İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin tescilsiz endüstriyel tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiasıyla açılan maddi manevi tazminat davasında, koruma süresinin dolması gerekçesiyle reddedilen ilk derece kararının istinaf incelemesi sonucunda verilen hükmü.
Özet: Bu hukuki metin, davacının tescilsiz endüstriyel tasarımına davalılar tarafından tecavüz edildiği ve haksız rekabet oluşturulduğu iddiasıyla açtığı maddi ve manevi tazminat talepli davanın, ilk derece mahkemesince tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfının bulunmadığı, piyasada yaygın kullanıldığı ve 3 yıllık yasal koruma süresinin dava tarihi itibarıyla dolduğu gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, davacının bu kararı tasarımın özgün olduğu ve bilirkişi raporu ile mahkeme değerlendirmelerinin hatalı olduğu yönündeki itirazlarla istinafa taşımasını özetlemektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: 2024/846 KARAR NO: 2026/988İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ: 31/01/2024NUMARASI: 2022/81 E. - 2024/30 K.DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıların müvekkilinin Endüstriyel Tasarım hakkına tecavüzde bulunduğunu, bu tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, belirsiz alacak davası hükümlerine göre alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde talebini arttırmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın, 100 TL itibar tazminatının ve 20.000 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 15.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ürünlerin üretim ve satışının durdurulması ile görüldüğü yerde toplatılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini muhakeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Açılan davanın ve tedbir isteminin ayrı ayrı REDDİNE," karar verilmiştir.İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; ... firması olarak yıllardır tekstil sektöründe olduğunu ve Türkiye'de ilk kez kendisi tarafından tasarlanıp 2016 yılından beri internette satılan "..." isimli ürünün artık kendisiyle özdeşleşen bir "imza tasarım" haline geldiğini, tescilsiz tasarımların hem Sınai Mülkiyet Kanunu hem de Türk Ticaret Kanunu'ndaki haksız rekabet hükümleri uyarınca kümülatif olarak korunması gerektiğini, bilirkişi raporlarında davalıların ürünlerinin kendi tasarımıyla iltibas yaratacak kadar benzer olduğunun kabul edilmesine rağmen davanın reddedilmesinin büyük bir çelişki olduğunu, davalıların kolaya kaçıp kendi emeğinden ve müşteri çevresinden haksız kazanç sağlamak amacıyla bu taklitleri sattığını, yerel mahkemenin ve bilirkişilerin tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı yönündeki görüşlerinin hatalı olduğunu, raporda kıyaslanan kaban ve trençkot gibi görsellerin kendi scuba ceketiyle benzer bile olmadığını, kanuna göre bir tasarımın yeni sayılmaması için birebir aynısının daha önceden dünyada sunulmuş olması gerektiğini ancak kendi ürününün kumaşından kemer detayına kadar her şeyiyle farklılık arz ettiğini, mahkemenin üretim için zorunlu olan yaka veya kol gibi unsurları ayırt edicilikte kriter alarak hata yaptığını, raporlardaki çelişkileri gidermeden karar verdiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Gerekçe ve Sonuç:Dava, tescilsiz tasarım hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ve maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkiline ait tasarımın davalılar tarafından taklit edilerek üretildiğini ve satıldığını, bu suretle tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturulduğunu ileri sürerek; tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile belirsiz alacak kapsamında şimdilik 1.000 TL maddi tazminat, 100 TL itibar tazminatı ve 20.000 TL manevi tazminatın 15.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.07.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda; taraflara ait tasarımların birbirleri ile iltibas oluşturacak derecede benzer olduğu, davacıya ait tasarımın kamuya ilk sunum tarihinin 23.03.2016 olduğu, ancak tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadığı, piyasada yaygın kullanılan ve harcı alem nitelikte bir tasarım olduğu, davacı tasarımında yer alan “...” unsurunun tasarıma ayırt edici bir nitelik kazandırmadığı, bu unsurun karakteristik bir özellik taşımadığı ve tasarımın başka firmalarca kullanılan ürünlerle de benzerlik gösterdiği, SMK’nın 69/2 maddesi uyarınca tescilsiz tasarımlar için öngörülen 3 yıllık koruma süresinin 23.03.2019 tarihinde sona erdiği, dolayısıyla dava tarihi itibariyle tasarımın koruma süresi dışında kaldığı bildirilmiştir. Mahkemece, tescilsiz tasarım için öngörülen 3 yıllık koruma süresinin dava tarihinden önce dolduğu, bu nedenle tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafa başvurmuştur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 69/2. maddesi uyarınca, tescilsiz tasarımlar, tasarımın Türkiye’de ilk kez kamuya sunulduğu tarihten itibaren üç yıl süre ile korunur. Somut olayda, davacıya ait olduğu ileri sürülen tasarımın kamuya ilk sunum tarihinin 23.03.2016 olduğu anlaşılmakla birlikte, bu tarihten itibaren üç yıllık koruma süresinin 23.03.2019 tarihinde sona erdiği, dava tarihi itibariyle davacının tescilsiz tasarım korumasından yararlanabilmesi için gerekli koşulların mevcut olmadığı anlaşılmıştır.Diğer yandan dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, taraflara ait tasarımların benzer olduğu tespit edilmiş ise de, davacı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadığı, piyasada yaygın kullanılan ve harcı alem nitelikte olduğu, tasarımda yer alan kemer unsurunun ayırt edici bir karakter kazandırmadığı belirlenmiştir. Bu durumda tasarımın korunabilirlik şartlarını taşımadığı ve tasarım hakkına tecavüz iddiasının kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabetin varlığından söz edilebilmesi için, taraflara ait tasarımlar arasındaki benzerlik tek başına yeterli olmayıp, tasarımın davacı ile özdeşleşmiş olması, piyasada ayırt edici nitelik kazanarak işletmesel kaynak göstergesi haline gelmesi gerekmektedir. Somut olayda davacı tarafından tasarımın bu şekilde ayırt edici nitelik kazandığı ve kendisi ile özdeşleştiği hususları somut ve inandırıcı delillerle ispatlanamamıştır. Bu nedenle koruma kapsamında olmayan tescilsiz tasarımın benzerinin üretilmesinin haksız rekabet teşkil etmeyeceği kanaatine varılmıştır.Sonuç olarak, dosya kapsamında toplanan deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../01/2024 tarih ve 2022/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/06/2026