Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda bozma sonrası verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi dolduğu için bozarak kamu davasının düşmesine karar verdi.
Özet: Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay, hırsızlık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını, sanık hakkında uygulanan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan 31.12.2015 tarihli mahkûmiyet kararından bozma sonrası verilen 09.12.2025 tarihli ikinci karara kadar dolmuş olmasına rağmen yerel mahkemece düşme kararı verilmemesi nedeniyle bozmuş ve yeniden yargılama gerekmeksizin kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar vermiştir.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : 2024/362 E., 2025/896 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : Hümün açıklanmasının geri bırakılmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama12.03.2024 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca 01.06.2024 ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların kanun yolu denetiminin istinaf yolu olduğu anlaşılmakla birlikte, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki düzenleme dikkate alındığında, sanık hakkında verilen kararın daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi nedeniyle Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın temyiz yoluna tabi olduğu, yapılan ön inceleme neticesinde; temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sanığın hırsızlık suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b. maddesi uyarınca öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 31.12.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, ikinci karar tarihi olan 09.12.2025 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden düşme kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.