Yargıtay, nitelikli hırsızlık suçunda zorunlu müdafiinin yokluğunda verilen hükmün, savunma hakkı kısıtlandığı gerekçesiyle bozulmasına karar verdi.
Özet: Hırsızlık suçuna ilişkin ilk derece mahkemesi hükmünün istinaf incelemesinde esastan reddedilmesi üzerine temyiz edilen kararda, sanığın zorunlu müdafiinin duruşmada hazır bulundurulmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı, böylece hukuka aykırılık teşkil eden bu durumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 288. ve 294. maddelerine aykırılık oluşturduğu belirlenerek, hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili ilk derece mahkemesine tevdiine karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/4124 E.  ,  2026/8121 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/810 E., 2025/1219 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafinin temyiz istemlerinin "beraate" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen aynı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak,05.12.2024 tarihli duruşmada sanığa atanan zorunlu müdafii hazır bulundurulmaksızın karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle,5271 Sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Denizli 16. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.