yetkisini aşarak fatura incelediğini, tasarım bilirkişisinin orijinal tescil belgeleri ve asıl ürün örnekleri yerine fotoğraflar üzerinden yetersiz inceleme yaptığını, mahkemenin müvekkil şirkete ait 2021 yılı kataloğunu istemediğini ve ürünler arasındaki örgü şeklinin evrensel olduğu gerçeği ile tasarımların tescil tarihinden önce piyasada bulunduğu hususunu göz ardı ettiğini, müvekkilinin mobilya sektöründe tanınan bir şirket olarak kendi tescilli tasarımlarıyla üretim yaptığını, davacının tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımaması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken birleşen davanın haksızca reddedildiğini, mahkemenin tecavüz, maddi tazminat ve manevi tazminat talepleri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmederek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine aykırı davrandığını belirterek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç:Dava, davacı adına tescilli endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, kaldırılması ve tazminat istemlerine, birleşen dava ise aynı tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkiline ait sandalye tasarımının ... tescil numarası ile tescilli olduğunu, davalının “...” ve “...” adı altında bu tasarımla aynı nitelikte ürünleri üretip satışa sunduğunu, instagram ve kataloglarda kullandığını ileri sürerek tecavüzün tespiti, durdurulması, içeriklerin kaldırılması ile 7.278,14 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminat talep etmiştir; Birleşen 2023/73 Esas sayılı davada ise davacı .... Şti. vekili, müvekkiline ait ... numaralı tasarım bulunduğunu, karşı tarafın ... numaralı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik taşımadığını, daha önce kamuya sunulduğunu ileri sürerek hükümsüzlük talep etmiştir. 26/12/2019 başvuru tarihli ... numaralı tasarımın ... adına 26/12/2019 tarihinde, ... numaralı tasarımın ise .... Şti. adına 12/07/2021 tarihinde tescilli olduğu tespit edilmiştir. Tasarımlar sandalye tasarımlarıdır. İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/44. D. İş sayılı dosyası kapsamında delil tespiti sonucu düzenlenen 10.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda; ... numaralı tasarım 26.12.2019 tarihinde ... adına tescil edildiği, Yapılan değerlendirme sonucunda tespit isteyen tarafa ait ... numaralı tasarım ile aleyhine tespit istenen iş yerinde tespite konu 63 adet ürün bulunduğu, tasarım ile bu ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları ,tespit isteyen tarafa ait ... numaralı tasarımın benzerlerinin, aleyhine tespit istenene ait 2021 katalogunda ve instagram hesabında yer aldığı belirtilmiştir. 02.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda, davalı kullanımlarının hem kendi tasarımına hem de davacıya ait ... numaralı tasarımın koruma kapsamında bulunduğu, tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde farklılık yaratacak belirgin unsur bulunmadığı, davacının talep ettiği maddi tazminatın 08.04.2021-16.08.2021 dönemi için 7.278,14 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. 28.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda , birleşen dava konusu hükümsüzlük talebi bakımından , dava dosyasına sunulan deliller, resen yapılan araştırmalar ve tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan teknik değerlendirmeler doğrultusunda ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 26.12.2019 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu, kanaati bildirilmiştir. Mahkemece, ... numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğini ortadan kaldıracak şekilde başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine , asıl davada davalı ürünlerinin davacı tasarımı ile genel izlenim itibarıyla aynı derecede benzer olduğu, ayırt edici farklılık bulunmadığı kabul edilerek tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve durdurulmasına, sosyal medya içeriklerinin kaldırılmasına, 7.278,14 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı-birleşen dava davacısı .... Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Eldeki dava tasarıma tecavüz iddiası yanında tazminat talepli olduğundan zorunlu arabuluculuğa tabi değildir.Somut olayda öncelikle birleşen dava kapsamında ileri sürülen tasarımın hükümsüzlüğü talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir. ... tescil numaralı tasarımın davacı adına tescil edildiği, sandalye tasarımı olduğu, 26/12/2019 tarih başvuru tarihi itibariyle tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımadığı ve daha önce kamuya sunulduğu iddiasının ispat edilemediği bu nedenle ilk derece mahkemesince birleşen davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Asıl dava kapsamında tasarım hakkına tecavüz iddiasına gelince , alınan bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından üretilip satışa sunulan sandalye ürünleri ile davacı adına tescilli ... numaralı tasarım arasında, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde oluşan genel izlenim itibarıyla belirgin farklılık bulunmadığı, tasarım unsurlarının ebat, oran ve konum bakımından benzer olduğu, farklılık olarak ileri sürülen unsurların tasarıma ayırt edici nitelik kazandıracak düzeyde olmadığı, davalıya ait kullanımların davacı tasarımının koruma kapsamında kaldığı ve tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği görülmüştür.Asıl davadaki tasarıma tecavüz ve tazminat talepleri her biri ayrı dava olup birlikte açıldığında objektif dava yığılması söz konusu olmakla her bir talep yönünden ayrı vekalet ücreti taktir edilmesi yerindedir. Davalı tarafın istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü; tasarımın daha önce piyasada bulunduğu, ürünler arasında benzerlik olmadığı, bilirkişi incelemesinin eksik olduğu, katalog ve numune incelemesinin yapılmadığı yönündeki itirazların, dosyada mevcut bilirkişi raporu, toplanan deliller ve yapılan değerlendirmeler karşısında yerinde olmadığı, ayrıca tasarımın hükümsüzlüğü iddiasının da ispatlanamamış olması karşısında bu yöndeki savunmaların sonuca etkili olmadığı anlaşılmıştır.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince birleşen davanın reddine ve asıl davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın, toplanan deliller ve dosya kapsamına uygun olduğu, davalı-birleşen dava davacısı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../01/2024 tarih ve 2021/... E., 2024/31 K. sayılı kararına karşı davalı birleşen dava davacısı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken asıl dava yönünden 1.863,37 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 466,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.397,37 TL harcın davalı birleşen dava davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken birleşen dava yönünden 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalı birleşen dava davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davalı birleşen dava davacısı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/06/2026