Yetersiz ve çelişkili delillere dayanarak verilen hakaret mahkumiyetinin, şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delil eksikliği nedeniyle Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Bir sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi sonrasında yapılan temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin tebligat usulsüzlüğü nedeniyle eski hale getirme ve temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edildikten sonra, sanığın aşamalarda suçu kabul etmemesi, olay tutanağında ve katılanların kolluk beyanlarında hakaret anlatımı olmaması, tanıkların bilgi ve görgülerinin bulunmaması karşısında, katılanların kovuşturma aşamasındaki çelişkili beyanları dışındaki delillerin sanığın hakaret suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli bulunmadığı anlaşıldığından beraati yerine yetersiz gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu tespit edilerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına hükmedilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2025/11569 E.  ,  2026/12474 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2211 E., 2020/996 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde;
Yokluğunda verilen kararın sanığa gönderilmesi için çıkarılan tebligat parçası üzerinde tebliğ memurunun imzasının bulunmaması nedeniyle yapılan tebligat işlemi usulsüz olduğundan, sanık müdafiinin eski hale getirme ve temyiz başvurusunun yasal süresinde gerçekleştirildiği kabul edilmiştir.
Temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığa yapılan tebligatın usulüne aykırı olduğuna, katılanların 01.07.2017 tarihli beyanlarında müvekkilinin kendilerine hakaret etmediğini açıkça beyan ettiklerine, sanığın hakaret ettiğini ispat edecek beyan bulunmadığına, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, olay tutanağında ve katılanların kolluk beyanlarında sanığın hakaret ettiğine ilişkin herhangi bir anlatımın bulunmaması, tanıkların sanığın iddia olunan hakaret eylemine yönelik bilgi ve görgülerinin olmaması karşısında; katılanların kovuşturma aşamasındaki sanığın kendilerine hakaret ettiğine yönelik çelişkili beyanları dışında ve dosya kapsamında sanığın hakaret suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığının anlaşılması nedeniyle beraati yerine, yetersiz gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Kozan 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2026 tarihinde karar verildi.