Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, MEB aracıyla yaşanan kazada yaralanan davacının bedensel ve manevi tazminat talepli davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bir yolcunun, 15/02/2023 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına ait bir araçla geçirdiği tek taraflı kaza sonucu kalıcı bedensel hasar, tedavi giderleri ve ek ders ücreti kaybı yaşadığını iddia ederek, Bakanlık ve sigorta şirketinden maddi ve manevi tazminat talep ettiği bu davada, davacı başlangıçta 1.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminat istemiş, davalı Bakanlık göreve itiraz edip kusursuz olduğunu ve aracın deprem görevi için kullanıldığını savunmuş, sigorta şirketi ise sorumluluğunun poliçe limitleri ve sigortalının kusuruyla sınırlı olduğunu belirtmiş olup, mahkemece ön inceleme sonrası deliller toplanarak dosya, kusur, maluliyet ve tazminat hesaplamaları için bilirkişilere sevk edilmiştir.

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/677 Esas - 2026/150

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/677 Esas
KARAR NO : 2026/150
..........x.....
........x.......x
.......x...x.......
...........x.......x
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/10/2024
KARAR TARİHİ : 24/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 15/02/2023 tarihinde müvekkili .......'ın yolcu olarak bulunduğu davalı ........ Bakanlığı'na ait ........ plakalı araç ile seyir halindeyken MEB personeli olan araç sürücüsünün yaptığı tek taraflı kaza ile aracın şarampole yuvarlandığını, müvekkilinin kazada yaralandığını, tedavi süreci geçirdiğini, tedaviye rağmen tam iyileşemeyerek kalıcı bedensel hasara uğradığını, ayrıca tedavi süresince ek ders ücreti kesintisi yapıldığını, tedavi giderine katlanmak zorunda kaldığını, bakıma ihtiyaç duyduğunu, davalıların işleten ve sigortacı sıfatıyla müvekkilinin uğradığı zararlardan sorumlu olduğunu, ayrıca tedavi süresince ve kalıcı bedensel özrü nedeniyle yaşam kalitesinin düştüğünü, manevi olarak zarara uğradığını, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce usulüne uygun başvuru yaptıklarını ancak ödeme yapılmadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın davalılardan kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini, 500.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle davalı MEB'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekiline maddi tazminat talebini HMK 31.maddesine göre açıklamak üzere tensip tutanağı ile kesin süre tayin edilmiş, davacı 21/11/2024 tarihli beyan dilekçesi ile talebini 300-TL ek ders ücretlendirme kesintisi, 300-TL bakım ücreti ve ödemeleri, 400-TL diğer masraflar olarak açıklamıştır.
Ön inceleme duruşmasının 2 numaralı ara kararı ile davacı vekiline 400-TL diğer masraflar şeklindeki talebini açıklamak üzere 2 haftalık kesin süre tayin edilmiş olup davacı vekili 11/03/2025 tarihli beyan dilekçesi ile bu talebinin bedensel hasar sebebiyle alınması zorunlu korse ve eczane masrafları şeklinde açıklamıştır.
CEVAP:
Davalı ..... Sigorta A.Ş cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde olduğunu, sigortalının kazadaki kusur durumunun davacıların maluliyetinin konusunda uzman bilirkişiler marifetiyle tespit edilerek tazminat hesabı yaptırılması gerektiğini savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ Bakanlığı vekili davaya cevabında özetle; mahkememizin görevine yönelik itirazda bulunmuş, davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir, mahkememiz aksi kanaatte ise davanın esasına ilişkin olarak, 06/02/2023 tarihinde ülkemizin 11 ilini etkileyen büyük bir deprem yaşandığını, davaya konu aracın bakanlık personelinin deprem bölgesinde çalışma yapmak üzere gönderildiğini, kazada bakanlığın kusurunun bulunmadığını, kazayla ilgili bakanlık içindeki yazışmaların devam ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
YAPILAN YARGILAMA DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE VE KANAAT:
Dava temelinde haksız fiile dayanmakta olup kaza neticesinde uğranılan cismani ve manevi zararın kazaya sebebiyet veren aracın sigortacısından ve işleteninden, tazminine ilişkindir.
Mahkememizce tensip tutanağı düzenlenmiş, davacının dava dilekçesinde bildirdiği deliller ilgili kurumlara müzekkere yazılmak suretiyle toplanmış, hasar dosyası, poliçe, davacının kaza sonrasına ait teşhis ve tedavi kayıtları celp edilerek dava dosyasına eklenmiş, SGK'dan kaza sonrası rücuya esas ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, gelen cevabi yazılar dava dosyasına eklenmiştir. Manevi tazminat talebine ilişkin olarak tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması kolluk marifetiyle yapılmıştır.
Taraf vekilleri ön inceleme duruşmasında hazır bulunmuş, dava ve cevap dilekçesindeki iddia ve savunmalarını tekrar etmiştir. Davacı tarafın dava açmadan önce usulüne uygun şekilde arabuluculuk yoluna başvurduğu, tarafların anlaşamadığına dair son tutanak aslının dosyaya ibraz edildiği, davanın 1 yıllık hak düşürücü süresi içinde içinde açıldığı, Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu, dava şartlarının sağlandığı, ilk itiraz bulunmadığı anlaşılmış, taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları tespit edilerek ön inceleme aşaması tamamlanmış, davanın esasına girilmiştir.
Dosya kusur, maluliyet tespiti ile maddi tazminat ve tedavi giderlerinin hesaplanması için konusunda uzman bilirkişilere verilmiştir.
Kusur bilirkişisi tarafından dosyaya sunulan raporda; kazanın tek taraflı olduğu, kazanın davalı MEB'e ait ........ plakalı otobüs sürücüsünün şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayetsizlik etmesi ile meydana geldiği, kaza saatinin 05:15 olduğu, sürücünün yorgun ve dalgın olarak araç kullanmasının kazada etken olduğu, araç sürücüsünün %80 oranında asli kusurlu olduğu, aracın şarampole yuvarlandığı gözetildiğinde kazanın meydana gelmesinde yolun yapımından ve bakımından sorumlu olan dava dışı kurum ve kuruluşların %20 oranında kusurlu olduğu, bu kurum ve kuruluşların araçların otoyoldan dışarı çıkmalarını engelleyecek mahiyetteki korkulukları yola yerleştirmekle yükümlü olduklarını, araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının kazada kusurunun bulunmadığı yönünde görüş ve tespit bildirilmiştir. Düzenlenen rapor kaza sonrası yetkili kolluk birimi tarafından düzenlenen kaza tutanağı ile ve soruşturma dosyasındaki belgelerle uyumludur.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenerek dosyaya sunulan rapora göre davacının %15 oranında kalıcı maluliyetinin bulunduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, tedavi süresince 2 ay bakıcı ihtiyacının bulunduğu tespit edilmiştir. Rapor "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre düzenlenmiştir. Düzenlenen rapor dosyaya müzekkere ile getirtilen teşhis ve tedavi kayıtları ile uyumludur.
Aktüer bilirkişi tarafından dosyaya sunulan raporda; MEB'den gelen cevabi yazılara göre davacının 2023 yılı Şubat-Mart-Nisan-Haziran aylarındaki ek ders saatleri ve MEB tarafından gönderilen ek ders ücret tarifesine göre davacının kazadan sonraki tedavi süresince toplam 213 saat ek dersten ve buna karşılık 12.872,10-TL ücretten mahrum kaldığı, maluliyet raporuna göre tedavi süresindeki 2 aylık bakıcı ihtiyacının kaza tarihindeki asgari ücret verilerine göre 20.016-TL olarak hesaplandığı yönünde görüş ve tespit bildirilmiştir.
Doktor bilirkişi tarafından dosyaya sunulan raporda; davacının zorunlu olarak katlanması gereken ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri, ilaç fark bedelleri, ortez giderler ve hasta katılım payları gözetildiğinde toplam 7.040,58-TL olarak hesaplamıştır.
Alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli bulunmuş, taraflara usulünce tebliği sağlanarak itiraz süresinin dolması beklenmiştir.
Davacının maddi tazminat talebi yoksun kalınan ek ders ücretleri, tedavi için katlanılan zararlar ve tedavi süresindeki bakım ihtiyacına ilişkindir. Davalı MEB haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olup, davacının uğradığı maddi zararların tümünden sorumludur. Davalı sigorta şirketi ise sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti kadar sorumludur. Bilirkişi tarafından hesaplanan tazminat tutarları dosyaya sunulu ZMMS poliçesi limiti dahilindedir. Gelinen aşamada davacının maddi tazminat talebi bilirkişi tarafından hesaplanan tutarlar yönünden sübut bulmuş, maddi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde KTK 88/1 maddesine dayanarak zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş olup, bu talebi mahkememizce haklı görülmüştür. Tarafların kusuruna göre kendi aralarında rücu hakkı saklıdır.
Dosya kapsamında davacıların müterafik kusuru bulunduğuna dair bilgi ve belge bulunmamasına göre bilirkişi marifetiyle hesaplanan tazminat tutarından takdiri indirime gidilmemiştir.
Manevi tazminat talebinin değerlendirilmesine gelince, Türk Borçlar Kanunu'nun ''Manevi tazminat'' başlıklı 56.maddesi hükmüne göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.''
Görüldüğü üzere yasa koyucu dava tarihindeki hal ve koşullara göre tazminat tutarını belirlemede hakime takdir yetkisi tanımıştır. Davaya konu kazada davacının %15 oranında kalıcı bedensel engele uğradığı, 9 aya kadar uzayabilecek tedavi süreci geçirdiği, bu sürenin 2 ayında başkasının bakım ve yardımına muhtaç olduğu bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiş olup, davacının bu kaza sebebiyle yaşam kalitesinin bozulduğu sabit olmakla manevi olarak zarara uğradığının kabulü gerekir. Diğer taraftan kaza tarihi 15/02/2023 olup davacının MEB personeli olduğu, 06/02/2023 tarihindeki 11 ili etkileyen deprem felaketi nedeniyle MEB tarafından görevli olarak deprem bölgesine gönderildiği, kazanın sabah saatinde meydana geldiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yaşanan deprem felaketi nedeniyle deprem bölgesine giden yollardaki trafik yoğunluğu, yardımların götürmenin aciliyeti hususları gözetildiğinde sürücünün bu olağan dışı şartlar altında yeterince dinlenme molası veremeyeceği değerlendirilmektedir. Ayrıca kaza yapan araç bakanlığın aracıdır. Tüm bu hususlar beraber gözetildiğinde 100.000-TL manevi tazminat ödenmesi somut olay için uygun görülmüş, manevi tazminat davasının kısmen kabul-kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.
Temerrüt faizine yönelik talebin değerlendirilmesine gelince, davalı MEB haksız hükümlere göre sorumlu olduğundan maddi ve manevi tazminat talebi yönünden kaza tarihinde temerrüde düşmüştür. Sigorta şirketi yönünden değerlendirme yapıldığında, dosyaya sunulu belgelere göre davacı taraf davalı taraf sigorta şirketine dava açılmadan evvel yazılı olarak başvuru yapmış ise de, bu dilekçenin davalıya tebliğ tarihi dosya kapsamıyla tespit edilemediğinden ve bu husustaki ispat yükü davacıda olduğundan davalı sigorta şirketinin dava tarihinde temerrüte düştüğünün kabulü gerekmiştir. Faiz türü olarak ise kazaya sebebiyet veren aracın idareye ait araç olduğu gözetilerek yasal faizde karar kılınmıştır.
Arabuluculuk ücretinin taraflara yüklenmesine gelince, dava yalnızca sigorta şirketi yönünden ticari mahiyette olup dava yığılması sebebiyle tüm davalılar yününden Mahkememizde görülmüştür. Arabuluculuk dava şartı yalnızca ticari davalar için getirilmiş olup davalı MEB yönünden dava şartı mahiyetinde değildir. Anılan gerekçe ile arabuluculuk ücreti yalnızca sigorta şirketine yüklenmiştir.
Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulü ile, toplamda 39.928,68-TL maddi tazminatın davalı ........ Bakanlığı'ndan kaza tarihinden (15/02/2023), davalı ..... Sigorta A.Ş'den dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
2-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 100.000-TL manevi tazminatın davalı ........ Bakanlığı'ndan kaza tarihinden (15/02/2023) işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,
3-Maddi tazminat yönünden alınması gerekli karar ve ilam harcı 2.727,53-TL olduğundan peşin ve ıslah harcı toplamı olan 2.411,17-TL harcın mahsubu ile bakiye 316,36-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
4-Manevi tazminat yönünden alınması gerekli karar ve ilam harcı 6.831,00-TL harcın davalı ........ Bakanlığı'ndan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
5-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.800,00-TL'nin kabul red oranına göre 984,58-TL'sinin davalı sigorta şirketinden, geri kalan 2.815,42-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
6-Davacı maddi tazminat yönünden duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 39.928,68-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı manevi tazminat yönünden duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ........ Bakanlığı'ndan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı ........ Bakanlığı manevi tazminat yönünden duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile işbu davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 2.899,57-TL harç toplamı ve 15.547,50-TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.447,07-TL yargılama giderinin red kabul oranına göre hesaplanan 4.779,63-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ........ Bakanlığı vekilinin yüzüne karşı, maddi tazminat yönünden miktar itibariyle kesin, manevi tazminat yönünden kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/02/2026