Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucu verilen kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, davacının aracı sıkıştırıldığı için yoldan çıkarak kaldırıma vurduğunu iddia ettiği bir trafik kazası sonucu oluşan maddi hasar (onarım, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli) talebini ele almaktadır; İlk Derece Mahkemesi, davacı şoförün takip mesafesini korumadığı ve kontrolsüz manevra yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermişken, davacı vekili bu karara itiraz ederek kazanın davalı sürücünün ani fren yapması nedeniyle tamamen davalının kusurundan kaynaklandığını ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu belirterek taleplerinin kabulünü istemiş, davalı ise ilk derece mahkemesi kararının ve bilirkişi raporunun doğru olduğunu savunarak istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.

T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13.HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARIİNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: DENİZLİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİDAVA: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: 14/07/2026KARAR YAZIM TARİHİ: 17/07/2026Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... tarihinde müvekkili şirket adına kayıtlı dava dışı sürücü ... idaresindeki .... plakalı araç ile davalılardan .... adına kayıtlı .... plakalı aracın müvekkiline ait aracı sıkıştırması üzerine yoldan çıkıp kaldırıma çıkması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkili şirket araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı yanın kusuru ile sebep olduğu onarım bedelinden hem kendisi hem de sigorta şirketi olan .... AŞ'nin sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu dönüş alınamadığını beyanla ileride arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL onarım bedeli ve 1.00,00 TL değer kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyen faizi ile tahsilini, 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı Nuren'den tahsilini talep etmiştir.DAVALI CEVABININ ÖZETİ:Davalı ....vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu ve kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafça sunulan trafik kazası tespit tutanağında da davacının tek taraflı olarak kaza geçirdiğinin görüldüğünü ve müvekkiline yöneltilen husumeti kabul etmediklerini, davacının asli ve tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği tek taraflı iş bu kazada müvekkilinin aracının hiçbir şekilde ilgisinin bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.Davalı .... AŞ vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığından başvuran tarafa ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin hasar tutarının KDV'sine ilişkin bir sorumluluğunun bulunmadığını, Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.DELİLLER :Trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, hasar dosyası, bilirkişi raporu, nüfus kayıtları, tüm dosya kapsamı.İDM KARARININ ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda; .... plakalı otomobil sürücüsü ... ın seyri sırasında ön ilerisinde doğru seyrini sürdüren araca takip mesafesini korumadan mevcut hızıyla gereğinden fazla yaklaşması neticesinde çarpmadan kaçınmak adına kontrolsüzce sağa manevra yaparak yaya kaldırımı üzerine çıkmasıyla kural ihlali yaptığını, davalı .... plakalı araç sürücüsünün idaresindeki otomobiliyle bölünmüş yolda kendi yönünde doğru seyrini sürdürüyor olması ve görüntü kaydına göre arkadan gelen aracı tehlikeye düşürmeye veya sıkıştırmaya yönelik şerit değişikliği yaptığına dair bir durumun görülmemesi nedeniyle kazanın oluşumuna yönelik kural ihlalinin bulunmadığının değerlendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu kazanın davalı adına kayıtlı ....plakalı araç sürücüsünün tam kusuru sebebiyle meydana gelmiş olup müvekkili şirket araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği gibi müvekkiline ait araç ile davalı yana ait aracın aynı şeritte arkalı önlü seyrettiğini, davalı yan seyir yönünü değiştirip değiştirmeyeceği yönünde herhangi bir ibare belirtmeden aniden yavaşladığını, müvekkiline ait araç sürücüsünün de manevra yapmak durumunda kalarak kaldırıma çıktığını, müvekkiline ait aracın hızının yüksek olduğundan bahsedilemeyeceğini, ilk derece mahkemesince alınan raporun kendi içerisinde dahi çelişmekte iken itirazlarını giderecek şekilde yeni bir rapor alınmamasının hatalı olduğunu beyanla davanın kabulünü istemiştir.İSTİNAFA CEVAP : Davalı ....vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince aldırılan raporda kusur yönünden varılan sonucun doğru ve yerinde olduğunu, davacının ileri sürdüğü raporun kendi içerisinde çeliştiği, raporda sıkıştırma hususuna değinildiği ifadelerinin yersiz ve mesnetsiz olduğunu beyanla davacı tarafın istinaf başvurusunun reddini istemiştir.G E R E K Ç EUyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araç değer kaybı, onarım bedeli ve araç mahrumiyet bedeli isteğine ilişkindir.Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.Davacı şirket vekili, davalıların maliki ve sürücüsü ile trafik sigortacısı olduğu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu aracının hasarlandığını ileri sürerek aracında oluşan değer kaybı bedeli, onarım bedeli ile aracın serviste bulunduğu sırada oluşan araç mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;Sürücü .... sevk ve idaresindeki .... plakalı aracı ile sağ şeritte seyir halindeyken ...sokak kavşağına geldiği esnada öne seyreden araca çarpmamak için yoldan çıkıp kaldırıma çıkması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.Trafik kaza tespit tutanağının incelenmesinden bu kazanın oluşumunda .... plakalı araç sürücüsü ... ın 2918 sayılı KTK'nın 52/1-A (Aracın hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken yaya geçitlerine yaklaşırken azaltmamak) kuralını ihlal ettiği görüş ve kanaatinin bildirildiği, davalı sürücüye kusur izafe edilmediği, sigorta eksperi bilirkişi .... ile trafik bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda ise özetle; ... plakalı otomobil sürücüsü ... ın yerleşim yeri içerisindeki bölünmüş yol üzerinde seyri sırasında ön ilerisinde doğru seyrini sürdüren araca takip mesafesini korumadan mevcut hızıyla gereğinden fazla yaklaşması neticesinde çarpmadan kaçınmak adına kontrolsüzce sağa manevra yaparak yaya kaldırımı üzerine çıkmasıyla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama başlıklı Madde:56/1-C (Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.) sayılan kuralı ihlal ettiği, davalı 20 PL 245 plakalı araç sürücüsünün ise idaresindeki otomobiliyle bölünmüş yolda kendi yönünde doğru seyrini sürdürüyor olması ve görüntü kaydına göre arkadan gelen aracı tehlikeye düşürmeye veya sıkıştırmaya yönelik şerit değişikliği yaptığına dair bir durumun görülmemesi göz önüne alınarak, kazanın oluşumuna yönelik kural ihlalinin bulunmadığı, dosyaya konu olan kaza neticesinde .... plaka sayılı araçta bu kazadan dolayı Madde:56/1-C asli kusurlu olduğundan hasar bedeli, değer kaybı bedeli, araç mahrumiyet bedelinin bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince trafik bilirkişiden alınan kusur raporunun olay anına ilişkin görüntülerin yer aldığı CD'nin izlenerek düzenlenmiş olduğu, davalı sürücü yönetimindeki aracın bölünmüş yolda kendi yönünde doğru seyrini sürdürdüğü ve görüntü kaydına göre arkadan gelen aracı tehlikeye düşürmeye veya sıkıştırmaya yönelik şerit değişikliği yaptığına dair bir durumun görülmediği, davacıya ait araç sürücüsünün ise bölünmüş yol üzerinde seyri sırasında ön ilerisine doğru seyrini sürdüren araca takip mesafesini korumadan mevcut hızıyla gereğinden fazla yaklaşması sonucu trafiğin akışı itibariyle herhangi bir şerit değişikliği yapmayan araca çarpmamak için kendi hatası nedeniyle kaldırıma çıkarak aracın zarar görmesine yol açtığının anlaşılması karşısında, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde atfı kabil kusuru bulunmadığı, davacıya ait aracın sürücüsünün takip mesafesini korumaması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.Bu itibarla ilk derece mahkemesince kusur değerlendirmesinin isabetli olduğu sonucuna ulaşılmış, davacı vekilinin kusur raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştirHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 269,85 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 462,15 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazineye verilmesine,3-Yapılan istinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nın 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 14/07/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.