İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiasına dayalı davada istinaf başvurusu üzerine verdiği karar.
Özet: Bu hukuki belge, davacının marka tecavüzü ve haksız rekabet iddiaları üzerine ilk derece mahkemesince davalının eylemlerinin tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğine hükmedilen kararın, davalı tarafından bilirkişi raporlarının hatalı olduğu, işletmesinde tespit edilen ürünlerin davacının tescilli markaları veya logolarını içermediği, renk ve ibare farklılıkları bulunduğu gerekçeleriyle istinaf edildiği bir dava sürecini özetlemektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/878 Esas
KARAR NO: 2026/1043
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 28/03/2024
NUMARASI: 2022/256 E. - 2024/98 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın, ... Mah. ... Sok. No. ... Yanı, .../İSTANBUL adresinde müvekkilinin izni olmaksızın müvekkiline ait markalara iktibas ve iltibas yaratan, müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışı ve depolanması ile iştigal ettiğine dair delillerin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile marka haklarına yönelik ihlalin ve haksız rekabetin durdurulması ile taklit ürünlere el konulmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu olan ürünlerin herkesçe kullanılabilen unsurlardan olduğunu, benzerliğin sadece kumaşın renginde olduğunu, ürünlerin üzerinde kullanılan renk dışında davacıya ait logoların veya amblemlerin hiçbir şekilde satmış oldukları ürünlerde kullanılmadığını, firmasının taklit ürün satmadığını, marka hakkı ihlali ve haksız rekabetin söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; Davacı yanca davaya konu işaretin tescil başvurusundan önce uzun yıllardır kendilerince nizasız ve yoğun bir şekilde kullanıldığı, ... ibaresinin zayıf marka niteliğinde de olsa markanın kuvvetli tanıtım sonucu ayırt edici hale geldiği gözetildiğinde gerek renk gerekse tescilli marka olan ... ibaresinin davacının lisanslı ürünleri ile karıştırmaya neden olacağı anlaşıldığından HMK 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli rapor içeriğindeki görseller de dikkate alınarak,"
DAVANIN KABULÜNE,
1-Davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
2-Usulen el konulan ürün bulunmadığından el koyma istemini hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 08/12/2022 tarihinde müvekkili firmaya ait işletmede yapılan keşifte bazı tekstil ürünlerinin tespiti ve fotoğraflanması yapıldığını, bu ürünlere ilişkin 09/12/2022 tarihli bilirkişi raporunun 2. Sayfasında " davacı taraf markalarını içerir ürünler tespit edilerek fotoğrafları çekildiğini, ... markalı ürünlere rastlanılması sonucunda taklit ürünlerin sayımına geçilmiştir." denildiğini, raporun aynı sayfasında davacı taraf taleplerine dayanak markalar tescil numaralarıyla birlikte görseline yer verildiğini, raporun 5 ve 6. Sayfasında da müvekkili firmada fotoğraflanan tekstil ürünleri yer aldığını, davacı tarafın talep ettiği tescilli ürünlerden hiç birine müvekkili işyerinde rastlanılmadığını, müvekkili şirkete ait işyerinde tespit edilen ürünlerin hiç biri davacı tarafın tescilli markası olmadığını, ...Logosu veya ismi/ünvanı dahi bu ürünlerde yer almadığını, bu yönüyle rapor hatalı olduğunu ve hükme esas teşkil edildiğini, 18/12/2023 tarihli bilirkişi raporuyla da yapılan keşifte ve davacı tarafça müvekkiline ait işyerinden 1 adet ...marka ve logolu forma satın alındığına yönelik değerlendirmelerde bulunulduğunu, raporda müvekkiline ait işyerinden alındığı iddia edilen tekstil ürünü ne ...logoludur ne de ...markalı ürünü olduğunu, raporun bu kısma hatalı ve eksik olduğunu, müvekkili şirket tarafından bahse konu ürünün satışı dahi yapılmadığını,
müvekkilinin iş yerinde yer alan "..." yazılı ürünle davacıların tescilli "..." markası arasında görsel ve seçsil açıdan ayırt edilecek derecede farklılıklar mevcut olduğunu, davacıların tescilli "..." ibareli markaları ... renk olduğunu, müvekkilinin tekstil ürünü üzerindeki "..." ibareli yazı ise mavi renkli olduğunu, bilirkişi raporunda davalı yan tarafından yapıldığı anlaşılan "..." ibaresinin yer aldığı üründe davacıya ait ... ve ... tescil numaralı markaların "..." şeklindeki marka ibaresinin aynen kullanıldığı, söz konusu kullanımların davacı ait markaların tescilli olduğu mal ve hizmetler üzerinde olduğu..." şeklinde değerlendirmeler hatalı olduğunu, davacı tarafça dosyaya satın alındığı iddiası ile sunulan ürünle o ürüne ilişkin fiş in incelenebilecek bir veri olmadığı hususu da sayın bilirkişilerce raporun son sayfasında tespit edildiğini, müvekkilinin işletmesinde fotoğraflanan 16 adet alt üst spor forma ve 9 adet üst spor tişört toplamda 25 adet tekstil ürününün tespit edilmiş olduğu gerekçeli kararda belirtildiğini, bu ürünlerin hiç birisi dava dosyasında davacı tarafından görselleriyle birlikte sunulan tescilli markalardan olmadığını, benzer nitelikte dahi olmadığını, kararda yer alan "..." şeklindeki marka ibaresinin sanki müvekkili firma tarafından üretiliyormuş gibi bir değerlendirme de yer aldığını, bu hususu kabul etmediklerini, müvekkili firma yalnızca toptan satın aldığı ürünleri satışa konu ettiğini, herhangi bir ürünün üretim aşamasında yer almadığını, bu hususun da delilleriyle ispat edilip ortaya konulması gerektiğini, mahkemece verilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tesbitine, durdurulmasına, önlenmesine yönelik kararın ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle;
davalı yanın somut deliller ile destekledikleri davaya ve tespite yönelik itirazlarını kabul etmediklerini, ürünün başka biri tarafından mağazaya bırakıldığı iddiasının yersiz olduğunu, davalının müvekkilinin markasını bilmemesinin mümkün olmadığını, davalı iş yerinde ürünlerin bilirkişi tarafından tespit edildiğini, dava dilekçesinde ayrıntıların belirtildiğini, davalı vekilinin iddiaları, müvekkili markalarını üzerinde barındıran ve marka haklarına tecavüz teşkil eden ürünleri iş yerinde satışa arz ettiği/sattığı maddi gerçeğini ortadan kaldırmadığını, davalının istinaf dilekçesindeki iddia ve taleplerinin reddine mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasıdır.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi... tarafından düzenlenen 12/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" davalı adresinde yapılan tespit neticesinde; 16 adet alt-üst spor forma ve 9 adet üst spor tişört toplamda 25 adet tekstil ürünü satışa hazır şekilde bulunduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacıya ait tescilli markaların davalı tarafından aynen veya çok benzer şekilde taklit olarak kullanıldığı bu durumun SMK 29/1 maddesi gereğince “marka hakkına tecavüz” oluşturduğunu, Dava konusu taklit kullanımın tüketici gözünde davacı ile aleyhine tespit istenen arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın TTK 55/1-a-4 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturacağı algısını yaratabileceğini, tüketicide oluşacak bu karıştırılma nedeniyle TTK 55/1-a-4 maddesi anlamında eylemin haksız rekabet oluşturacağını, işyeri yetkilisinin Vergi levhası kapsamına göre ... olduğunu" bildirmiştir.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 19/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davalı yan tarafından yapıldığı anlaşılan ... ibaresinin yer aldığı üründe davacıya ait ... ve ... tescil numaralı markaların “...” şeklindeki marka ibaresinin aynen kullanıldığını, söz konusu kullanımların davacı ait markaların tescilli olduğu mal ve hizmetler üzerinde olduğunu, davacı yana ait tescilli markalarının sınıfları ile örtüştüğünü, bu eksende ilgili kullanımların davacı yana ait tescilli markadan kaynaklanan hakları ihlal eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceğini, Tespit edilen sair ürünler bakımından ise ilgili ürünlerin davacı markalarını ihtiva etmemeleri nedeni ile marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceğini, her ne kadar davacı davalı yandan satın alındığını iddia ettiği ürünü dosya arasına sunduğunu beyan etmekte ise de ilgili ürünün dosyaya eklenmiş olan fiş ile satışa konu edildiğine ilişkin heyetlerince incelenebilecek bir veri tespit olunamadığını, ancak raporlarında yer verilen içtihat birliği çerçevesinde ... hakim renklerinin, ... sahip olduğu yıldız sayısı ile, ... dönem itibari ile güncel formaları ile benzerlerde kullanım konusu edilmesinin davacı yan ile haksız rekabet teşkil ettiğinin değerlendirilebileceğini" bildirmişlerdir.
Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan formada, ... yazısı ve ...logosu bulunduğu, Keşifte 16 adet alt - üst spor forma 9 adet üst spor tişörtü tespit edildiği, davacı tarafından dava dilekçesinde "..." ibareli markalara dayanılmadığı, mahkemece TPMK'dan celp edilen kayıtlar arasında da bu markaların bulunmadığı, mahkemece alınan 18/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda, bilirkişilerce dayanılmayan markalar üzerinde inceleme yapıldığı, davacı tarafça güncel ürün örnekleri yada görselleri sunulmadığı gibi bu ürün örnekleri ve görsellerine de dayanılmadığı, davaya konu ...renklerin davacı futbol kulübü tarafından tescil edilmediğianlaşılmaktadır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davada dayanılmayan markaların incelenerek ürünün markaya tecavüz teşkil ettiğinin beyan edilmesi yerinde değilse de; davalı işyerinde tespit edilen formada kullanılan renklerin davacı spor kulübüne ait renkler olması, formadaki tek yıldız, ayrıca ... plakası ... rakamının kullanılması, tüketici nezdinde formanın davacı kulübün forması olduğu izlenimi yaratması nedeniyle davalı fiilinin haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varılmıştır. Bu durumda mahkemece markaya tecavüze yönelik davanın reddi, haksız rekabete yönelik davanın kabulü gerekirken davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Tüm bu nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-2. maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, usuli kazanılmış haklar göz önüne alınarak; Davanın kısmen kabul, haksız rekabet tespit, durdurulması, önlenmesine ve el konulan ürün bulunmadığından el koyma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,
2- İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ..../03/2024 tarih, 2022/... E., 2024/... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3- Davanın kısmen kabul, kısmen reddine,
-Markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasının reddine,
-Haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesine ve el konulan ürün bulunmadığından el koyma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile 651,30 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 545,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.717,90 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 1.358,95 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
4/c- Haksız rekabet davası yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/ç-Markaya tecavüz davası yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 165,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.334,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026