Hırsızlık suçundan sanık müdafiinin delil yetersizliği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi iddialarına rağmen mahkumiyet kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan mahkumiyet alan sanığın, ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine temyiz yoluna başvurmasıyla, Yargıtay, sanık müdafiinin müvekkilinin suçluluğuna dair somut delil yetersizliği, tanık beyanlarındaki belirsizlik ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gibi itirazlarını değerlendirmiştir. Yapılan incelemede, sanığın kapüşon takarak eylemini gerçekleştirmesinin nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu ve bölge adliye mahkemesi kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak, sanık müdafiinin temyiz istemi esastan reddedilmiş ve yerel mahkeme hükmünün onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1286 E., 2023/2415 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "eve giren kişinin sanık olup olmadığı konusunda net bir tanık ifadesi bulunmamasına rağmen, sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiğine, sanığın atılı hırsızlık suçunu işlediğine dair dosya içinde somut bir delil bulunmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve değer azlığına ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dosya kapsamına göre sanığın eylemini kapüşon takarak gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-f-h maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 142/2-h maddesi uyarınca hüküm kurulması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Adana 28. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.