Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, tanınmış marka sahibi bir ticaret odasının haksız rekabet ve tüketicide iltibas yaratma iddiasıyla açtığı marka tescilinin iptali davasında ilk derece mahkemesi kararının istinafını inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının sahip olduğu tanınmış bir kısaltmayı içeren marka ile benzerlik taşıdığını iddia ettiği bir başka marka başvurusunun iptali ve hükümsüzlüğü talebiyle açılan davanın istinaf aşamasını ele almaktadır. Davacı, kendi markasının geniş çapta bilinen bir kısaltma olduğunu, davalıya ait markanın kötüniyetli olarak tescil edilmeye çalışıldığını, haksız rekabet ve karıştırılma ihtimali yarattığını ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi, markalar arasında görsel, sesçil ve anlamsal yönden ortalama tüketicileri yanıltacak bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Davacı vekili ise istinaf başvurusunda, başvurudaki markanın müvekkilini çağrıştırdığını, kötüniyetli yapıldığını ve tanınmış marka haklarının ihlal edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/1085 - 2026/1181 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1085 KARAR NO : 2026/1181T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : 11/07/2023NUMARASI : 2022/160 E. - 2023/78 K.DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/07/2023 Tarih ve 2022/160 Esas - 2023/78 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı tarafa ait 2021/07086 sayılı "... ..." ibarale marka başvurusunun asli unsurunun ... olduğunu, marka örneğinde yer alan consultaney ibaresi dilimizde danışmanlık anlamına gelmekte olup özellikle dava konusu hizmetler için tanımlayıcı olduğunu ve markasal olmadığını, aynı şekilde marka örneğinde geri planda ve oldukça küçük tasarlanmış “...”, “...” anlamında olduğunu ve bütünde, ticaret organizasyonu ifadesi bir ticaret odasını çağrıştırmakla birlikte, markanın asli unsuru olan ... ibaresinin, öteden beri ...olarak bilindiğini, markanın bütün imajı ve markanın bütünü ile oluşturulan algının doğrudan müvekkilini anımsattığını, müvekkilinin bir örgütü, kuruluşu, birimi, hatta doğrudan kendisi izlenimini çağırdığını, müvekkilinin bir ticaret odası olması sebebi ile ayrıca tescilli bir marka hakkı olmadan dahi, ... markası üzerinden öteden beri yaptığı kullanım ve tanıtımlar sebebi ile, öncelikli marka hakkının da kabulünün gerektiğini, müvekkilinin eskiye dayalı bu uzun süreli kullanımları yanında, tüm bu süreçte markaya ilişkin reklam ve tanıtımları ile müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu ve bu tanınmışlık sebebi ile de haksız bir faydanın sağlanacağını ileri sürerek ... YİDK tarafından verilen 2022-M-2880 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Diğer davalı vekili, Kurulun kararında da belirtildiği üzere iki marka arasında ne benzerlik ne de karıştırılma ihtimalinin olduğunu, ayrıca müvekkilinin markasının sadece ... ibaresini değil, daha uzun olan şirket unvanını kullandığını, davacının yakınlık iddiasında bulunarak müvekkilinin kötü niyetle hareket ettiğini iddia etmiş olsa da bu mesnetsiz iddianın doğru olmadığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı adına tescilli ...+... ve ... (...) + ... ibareli markalar ile davalının ... ... ...+şekil ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, tüketici algısının ... ibaresine kıyasla kelimeler üzerinde toplanacağı, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ...'nın bilinen tek kısaltması olan "..." ibaresinin dava konusu markanın tek asli unsuru olarak konumlandığını, bir ticaret odası olan müvekkilinin asıl tanıtıcı işaretinin de "..." ibaresi olduğunu, ... iken, yurdun en büyük 10 ticaret odasından biri olan müvekkilinin de ... olarak bilindiğini, markanın bir bütün olarak müvekkilini ve onun faaliyetlerini çağrıştırdığını, başvuru markasının 35.sınıfın 5.alt grubunda özgülendiği mağazacılık hizmetlerinin Gaziantep'in birlikte anıldığı enerji, makineler, halı, kilim, tekstil, zeytin, pamuk, fıstık, çikolata, tatlı, bisküvi vb.mallara ilişkin olduğunu, davalının, Gaziantep'te müvekkili ile yakın bir adreste faaliyet gösterdiğini, dava konusu marka başvurusu ile müvekkili adına hizmet veren bir organizasyon olduğu izlenimi yaratmayı amaçladığını, taraf markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, başvurudaki sair kelime unsurlarının da bir ticaret odasının vereceği hizmetleri çağrıştıran ibareler olduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, başvuru markasının müvekkilinin markaları aleyhine haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkilinin öncelikli hak sahibi olduğu ve tanınmış hale getirdiği markaları nedeniyle SMK'nın 6/3 ve 6/5.maddeleri uyarınca da başvurunun tescil edilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı gerçek kişinin, "... ..." ibaresinin 35. sınıf hizmetlerde tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının "..." ibareli markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davacının itirazının reddine karar verildiği, davacının bu karara itirazının da, YİDK'nin 2022-M-2880 sayılı kararıyla, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığı, kötüniyet iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, anılan kararın davacı tarafa 08/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 09/05/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında iltibas, gerçek hak sahipliği, tanınmışlık ve kötüniyet nedeniyle tescil engeli bulunup bulunmadığı noktasındadır.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 35. sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri", davacının mesnet markalarının kapsamında da aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığından, anılan hizmetler yönünden taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının kısmen gerçekleştiği, başvuru kapsamında bulunan 35.sınıfın 5.alt grubundaki mağazacılık hizmetleri yönünden emtia benzerliğinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Tarafların marka işaretlerinin benzerliğine gelince; dava konusu başvuru "... ..." ibaresinden oluşmaktadır. Başvuruda yer alan İngilizce "..." anlamına gelen "..." ibaresi ile İngilizce "..." anlamındaki "..." ibaresinin tanımlayıcı nitelikte tali unsurlar olmaları nedeniyle başvuruda marka olarak korunmak istenen esas unsurun "..." ibaresi olduğu anlaşılmaktadır. Davacının itiraza mesnet 2019/18818 sayılı markasında, farklı renklerin kullanılmasıyla oluşturulan dairesel bir figürün içinde “...” ibaresi ile “...” ibaresinin yer aldığı, davacının itiraza gerekçe 2019/44334 sayılı markasında, farklı renklerin kullanılmasıyla oluşturulan dairesel bir figürün içinde “...” ibaresi ve bu ibarenin üstünde “...”, altında ise etkinlik adı olarak “... (...) ibaresinin yer aldığı, bu hale göre taraf markaları arasında, "..." ibaresini ortak olarak esas unsur oluşturacak şekilde içermeleri nedeniyle görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik ve SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir. Her ne kadar, davacı vekilince gerçek hak sahipliği, tanınmışlık ve kötüniyet iddialarına dayalı olarak da davanın kabulünün gerektiği ileri sürülmüş ise de, anılan iddiaları ispatlar delil sunulmadığından, davacı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. Bu itibarla, taraf markaları arasında emtia benzerliğinin gerçekleştiği 35.sınıf yukarıda sayılan hizmetler yönünden SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunması nedeniyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 11/07/2023 gün ve 2022/160 Esas - 2023/78 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın kısmen KABULÜ ile TÜRKPATENT YİDK'nin 07/03/2022 tarih, 2022-M-2880 sayılı kararının, 35. sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri." yönünden KISMEN İPTALİNE, 3- Dava konusu 2021/07086 sayılı markanın, kapsamındaki 35. sınıf "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri." yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, 4- Fazlaya ilişkin talebin reddine, 5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 165,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 310,00-TL tebligat ve posta giderleri, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı 4.644,90-TL yargılama giderinin, davanın kabul/ret oranı 1/2 kabul edilerek belirlenen 2322,45 TL'lik kısmına, 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 2483,85-TL'nin, davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 11-Davacıdan peşin olarak alınan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2026 BaşkanÜyeÜyeKatip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.