Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin, inşaat malzemeleri sınıfındaki marka benzerliğine dayalı hükümsüzlük ve kurum kararı iptali davasının istinaf incelemesi kararı.
Özet: Davacı, davalı şirketin ‘...’ ibareli marka tescil başvurusuna, kendi ‘...’ ve ‘...’ markalarıyla karıştırılma ihtimali ve kötüniyet iddiasıyla yaptığı itirazın YIDK tarafından reddedilmesi üzerine, bu kararın iptali ve davalı markasının belirli inşaat ve yapı malzemeleri malları açısından kısmen hükümsüz kılınması talebiyle dava açmış; davalı şirket ise müktesep hakları ve ‘...’ ifadesinin jenerikliği ile itirazları savunurken, ilk derece mahkemesi, davalı başvurusu ve davacı markasının kapsamındaki mallar arasında aynı ve benzer türde mal bulunması gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne hükmetmiş, davalılar da bu kararı istinaf etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2024/1081 - 2026/1143
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1081
KARAR NO : 2026/1143
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/02/2024
NUMARASI : 2022/15 E. - 2024/32 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/02/2024 Tarih ve 2022/15 Esas - 2024/32 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının 19. Sınıfta "..." ibaresi için tescil talebinde bulunduğunu, müvekkilinin mesnet "..." ve "..." markaları ile yaptığı itirazın reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, markalarda ... ibaresinin asli ve ayırt edici unsur olduğunu, başvuru kapsamının müvekkilinin markasındaki malları birebir içerdiğini, ... ibaresinin zayıf olmadığını, davalının kazanılmış hakkının bulunmadığını, davalının müvekkilinin sektörel anlamda tanınmışlığından faydalanmak adına markasının birebir aynısının tescil ettirilmek istenmesinin kötüniyeti gösterdiğini ileri sürerek 2021-M-9811 sayılı YİDK kararının iptali ve 2020/28681 başvuru numaralı “ ...” ibareli markanın, 19. Sınıf içerisinde yer alan "Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler, yapı elemanları" açısından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin 2001 yılında kurulmuş 2004 yılında ise halihazırdaki unvanı olan ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanını aldığını, 2004/23077 tescil numaralı 19. Sınıfta ...+şekil markasının bulunduğunu, 2014/61044 tescil numaralı 19. Sınıfta ''...'' markasının bulunduğunu, tamamının 19. Sınıfta kayıtlı markaların seri marka olduğunu, “... ” markası yönünden müvekkilinin müktesep hak sahibi olduğunu, ... ifadesinin oldukça yaygın kullanıma sahip jenerik bir ifade olduğunu, müvekkilinin 2004 yılından itibaren “...” markasını çekişmesiz ve aralıksız olarak kullandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının başvurusundaki “Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları” ile davacının 2013/ 32920 tescil numaralı markasında yer alan “İnşaat, yol yapımı, tamirat, kaplama amaçlarıyla kullanılan kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, alçı gibi malzemeler.Beton, alçı, toprak, kil, doğal ve yapay taş, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı / inşaat / yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler, yapı elemanları, taşınabilir bu malzemelerden yapılar, direkler, bariyerler (ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler dahil).Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri.Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller.Tabaka veya şerit halinde tabii veya sentetik yüzey kaplamaları, ısı ile yapıştırılabilen sentetik kaplamalar; çatılar için ziftli kartonlar; ziftli kaplamalar.İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları.Akvaryum kumları” mallarının aynı, aynı tür olduğu, davalının tescili kapsamında kalan “Seramikten ve granit seramikten mamül; karoseramik, granit seramik, zemin ve duvar kaplamaları için fayanslar” mallarının da inşaat malzemelerinden olduğu; seramikler yapılış itibarı ile hem zemin hem de duvar kaplamalarında uygulanabildiği, bunun da tescil kapsamında yüzey kaplamalarından olduğu, fayansın ise sadece iç mekan ( banyo, mutfak, ofis, işyeri) duvar kaplamasında kullanıldığı; dolayısıyla bu malların da benzer nitelikteki emtiadan olduğu; davacının 2000/25577 tescil numaralı markasında yer alan “her nevi granit” emtiası yönünden de; granitler mutfak tezgahlarında, yer kaplamalarında, duvar kaplamalarında, banyodaki lavabolarda, dış cephe kaplamasında, heykel yapımında, anıt yapımında, masa ve sehpa yapımlarında, bahçe taşlarında, dekorasyon süslemelerinde ve inşaat alanında geniş çaplı bir şekilde kullanıma sahip olduğu, dolayısıyla tescil kapsamındaki “yüzey kaplamaları”, “beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller” ve “inşaat malzemeleri, yapı malzemeleri vb” emtialarla aynı tür, benzer nitelikli emtia olduğu, şu hâlde, SMK'nın 6/1. maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan birinin belirtili emtia yönünden gerçekleştiği, davalının markasının altıgen şeklin içerisinde karakteristik şekilde oluşturulmuş “...” ibaresinin konumlandırıldığı, altıgenin sağ tarafında ise büyük ve kalın punto ile “...” hemen altında ise “...” ibaresinden oluştuğu, davalının başvurusunda yer alan “... ...” eklerinin 19. Sınıfta bulunan emtiayı nitelediğinden ayırt ediciliğinin bulunmadığı, "..." ibaresinin markada esas unsur olarak yer aldığı, davacının mesnet markalarından "..." ibareli markasının beyaz zemin üzerine düz yazı şeklinde oluştuğu, diğer markasının ise; "..." olduğu, taraf markalarının ilk hecelerinin “...” olması, devamında yer alan ibarelerin 19. Sınıftaki emtia yönünden ayırt ediciliğinin bulunmaması karşısında ibarelerin söyleniş tarzları, kulakta bıraktıkları tını, ses uyumları, vurguları bakımından taraf markaları arasında işitsel anlamda benzerlik olduğu; markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma/benzerlik ihtimali bulunduğu, davacının “...” esas ibareli markalarının tescilli olduğu 19. sınıfta tanınmış olduğu ya da kullanım sonucunda yüksek bilinirlik elde ettiği yönünde bir kanaate varılamadığı, davalı tarafça başvuru konusu marka yönünden, önceki 2004/23077 tescil numaralı 19. Sınıfta “Kaldırım, bordür, parke taşları.” mallarında tescilli ''...+şekil'' markası ile 2014/61044 tescil numaralı 19. Sınıfta “Kaldırım, bordür, parke taşları”nda tescilli ''...'' markalarından kaynaklı müktesep hakkı olduğunu ileri sürmüş ise de, başvuru markasının önceki markalardan uzaklaştığı, marka işaretlerinin farklı olduğu ve emtiada genişleme bulunduğu için başvuru markasına müktesep hak oluşturmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüyle, 2021-M-9811 sayılı YİDK kararının iptaline, taleple bağlı kalınmak suretiyle 2020/28681 başvuru numaralı “ ...” ibareli markanın 19. Sınıf içerisinde yer alan "Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler, yapı elemanları" açısından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin müktesep hak sahibi olduğunu, müvekkilinin kurulduğu ilk günden beri ... markasını kullandığını, markanın asli unsurunun muhafaza edildiğini, kararda yer alan aksi yöndeki tespitlerin de hukuka aykırı bulunduğunu, bunun yanı sıra markalar arasında 6/1 madde anlamında bir benzerlikten de bahsedilemeyeceğini, ... ifadesinin jenerik bir ifade olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, “...” ibaresinin günlük hayatta sıklıkla kullanılan bir kelime olup, günlük dile yerleşmiş, herkesçe anlamı bilinen ve ayırt ediciliği düşük bir kelime olduğunu, davacı tarafından yaratılmış, fantezi bir ibare olmadığını, SMK m. 6/1 anlamında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1-Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli marka başvurusu ile "..." ve "..." ibareli itiraza mesnet tescilli markalar arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, dava konusu marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden, karşı tarafın tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile mesnet marka arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, SMK’nın 6/5. maddesindeki koşulların bulunmadığı, davalı tarafın önceki markalarından kaynaklı olarak müktesep hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Ancak mahkemece, "Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına" karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira, harçlar, özel ve tüzel kişilerin, özel çıkarlarına ilişkin olarak kamu kuruluşlarının hizmetlerinden yararlanmaları karşılığında yaptıkları ödemelerdir (07.12.1964 gün ve 3/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, RG.12.12.1964, sayı:11880, Kuru, Baki, s:5305).
Bir davada alınacak harçlar ve oranları (yargı harçları), 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda ve bu Kanun'a bağlı 1 sayılı Tarife'de gösterilmiştir. Her davanın başlangıcında taraflardan, başvurma harcı ve karar ve ilam harcı olmak üzere iki tür harç alınır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun "Maktu harçlarda ödeme zamanı" başlıklı 27. maddesinde; "(1) sayılı tarifede yazılı maktu harçlar ilgili bulunduğu işlemin yapılmasından önce peşin olarak ödenir. Mahiyetleri icabı işin sonunda hesap edilip alınması gerekenler, harç alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenir. Harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, mütaakıp muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam olunur". hükmü, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun Mükerrer Madde 138/2. maddesinde de; "Her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan maktu harçlar (Maktu ve nispi harçların asgari ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil), o yıl için tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılır". hükmü bulunmaktadır.
Başvurma harcı, dava açılırken peşin olarak ödenmesi gereken maktu bir harç olup, dava açılırken başlangıçta ödenen bu harcın, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27/1. maddesi uyarınca, başvuru işleminin yapılmasına ilişkin bulunması, diğer bir deyişle ilgili bulunduğu işlemin, dava açarken başvuru işleminin yapılması ile tamamlanmış olması nedeniyle sonradan yeniden değerleme oranına göre arttırılamayacağı tabiidir.
Karar ve ilam harcı, nispi ve maktu karar ve ilam harcı olmak üzere iki çeşit olup, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde, hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden nispi olarak karar ve ilam harcı alınır. Nispi harçlarda ödeme zamanını düzenleyen Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi uyarınca, karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Peşin olarak ödenecek bu dörtte bir karar ve ilam harcı, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden hesaplanır. Yargılama sırasında dava değerinin daha fazla olduğu tespit edilirse eksik karar ve ilam harcı tamamlattırılır (Harçlar Kanunu m.16/4, 30).
İlk derece mahkemesince mülkiyet hakkının ihlali görülen harç ise, davanın başlangıcında davacıdan alınan maktu karar ve ilam harcıdır.
Nispi karar ve ilam harcına tabi davalar dışındaki hallerde veya davanın reddine karar verilmesi halinde, alınması gereken karar ve ilam harcı, maktudur. Maktu harca tabi davalarda karar ve ilam harcının tamamı, dava açarken peşin olarak ödenir.
Ancak başvuru harcından farklı olarak maktu karar ve ilam harcında, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27/1. maddesi uyarınca, "ilgili bulunduğu işlem", diğer bir deyişle dış dünyada değişiklik yaratan, taraflarca infaza konulabilecek şey, mahkemece verilen "karardır". Dolayısıyla maktu karar ve ilam harcının alınma zamanı da esasen mahkemece verilen karar tarihidir. Zira maktu harcın hangi taraftan alınacağı ya da başlangıçta nispi harca tabi bir davada, sonradan davanın reddine karar verilip verilmeyeceği de ancak karar tarihi itibariyle belli olmaktadır. O halde maktu karar ve ilam harcı, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27/1. maddesinde belirtilen "mahiyetleri icabı işin sonunda hesap edilip alınması gerekenler" türünden bir harçtır.
Nitekim 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı 1 sayılı Tarife'nin, maktu karar ve ilam harcını düzenleyen A/III-2. maddesinde, her bir karar türüne göre alınması gereken harç miktarı ayrı ayrı belirtilirken, her bir karar türü için maddede yer alan "kararlar" ibarelerinden, yukarıda açıklandığı üzere, bir davada verilecek kararın ne olacağının, ancak karar tarihi itibariyle ortaya çıkabileceği, yine tarafların ellerinde ancak mahkemece bir karar verilmesi halinde yararlanabilecekleri, infazı mümkün bir belge bulunabileceği maddi gerçeğinden hareketle, maktu karar ve ilam harçlarının da karar tarihi itibariyle hesap edilip alınması gerektiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, dava açarken başlangıçta ödenen maktu karar ve ilam harcının, sonradan yürürlüğe giren tarife ile artırılması halinde, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27/1. maddesi ve Mükerrer Madde 138/2 hükümleri uyarınca, eksik tutarın ilgilisine tamamlattırılması gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru değildir.
Kaldı ki kamu düzenine ilişkin olan karar ve ilam harcının, karar tarihine göre belirlenmesi gerektiği, aynı mahkeme tarafından aynı yönde verilen bir kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/11/2024 tarih ve 2024/3186 Esas, 2024/8189 Karar sayılı kararı ile "yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğu" gerekçesiyle doğru görülmeyip, düzeltilerek onanması suretiyle de tespit edilmiş olup, Dairemizin uygulaması da bu yöndedir.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Her ne kadar ilk derece mahkemesi kararı, sadece davalılar tarafından istinaf edilmiş ise de yargılama harçları kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, harçlar konusunda kazanılmış haktan söz edilemeyeceği ise tabiidir (Yargıtay 5. HD.'nin 22/01/1982 tarih ve 12534/240).
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/02/2024 gün ve 2022/15 Esas - 2024/32 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın KABULÜ ile, 2021-M-9811 sayılı YİDK kararının İPTALİNE,
4-Taleple bağlı kalınmak suretiyle 2020/28681 başvuru numaralı “...” ibareli markanın 19. Sınıf içerisinde yer alan "Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler, yapı elemanları " emtiası açısından KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve sicilden terkin edilmesine,
5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 5.250,00-TL bilirkişi ücreti, 237,50-TL tebligat ve posta masrafı toplamından oluşan 5.487,50-TL yargılama giderine 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 5.648,90-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
10-Davalılardan peşin olarak alınan 427,60'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,
11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.