Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyetini onarken, hakaret ve kasten yaralama suçlarında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verdi.
Özet: Yerel mahkemenin sanık hakkında verdiği görevi yaptırmamak için direnme, hakaret ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde, Yargıtay, görevi yaptırmamak için direnme suçuna dair hükmü yerel mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle onarken, hakaret ve kasten yaralama suçlarında eylemlerin işlendiği tarihten temyiz incelemesine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının dolması sebebiyle bu suçlardan verilen mahkumiyet hükümlerini bozarak kamu davalarını düşürmüştür.
4. Ceza Dairesi         2024/7224 E.  ,  2026/12386 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/154 E., 2024/277 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme
Yapılan ön incelemede; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret, görevi yaptırmamak için direnme ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyet hükümleri verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçları işlemediğine, vesaire ilişkindir.
III. GEREKÇE
A.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkındaki eylem 5237 sayılı Kanun'un 265/1-3-4 maddeleri kapsamında olduğundan zamanaşımının süresinin dolmadığı belirlenmiştir.
Sanık savunması, mağdurların ve katılanın beyanları, tanıkların anlatımları, adli muayene raporları, olay tuanakları ile tüm dosya kapsamından; sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
Sanığa yüklenen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış,
Sanığın, birden fazla kişi tarafından birlikte görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlemesine karşın 5237 sayılı Kanun'un 265/3. maddesi uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı ve tekerrüre esas alınan adli sicil kaydındaki ilama konu suçun suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan mala zarar verme suçunun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkrayla uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve üçüncü fıkrada yer alan "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin madde metninden çıkarılması nedeniyle uzlaştırma kapsamına alınması karşısında, sözü edilen suçtan mahkûmiyeti içeren ilâm yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında değerlendirilebileceği anlaşılmakla, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Hakaret ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 125/3-a ve 86/2-3-c maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve ve 67/4. maddeleri gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Suçun işlendiği kabul edilen 26.05.2014 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Hakaret ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2026 tarihinde karar verildi.