Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık davasında etkin pişmanlık hükümleri ile tekerrüre ilişkin yeni düzenleme gerekçeleriyle istinaf kararını bozarak dosyayı ilk derece mahkemesine iade etti.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen istinaf mahkemesi kararını bir üst mahkeme, sanığın tüm zararı giderme iradesine rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması ile ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında yeni yasal düzenleme çerçevesinde denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme koşullarının değerlendirilmemesi hukuka aykırılık teşkil ettiğinden bozarak dosyayı yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye iade etmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/1387 E.  ,  2026/8339 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/4791 E., 2023/2443 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, eksik araştırma sonucu karar verildiğine, baskı altında ifade verdiğine ve suçsuz olduğuna; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suçu işlediğine dair kesin ve açık delil bulunmadığına, dosya içerisindeki deliller nedeniyle suçun sanık tarafından işlendiğine dair şüphe oluştuğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi ile takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Şikâyetçinin, 04.07.2022 tarihli duruşmada giderilmesini istediği zarar miktarını bildirdiği, sanığın da aynı duruşmada tüm zararı gidermek istediğini beyan ederek etkin pişmanlık iradesini ortaya koyduğunun anlaşılması karşısında; sanığa ödeme yeri gösterilerek zararın giderilmesi için uygun bir süre tanınması ve sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca gereği için takdiren "Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine" gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.