Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığı suçlarında Bölge Adliye Mahkemesinin usul hatasının düzeltilerek esas yönünden onanması kararı.
Özet: Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarının temyiz incelemesinde, bölge adliye mahkemesinin önceki hükmü usulen kaldırmadan doğrudan yeni hüküm kurması usul hatası olarak tespit edilmiş, ancak bu eksiklik Yargıtay tarafından kararın başına ilgili kaldırma ibaresi eklenerek giderildikten sonra, sanık müdafilerinin suçun unsurlarının oluşmadığı, delil yetersizliği ve uzlaşma gibi diğer temyiz sebepleri esastan reddedilerek, hükümler düzeltilmek suretiyle onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2026/3064 E.  ,  2026/8235 K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2666 E., 2025/3108 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "suçun unsurlarının oluşmadığına, somut delil bulunmadığına, uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; "sanığın suç işleme kastının olmadığına, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun uzlaşmaya tabi olduğuna"; suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, "suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar müdafileri ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak;
Dairemizin 27.05.2025 tarihli ve 2023/15212 Esas ve 2025/10071 Karar sayılı ilâmı uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilerek, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca dosyanın yeniden hüküm kurulmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin farklı bir hüküm kuracağı durumlarda, İlk Derece Mahkemesinin hükmünün kaldırılarak yeniden hüküm kurulması sureti ile karara bağlanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde doğrudan yeni hükümler kurması suretiyle karar tarihinde yürürlükte olan 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği hüküm fıkrasının başına; "5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi gereğince, istinafa konu hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarına ilişkin Manisa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/62 Karar sayılı HÜKÜMLERİN KALDIRILMASINA," ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun bulunan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Manisa 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.