İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin endüstriyel tasarıma tecavüz, tescilli tasarımın hükümsüzlüğü, maddi ve manevi tazminat ile ihtiyati tedbir taleplerini inceleyen istinaf kararı.
Özet: İstinaf mahkemesinde incelenen bu hukuki uyuşmazlıkta, bir taraf tescilli endüstriyel tasarımına davalı tarafından tecavüz edildiğini, davalının tasarımının kendi tasarımına benzer olduğunu iddia ederek hükümsüzlüğünü, tecavüzün önlenmesini, durdurulmasını ve maddi/manevi tazminat talep ederken; davalı ise davacının tasarımının aslında kendi eseri olduğunu ileri sürerek davacının tescilli tasarımının hükümsüzlüğüne, ihtiyati tedbirin reddine ve tecavüz iddialarının reddine karar verilmesini istemekte, taraflar arasındaki asıl anlaşmazlık endüstriyel tasarımların yenilik ve ayırt edicilik nitelikleri ile tescil ve kamuya açıklanma tarihlerine ilişkin öncelik hakları üzerinde yoğunlaşmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/875 Esas
KARAR NO: 2026/1031
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 13/03/2024
NUMARASI: 2021/155 E. - 2024/54 K.
ASIL DAVA : Endüstriyel Tasarıma Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü, Maddi ve Manevi Tazminat
KARŞI DAVA : Endüstriyel Tasarımının Hükümsüzlüğü
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
ASIL DAVADA
Davacı / karşı davada davalı vekili dava dilekçesinde özetle; ...nolu ... sahibi olduğunu, davalının ...nolu (... nolu tasarım) için tescil aldığını, davalının tescil ettirdiği tasarım üzerinde davacının hak sahibi olduğu için tescil aldığını, davalının tescil ettirdiği tasarım üzerinde davacının hak sahibi olduğu için endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğü ayrıca fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişken oranda faizle birlikte davalıdan tahsili, hükmün ilanına ilişkin olarak açıldığı tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Asıl davada davalı/karşı davacada davacı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin tescilli tasarımı hakkında ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş olup mahkemece davacı tarafından 5.000,00 TL teminat mektubu veya nakdi olarak mahkeme veznesine depo edilmesi halinde tedbir talebinin kabul edildiği, ancak tedbir hakkında karar verilebilmesi için belli şartların varlığı aranmakta olup bu şartların somut davada olmadığını, tedbir kararının verilebilmesi için ileride doğacak muhtemel bir zararın varlığının aranması gerektiğini, böyle bir zararın varlığı olmadığı gibi ileride doğması muhtemel bir zararda söz konusu olmadığını, bu nedenle davacının tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, açıklanan nedenler ve res'en göz önünde bulundurulacak nedenler ile haksız ve hukuka aykırı davanın; tasarımın hükümsüzlüğünü, tasarım hakkına tecavüzün tespitini ve meni ile maddi ve manevi tazminat yönünden reddine karar verilmesini ve müvekkilinin tescilli tasarımı kaydına konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
KARŞI DAVADA TALEP: Davacının tasarımı daha öncesinde müvekkili tarafından tasarlanan, stilistler tarafından çizimleri yapılan, müvekkili firma tarafından ... (... Giyim) ile ...firmalarına numune için gönderilip bu firmaların instagram görsellerinde yer alan ve satışa arz edilen müvekkilinin tasarımı olduğunu, bilirkişilerce dosyadaki deliller ve resen araştırılacak deliller dikkate alınarak davacının tasarımına ilişkin hükümsüzlük incelemesine dair rapor alınmasını ve davacının tasarımının tescilinin hükümsüz sayılmasını, iptaline ve müdahalenin menini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVABA CEVAP:
Asıl davada davacı / karşı davada davalı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davaya ilişkin taraflarınca davaya konu ürününün ... markanın tunik modelinin ayırt edilemeyecek kadar benzeri olduğunun tespit edildiğini ve bu hususa ilişkin bilgiler ve taleplerin dosyaya sunulduğunu, davalı tarafın başkalarına ait veya kamuya mal olmuş tasarımların üzerinde küçük değişiklikler yaparak tasarım oluşturduğunu ve tescil ettirdiğini anlaşıldığını, bu nedenlerden dolayı davacının dosyada delil olarak gösterdiği tasarıma ilişkin çalışma belgeleri bir anlam ifade etmediğini, tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu göstermediğini, davacı tarafın söz konusu ürünün daha müvekkilinin tescil başvurusu tarihinden önce numune olarak bazı butiklere gönderildiğini ileri sürdüğünü, bu satışlara ilişkin fatura sunmadığını, davacının iddia ettiği tarihten önce taraflarınca 22.01.2018 tarihinde ".... Şti" ne ürünün satışını yaptığını, çatışan iki tescil söz konusu olduğundan hükümsüzlüğü istenen tescilin kamuya daha önce sunulup sunulmadığının bir önemi bulunmadığını, Sınai Mülkiyet Kanunu madde 77. Uyarınca "sonradan kamuya açıklanan aynı veya benzer nitelikteki bir tasarımın başvuru tarihi, tescilli bir tasarımın başvuru tarihinden önce ise" tasarımın hükümsüzlüğü istenebildiğini, bu hükme göre bir biriyle kıyaslanan iki tasarım olduğunu, bu tasarımlardan hükümsüzlüğe konu olan tescilli tasarımın kamuya açıklanma tarihi diğerinden önce olduğunu, ancak sonradan kamuya açıklanan tasarımın tescili için yapılan müracaat tarihi, tescilli yapılmış olan tasarımdan önce olduğunu, anılan hükme göre böyle bir durumda müracaat tarihi daha önce olan tasarım, tescil edildiğini ve kamuya daha önce açıklanmış olan tasarıma göre öncelikli olup korumadan faydalandığını, tescil edilip de kamuya daha önce açıklanan ama müracaat tarihi daha sonra olan tasarım ise korunmadığını ve bundan dolayı hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden terkin edildiğini, bu nedenle karşı davanın reddini, davanın kabulü ile yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
İKİNCİ CEVAP: Asıl davada davalı/karşı davada davacı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirketinin kendine özgü tasarımları tasarlayıp üreten bir firma olduğunu, bugüne kadar hiçbir firmanın tasarımını taklit etmediğini buna ilişkin bir davası da olmadığını, dava konusu tasarım ürün müvekkili şirkette çalışan Stilistleri tarafından tasarlandığını tasarım çalışmalarına ilişkin Model Teknik Kartı ve Ön Çalışmaya Belgeleri sunulduğunu, Ön Çalışma Belgeleri ve Model Teknik Kartı’ndan da görüldüğü üzere dava konusu tasarımı ilk önce davalı müvekkilinin tasarlandığını, davacının iddialarının haksız olduğu her ne kadar Sınai Mülkiyet Kanunu gereğince de tescilli tasarım tescil ile koruma altında olsa söz konusu tescilli tasarımın daha önceden piyasaya sunulmamış olması ve ilk defa piyasaya sunulmuş olması gerekmekte olduğunu, davacının TPE nezdinde ...tescilli dava konusu tasarımı ilk defa piyasaya sunulmadığını, aynı zamanda Sınai Mülkiyet Kanunu madde 55/4 gereğince “Tasarım; bu kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması hâlinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye’de kamuya sunulmuş olması hâlinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur.” dediğini, davacının tescilli tasarımının tescilinden önce davalı müvekkili .... Şti. tarafından numune olarak üretildiğini ve numune olarak ... (... Giyim) ile... Giyim’e bu numuneler gönderildiğini, davacı taraf her ne kadar 22.01.2018 tarihinde .... Şti ‘ye ürün satışının yapıldığını iddia etse de işbu iddia mesnetsiz olduğunu, davacının iddia ettiği tescilli tasarımının tasarımın tescil tarihi olan 08.02.2018 tarihinden önce müvekkilinin numune olarak ... (... Giyim) ile... Giyim’e gönderdiği tasarımlarının... Giyim’in İnstagram adresi olan @kocinbutik adresinde 01.02.2018 ile 02.02.2018 tarihinde yayınlandığını, tasarımın hükümsüzlüğünü, tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve meni talebi yönünden davanın reddine karar verilmesini, maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesini, müvekkilinin tescilli tasarımı kaydına konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; ... Davalı/karşı davacının yazılı deliller (fatura, ticari defter ve kayıtlar) ile tanık deliline dayandığı görülmüş olup işbu deliller ve bilirkişi raporları tetkik edilmiştir. Dava dışı ...şirketinin yetkilisinin tanık sıfatı ile beyanı alınmış olup endüstriyel tasarıma konu elbiseyi davalı şirketten aldığını, yine bu ürünü davalı şirketten alıp sosyal medya hesabı üzerinden ve mağazasında sattığını, davacı ...'ın bu tasarıma konu elbiseyi satıp satmadığını görmediği ve bilmediğini beyan ettiği, dosyada mevcut görseller tanığa gösterildiğinde (İstanbul 2 FSHHM' nin 2018/30 D.İş dosyasındaki) 3.sayfadaki gold renkteki giysinin, 4.sayfadaki siyah renkteki giysinin, 5.sayfada ise 4 adet görselden altta sağda olan kadın giysisini, yine 6. ve 7.sayfadaki kadın giysilerini davalı şirketten satın aldığını, (10/03/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunun 4.sayfadaki) siyah kadın giysisini davalı şirketten aldığını, diğer açık renkli giysiyi (10/03/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunun 5.sayfadaki) almadığını, tarihin ise 2017-2018 yılları gibi olduğunu ifade ettiği, dosya kapsamında tanık beyanının aksini gösterir deliller bulunmadığı gibi yazılı deliller ile tanık beyanı bir bütün olarak ele alındığında SMK'nın 57/2 maddesi gereğince koruma talep edilen bir tasarımın, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından kamuya sunulması nedeni ile bu açıklamanın tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemeyeceğinden dolayı davalı/karşı davacı savunmasına itibar edilmesi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle; SMK'nın 79. maddesi gereğince tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin karar geçmişe etkili olup, tasarıma bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılacağından dolayı ASIL DAVANIN REDDİNE, KARŞI DAVANIN KABULÜ ile davacı/karşı davalı adına tescilli ...numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı / karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hükümsüzlük iddialarının tanık delili ile değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmayıp mutlaka yazılı delil gerektirdiğini, yerel mahkemenin hatalı bir şekilde sadece tanık beyanına dayanarak karar verdiğini, davalı karşı davacının tanığı olan ...işletmecisinin beyanlarında ürünü satın alıp sattığını ve faturasız işlem yapmadığını söylemesine rağmen davalı tarafın bu ürünlerin numune olarak verildiğini iddia ederek kendi tanığıyla çeliştiğini, dosyaya sunulan 2018 yılına ait faturaların incelenmesinde ürünün ilk yayınlandığı iddia edilen tarihten tam üç ay sonra ilk faturanın kesilmiş olmasının ve tüm sezon boyunca başka satış görünmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, nitekim 05.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda da bu durumun tespit edilerek faturalarda ürün kodu bulunmaması sebebiyle tasarımla bağ kurulamayacağının belirtildiğini, numune ürün teslimine ilişkin Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi gereken sevk irsaliyelerinin de dosyada bulunmadığını, müvekkilin 08.02.2018 koruma tarihli tescilli tasarımına rağmen davalının daha sonraki bir tarihte aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bir tasarım tescili yaptırarak hak ihlaline sebep olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak asıl davanın kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı / karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece görülen davada asıl davanın reddine ve karşı davanın kabulüne karar verildiğini, ancak yerel mahkemenin asıl davada talep edilen 1.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminat talepleri hakkında hiçbir hüküm kurmadığını, gerekçeli kararda asıl dava reddedilmiş olmasına rağmen bu tazminat talepleri yönünden kendileri lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 4. maddesi uyarınca davanın reddi durumunda vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ve manevi tazminat ile maddi tazminatın ayrı kalemler olarak değerlendirilmesi gerektiğini, mahkeme kararının maddi ve manevi tazminat yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti verilmemesi nedeniyle hatalı olduğunu belirterek, bu eksikliğin düzeltilerek karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Asıl dava; tasarım hakkına tecavüzün tespiti, davalının davacının tasarım hakkına tecavüz eden fillerinin önlenmesi ve durdurulması, davalı adına TPMK nezdinde tescilli 2018/01087 numaralı endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü, endüstriyel tasarım hakkına tecavüz iddiasına dayalı 1.000-TL maddi tazminat, 10.000-TL manevi tazminat ile kararın ilanı istemlerine ilişkindir.
Karşı dava; karşı davalı-davacı adına tescilli ...numaralı endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece tanık dinlenmiştir.
Davalı / karşı davacı tanığı ... beyanında; ''Bana ait .... Şti vardır. İki yıl kadar önce şirketi sicile kayıt ettirdim . Şirketin tek sahibi benim başka ortağım yoktur. Şirket parakende satış faaliyeti yapmaktadır. İnstagram ve mağaza satışı yapmaktayız. Davacı ve davalı şirketten ürün alıyorum. İki yıl öncesine kadar şirketim yoktu. Kardeşimin adına şahıs firması vardı. Firmanın adı ... di. Daha önce kardeşimin firması daha sonrada şirketim adına yaklaşık 8-10 yıldan beri davacı ve davalı şirketten bayan giysileri satın almaktayız ve aldığımız ürünleri de satmaktayız.
Bana dava dilekçesi geldikten sonra taraflara neden tanık olduğumu sordum bana davalı şirket yetkilisi ... Bey davaya konu bayan elbisesi gösterdi, bana gösterilen elbiseyi hatırladım zira bu elbiseyi davalı şirketten almıştım. Yine bu ürünü davalı şirketten alıp instagram ve mağazamda satıyordum. Benim olay hakkında bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Dedi.
Davacı - karşı davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: Bana ... Bey in gösterdiği ve kadın elbisesi olan üründen kaç adet aldığımı hatırlayamıyorum zira uzun zaman geçti. Ben kimden mal alırsam alayım faturalarımı alıyorum gerekli faturaları da kesiyorum, ben bana ... bey in gösterdiği ve davaya konu ürün olduğunu söylediği elbiseyi sadece davalı şirketten aldım. ... ın satıp satmadığını görmedim bilmiyorum. dedi
Davalı - karşı davacı vekili söz aldı: Dosyada mevcut görseller tanığa gösterilsin. dedi
Dosyada mevcut görseller tanığa gösterildi. Soruldu:
TANIK: Bana gösterdiğiniz ve hatırladığım kadarı ile (İstanbul 2 FSHHM nin 2018/30 D.İş dosyasındaki) 3.sayfadaki gold dediğimiz renkteki giysi, 4.sayfadaki siyah renkteki giysi, 5.sayfada ise 4 adet görselden altta bana göre sağda olan kadın giysisini, yine 6. ve 7.sayfadaki kadın giysilerini davalı şirketten satın aldım. Bana gösterdiğiniz (10/03/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunun 4.sayfadaki) siyah kadın giysisini stillife şirketinden aldım. Diğer açık renkli giysiyi (10/03/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunun 5.sayfadaki) almadım. Beyanım hatırladığım kadarı iledir. Tahminen 2017-2018 yılları gibiydi ancak tarihi tam olarak hatırlayamıyorum.'' demektedir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişisi Prof. Dr. Hale Gezer, Mali Müşavir Bilirkişi ..., FSEK Uzmanı Bilirkişi ...tarafından düzenlenen 10/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" ...tarafından 02 subat 2018 tarihinde sosyal medyada yayınlanan görselde yer alan model; her iki tarafın modeli ile aynıya yakın benzer olduğunu, dolayısıyla her iki tarafın modellerinin daha önce yayınlandığı, bu nedenle “yenilik” özelliğinin olmadığı kanaatine varıldığı, gerek asıl davada gerekse karşı davada devacı ve davalı adına tescilli tasarımların başvuru tarihinden önce başkaları tarafından kamuya sunulması dikkate alındığında yenilik özelliklerinin bulunmadığını, bu çerçevede her iki tasarımın da hükümsüzlük koşullarının oluştuğu" belirtilmiştir.
11/09/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Davalı/karşı davacının ...instagram hesabında paylaşılan tasarımların kendi tasarımları olduğunu ispat etmesi halinde ...instagram hesabında paylaşıları tasarımların paylaşım tarihleri davalı/karşı davacının tasarım tescil başvurusu dikkate alındığında SMK 57/2'de belirtilen 12 aylık süreyi aşmadığından davalı/karşı davacının tasarım tescil belgesindeki tasarımlarının yenilik niteliğini kaybetmediğini dolayısıyla davalı/karşı davacı tasarımlarının hükümsüzlüğü talebinin reddinin gerekeceğini, davacı taraf kök rapora itirazında 12 aylık sürenin kendi tasarımları yönünden de geçerli olduğunu iddia etmiş ise de SMK 57/2'de belirtilen 12 aylık süre davacı/karşı davalının kendi tasarımını kamuya sunması ihtimalinde gündeme gelebileceği oysa davacı/karşı davalının tasarımının yenlik unsurunu ortadan kaldıran hususun ...instagram hesabında paylaşılan tasarımlar olduğu, davalı/karşı davacının iddia ettiği şekilde ...instagram hesabında paylaşılan tasarımların kendi tasarımları olduğunu ispatını sağlaması halinde davacı/karşı davalının tescilli tasarımının yenilik unsurunu haiz olamayacağı ve hükümsüzlüğü talebinin haklı olabileceği" belirtilmiştir.
Tasarımı Uzmanı Bilirkişisi ... Değerli, Mali Müşavir Bilirkişi ..., FSEK Uzmanı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 05/08/2022 tarihli farklı bilirkişi heyetine ait bilirkişi raporunda özetle;" Davanın, davacının ...nolu ... sahibi olduğu, davalının ...nolu (... nolu tasarım) için tescil aldığı, davalının tescil ettirdiği tasarım üzerinde davacının hak sahibi olduğu için tescil aldığı, davalı üzerinde davacının hak sahibi olduğu için endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğü ayrıca fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişken oranda faizle davalıdan tahsili, hükmün ilanına ilişkin olarak açıldığı, karşı dava yönünden uyuşmazlık konusunun; davalı adına ...nolu ETB 'nin hükümsüzlüğü, müdahalenin meni kapsamında açılmış olan bir dava olduğunun tespiti yönünde olduğunu, dava dosyasına sunulan ayrıntıları gösterilen 23 adet davaya konu olduğu belirtilen faturaların açıklamalarınla bayan elbise, hırka, tunik, elbise, bluz, pantalon, yelek, etek gibi genel ifadeler kullanılarak faturaların kesilmiş oldukları görüldüğünden satışların hangi tasarıma ait olduğu anlaşılamadığı" belirtilmiştir.
30/03/2023 tarihli bilirkişi heyetine ait ek raporda özetle; "Mahkemece davalı - karşı davacının tanık beyanlarının kabulü halinde davaya konu tasarımın Davacı karşı davalıya ait 2018/00823nolu 08.02.2018 başvuru tarihinden önce davalı karşı davacı tarafından üretildiğini, davacı karşı davalının ...nolu tasarımın yenilik unsurunu taşımadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu, davalı karşı davacının tescilli tasarımı açısından ise kendi tasarımının kamuya sunulması nedeniyle SMK uyarınca yenilik niteliği kaybolmadığından hükümsüzlük şartları gerçekleşmediği" belirtilmiştir.
Somut olayda; asıl davada davacı tarafından, tasarım hakkına tecavüzün tespiti, davalının davacının tasarım hakkına tecavüz eden fillerinin önlenmesi ve durdurulması, davalı adına TPMK nezdinde tescilli 2018/01087 numaralı endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü, endüstriyel tasarım hakkına tecavüz iddiasına dayalı 1.000- TL maddi tazminat ile 10.000-TL manevi tazminat istemlerinin ileri sürüldüğü, karşı davada ise karşı davalı-davacı adına tescilli ...numaralı endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğünün talep ve dava edildiği, davacı- karşı davalı ... adına tescilli ...tescil numaralı, 08/02/2018 tescil tarihli tasarımda klasik düz üst beden kalıbına çalışıldığı, üst bedenin sıfır yaka ve klasik bel pensi ile oturtulduğu, kolun klasik takma kol olup, kol ağzının büzgülü manşetli olduğu, etek kısmının düz büzgülü olup bedene belden takıldığı, bel dikişinin üstten ayrı bir düz kemer parçası ile kapatıldığı, kemerin arkada bağlandığı, kemer parçasının üzerine işleme aksesuar uygulandığı, davalı /karşı davacı .... Şti. adına ...tescil numaralı, 19/02/2018 tescil tarihli tasarımın, davacı- karşı davalı ... adına tescilli ...tescil numaralı tasarımla aynı özellikleri taşımakta olduğu, ancak bedene oturma şeklinin bel pensi ile olmayıp chanel kup çalışması ile olduğu, ikinci farklığın bel üzerindeki işlemenin deseni olsa dâhi her iki tasarımın tüm model unsurları, ana kalıpları ve uygulanış biçiminin aynıya yakın benzer olduğu,
Dava dışı... Şti tarafından 02/02/2018 tarihinde sosyal medyada yayınlanan görselde yer alan uzun boyda abiye giysilerin, bele ve bedene oturan beden kalıbının uygulandığı, etek kalıbına modelinin büzgü çalışıldığı, kalıpların model uygulanmamış ana kalıpları olduğu, takma kol ağzı bolluğunun manşetle toplandığı, pul işlemeli olduğu, kolların üstünde aşağıya uzanan parlak simli püsküllerin, omuzdan diğer omuza yaka boyunca bel kısmına kadar düştüğü, tüm bu uygulamaların modele ayırt edici özellik kattığı, .... (....) Giyim şirketi tarafından 02/02/2018 tarihinde sosyal medyada yayınlanan görselde yer alan modelin her iki tarafın modeli ile aynıya yakın benzer olduğu,
Davalı tarafın sunduğu faturalar incelendiğinde ürünün ilk yayınlandığı iddia edilen 08.02.2018 tarihinden sonra ilk olarak 08.05.2018 tarihli fatura bulunduğu, dava dosyasına sunulan ayrıntıları gösterilen 23 adet davaya konu olduğu
belirtilen Faturaların açıklamalarınla Bayan Elbise, Hırka, Tunik, Elbise, Bluz, Pantolon Yelek, Etek gibi genel ifadeler kullanılarak faturaların kesilmiş olduğu, dava dışı ...şirketinin yetkilisi ...'in tanık sıfatı ile dinlendiği, mahkemece tanığa duruşmada faturaların gösterildiği ve tanık tarafından endüstriyel tasarıma konu elbiseyi davalı şirketten aldığını, yine bu ürünü davalı şirketten alıp sosyal medya hesabı üzerinden ve mağazasında sattığını, davacı ...'ın bu tasarıma konu elbiseyi satıp satmadığını görmediğini ve bilmediğini beyan ettiği, SMK'nın 57/2 maddesi gereğince koruma talep edilen bir tasarımın, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından kamuya sunulması nedeni ile bu tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemeyeceği anlaşıldığından mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.
Davacı vekilinin asıl davada tasarıma tecavüzün tespiti , meni , önlenmesi, 1.000 TL maddi ve 10.0000 TL manevi tazminat talep ettiği, mahkemece davanın reddine karar verildiği, her bir talep yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tazminat talepleri yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olmadığı, davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunda haklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davacı/ karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı/karşı davacı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı/ karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Davalı/karşı davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,
3- İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../03/2024 tarih, 2021/... E., 2024/... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
4-Asıl Davanın REDDİNE,
-Karşı Davanın KABULÜ ile,
-Davacı/karşı davalı adına tescilli ...numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkini için kararın TPMK'ya gönderilmesine,
5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
Asıl dava yönünden
5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken maddi tazminat davası yönünden 732,00 TL , manevi tazminat davası yönünden 732,00 TL olmak üzere toplam 1.464,00 TL karar harcından peşin alınan 341,55 TL'nin mahsubu ile 1.122,45 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddine karar verilen tasarıma tecavüzden kaynaklanan dava yönünden 55.000 TL maktu vekalet ücretinin asıl davada davacı/karşı davada davalı tahsiliyle davalı/karşı davacı verilmesine,
5/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddine karar verilen maddi tazminat davası yönünden 1.000,00 TL vekalet ücretinin asıl davada davacı/karşı davada davalı tahsiliyle davalı/karşı davacı verilmesine,
5/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddine karar verilen manevi tazminat davası yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin asıl davada davacı/karşı davada davalı tahsiliyle davalı/karşı davacı verilmesine,
Birleşen dava yönünden
5/d-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 35,90 TL'nin mahsubu ile 696,10 TL harcın davacı/karşı davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
5/e-Davalı/karşı davacı tarafça yapılan 35,90 TL harç, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 135,00 TL posta/tebligat ücreti olmak üzere 3.670,90 TL yargılama giderinin davacı/ karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya verilmesine,
5/f-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacı/ karşı davalıdan alınarak davalı /karşı davacıya verilmesine,
6- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı/karşı davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
6/b-İstinaf yargılaması için davalı/karşı davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacı/karşı davalı tahsiliyle davalı/karşı davacı verilmesine,
6/c- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00x2=1.464,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 855,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 608,80 TL harcın davacı/karşı davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
6/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026