BAM kararıyla kaldırılan ticari satış sözleşmesinden kaynaklanan gizli ayıplı köşe koltuk takımı bedelinin iadesi talepli alacak davası ve bilirkişi raporu.
Özet: Davacı, davalıdan satın aldığı köşe koltuk takımında kullanım sonrası ortaya çıkan aşınma ve soyulmalar nedeniyle ürünü ayıplı bularak sözleşmeden dönme ve ödenen bedelin ticari faiziyle iadesini talep etmiş, davalı ise ayıbın süresinde bildirilmediğini savunurken, bilirkişi raporunda kusurların gizli ayıp niteliğinde olduğu, ürünün kalitesinden kaynaklandığı ve davacının ihbarının teslimattan uzun süre sonra yapılmasına rağmen şeklen geçerli olduğu tespit edilmiştir.

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/747 Esas - 2025/306
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/747 EsasKARAR NO : 2025/306 HAKİM : ....KATİP : ...DAVACI : ....VEKİLLERİ : Av. ... Av. ....DAVALI : ....VEKİLİ : Av....DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 29/04/2021KARAR TARİHİ : 15/05/2025KARAR YAZIM TARİHİ : 16/05/2025Mahkememizden verilen 16/06/2022 tarih ve 2021/270 esas 2022/447 karar sayılı kararı BAM 31. Hukuk Dairesi'nin 19/10/2023 tarih, 2023/73 esas 2023/1118 karar sayılı ilamıyla KALDIRILMASINA karar verilen ve mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin davalı iş yerinden 02.08.2019 düzenleme tarihli ... nolu fatura ile 15.000,00 TL bedelle özel Köşe Koltuk takımı satın aldığını ancak teslimatın 20.09.2020 tarihinde gerçekleştiğini, ürün kullanmaya başlandıktan kısa bir süre sonra ise minderlerinin kaplandığı deri yüzeyinde aşınmalar ve soyulmalar meydana geldiğini ,bunun sonucunca teslim alınan malın gizli ayıplı olduğunun anlaşıldığını, bu durumu davalıya yasal mevzuata uygun olarak tarafa gerekli bildirim ve ihbarları da süresinde yapan müvekkili davalıya durumu açıkça itiraz ettiğini müvekkil kendi imkanları ile kumaş örneklerini kargo vasıtası ile davalıya gönderdiğini, yapılan incelemede davalı tarafından ürünlerde bir hata bulunmadığını, ekstra ücret karşılığında ürünlerde değişim yapabileceklerinin iletildiğini bu durumda dahi ürünler arasında ton farkı olabileceği ,müvekkilinin yasadan kaynaklanan haklarını kullanmak için derhal bildirim yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen seçimlik haklarım kullanmaktan yoksun bırakıldığını, ürün onanmı için dahi ücret talep edildiğimin mağduriyetin giderilmesi için davalı şirketin resmi iletişim adresi olan ...@....com.tr adresine 14.01.2021 tarihinde taraflar arasında yapılan sözleşmeden dönüldüğünü, sözü edilen ürünü daha fazla ellerinde muhafaza edemeyeceklerini ve teslimine hazır olduklarını, şayet ürünün alınmaması durumunda yediemine teslim edileceğinin ihtar edildiğini, buna rağmen davalının bedel iadesinde bulunmadığı gibi teslimde almadığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, davalının ürün üzerindeki yıpranmaların olduğunu beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak sözleşmeden dönülmüş olmaları sebebi ile ödenen bedelin ticari faizi ile birlikte taraflarına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, dava konusu ürünlerin 21.09.2019 tarihinde kusursuz ve eksiksiz olarak davacıya teslim edildiğini, dolayısıyla davacının teslimden 1,5 yıl sonra ortaya atmış olduğu köşe takımının ayıplı olduğu iddiasının yerinde olmadığını,davacının iddia ettiğinin aksine koltuklar 20.09.2020 değil 2019 yılında tesliminin yapıldığını, davacının köşe takımının ayıplı olduğuna ilişkin dosyaya hiçbir delil sunamadığını, davacının gözden geçirme külfetini yerine getirmediğini,tarafların tacir olmaları sebebi ile türk ticaret kanunun hükümlerinin uygulanması gerektiğini,bu bağlamda tacirler arasında ki satışlarda satılanın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise 2 gün değilse teslim tarihinden sonra 8 gün içerisinde satılanın incelenmesi ve ayıplı olduğunun tespiti halinde ihbar edilmesi gerektiğini,satın alanının süresinde ihbar da bulunmaması halinde satılanı kabul ettiği anlamının ortaya çıktığını,müvekkiline süresinde yapılan ihbar bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu mailin tarihinin 14.01.2021 olduğunu, ihbarın şekil şartlarına uygun yapıldığı kabul dahiledilse 1,5 yıl sonra yapılmış olması sebebi ile süresinde olmadığını, malın ayıplı olduğunun ispat yükünün davacıya düştüğünü beyanla davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER : Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında mobilya işinden anlar hesap bilirkişisinden talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda özetle, "Somut olayda taraflar arasında yapılan sözleşme 02.08.2019 tarihinde kurulmuş olup davaya konu ürünler 21.09.2019 tarihinde teslim edilmiştir. Davacı tarafından ise davalıya yapılan ilk ihbar bildirimi 14.01.2021 tarihidir. Yapılan bildirimin şekli davalının resmi mail adresine yapılmış olması sebebi ile ihbarın şekil şartı bakımından geçerlidir. Keşif ile yapılan tespitte bu hali ile koltukların sonradan oluşan nedenlerden dolayı ayıplı olduğu aşikar olup, sonradan çıkması ve kullanıma kaynaklı oluşması ve basit muayene le anlaşılamayacak olması sebebi ile gizili ayıptır. Kullanıma bağlı olarak sadece vücudun temas ettiği yüzeylerin yıpranmış olması da üründe kullanılan kumaşın hatalı olmasından değil kalitesinden kaynaklanmaktadır. Üründe çıkan ayıp taraflar arasında kurulan sözleşmede belirtilen 2 yıllık garanti süresi içerisinde ortaya çıkmış olup alıcı tarafından satıcıya süresinde bildirilmiştir.Tarafların tacir olarak kabul edilmesi durumunda ise TTK da 8 günlük süre öngörülmekte iken borçlar kanununda TBK m.223/1 ayıbın fark edilmesini müteakip, işin ve halin gerektirdiği normal bir süratle durumun satıcıya bildirilmesi anlaşılmaktadır. Dava konusu üründe ayıp olduğu hususunda şüphe bulunmamakta olup davacının ihbar ve hemen bildirim yapma yükümlülüğüne uyup uymadığı konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu "görüşünü bildirmiştir. Daha sonra BAM kararı doğrultusunda talimat yoluyla bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda özetle, "Mahallinde yapılan keşifte çekilen resimlerden de anlaşıldığı üzere, davaya konu koltuklar, ürünler davacı tarafından istenilen faydayı, beklentiyi, konforu sağlayabilecek özellikte olmadığını, uzman eşya bilirkişisinin de tespit ve saptamaları ışığında, üründe gizli ayıp olduğu konusunda bir şüphe olmadığı anlaşıldığından, taleple bağlılık ilkesi gereği TBK 475/1 maddesi kapsamında talepte bulunan davacının talep ettiği sözleşmeden dönme ve bedel iadesi seçimlik hakkını kullanabileceği, şayet mahkemenizce bir şüphe oluşmuşsa da davacı taraftan talep açıklaması istenilerek talebinin ve hangi seçimlik hakkını kullanmak istediğinin netleştirilebileceği, yine davacının faiz tazminat ve sair diğer taleplerinin, TBK 475/2 .maddesi kapsamında değerlendirilebileceği" yönündeki görüşlerini bildirmişlerdir. İtirazlar üzerine alınan bilirkişi heyeti ek raporunda, kök raporu değiştirecek bir durum olmadığı görüşlerini bildirmişlerdir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME:Dava eser sözleşmesi kapsamında teslim edilen eserin ayıplı olduğu iddiasına dayalı bedelin iadesi istemidir.Mahkememizce verilen 16/06/2022 tarih ve 2021/270 esas 2022/447 karar sayılı kararı BAM 31. Hukuk Dairesi'nin 19/10/2023 tarih, 2023/73 esas 2023/1118 karar sayılı ilamıyla; "Eser sözleşmesinde yüklenici borcunu yerine getirirken sözleşmenin diğer tarafı olan iş sahibinin yararına olacak şekilde davranmak ve ona zarar vermekten kaçınmakla yükümlüdür. 6098 sayılı TBK’nın 472. maddesi uyarınca; yüklenici işin ehli olup bedele hak kazanabilmesi için, eseri fen ve sanat kuralları ile tekniğine ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp teslim etmesi zorunludur. Yüklenici yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye teknik ve sanatsal kurallara ve amaca uygun olarak imâl edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle mükelleftir. Eser, yüklenicinin sanat ve beceriyi gerektiren emek sarfıyla gerçekleştirdiği bir sonuçtur. Eser sözleşmelerinde; yüklenici sadakat ve özen borcu gereği eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmek zorundadır. İş sahibi ayıp ihbarının süresinde yapıldığı hususunu tanık delili ile de ispat edebilir. Yine ayıplı ve eksik işler konusu da maddi vakıaya ilişkin olup, Yargıtay kapatılan 15. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları çerçevesinde tanıkla dahi ispat edilebilir. Eserde ayıp bulunması durumunda, iş sahibi Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme ve semen iadesi, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların eserin reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir. Somut olayda mobilyalar 21/09/2019 tarihinde teslim edilmiş olup, yazılı ayıp ihbarının 14/01/2021 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Sözleşmede mobilyanın 2 yıl garantili olduğu belirtilmiştir. Davalı yüklenicinin savunmaları da gözetilerek, mobilya konusunda uzman sektörden bir bilirkişi de heyete eklenmek suretiyle, söz konusu koltuk takımındaki hataların imalat hatası olup olmadığı, kullanım hatası ile ortaya çıkmış olup olamayacağı, imalat hatası bulunduğu sonucuna varılması halinde, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı dikkate alınarak, TBK 470 vd maddeleri çerçevesinde iş sahibinin seçimlik hakları ve bu seçimlik haklarından hangisini davalının kullanabileceği hususlarını kapsayan denetime elverişli ve tarafların iddia, itirazlarını karşılar bilirkişi raporu alınmalıdır. Sadece hukukçu bilirkişiden rapor alınmak ve satım sözleşmesi hükümleri doğrultusunda inceleme yapılmak suretiyle verilen karar hatalı olmuştur." gerekçesi ile kaldırılmıştır. Mahkememizce BAM kaldırma kararı gereği yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış yaptırılan bilirkişi incelemesinde davaya konu koltukların davacı tarafından istenilen faydayı, beklentiyi, konforu sağlayabilecek özellikte olmadığını, teknik bilirkişinin de tespit ve saptamaları ışığında, üründe gizli ayıp olduğu ve ayıbın üretim imalat hatasından kaynaklandığı konusunda bir şüphe olmadığı, taleple bağlılık ilkesi gereği TBK 475/1 maddesi kapsamında talepte bulunan davacının talep ettiği sözleşmeden dönme ve bedel iadesi seçimlik hakkını kullanabileceği görüş ve kanaati mahkememize bildirilmiştir. Türk Borçlar Kanunun "İşsahibinin seçimlik hakları" başlıklı 475 maddesi " Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme,2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme,3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme,İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz." hükmünü içermektedir. Bilirkişi incelemesinde eserin davacı tarafından istenilen faydayı, beklentiyi, konforu sağlayabilecek özellikte olmadığı tespit edilmiş bu haliyle eserin hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olduğu kabul edilmiştir. Davaya konu mobilyalar 21/09/2019 tarihinde teslim edilmiş olup, yazılı ayıp ihbarının 14/01/2021 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Sözleşmede mobilyanın 2 yıl garantili olduğu belirtilmiştir. Eserin sökülüp kaldırılması aşırı zarar da doğurmayacağından tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının teslim edilen eserdeki tespit edilen imalat hatasından kaynaklanan ayıp nedeniyle tam olarak fayda sağlanamayacağından davacının sözleşmeden dönerek ile ödediği bedelin iadesine dair talebinin haklı ve yerinde bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmış aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;1-Davanın kabulü ile 15.000,00 TL'nin taraflar arasındaki 02/08/2019 tarihli Özel Köşe Koltuk satış sözleşmesinin konusu olan 1 adet özel köşe koltuk takımının teslim masrafları davalıya ait olmak üzere davalıya iadesi tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 1.024,65 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 256,17 TL harcın mahsubu ile noksan olan 768,48 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,4-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafça yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 256,17 TL peşin harç olmak üzere toplamı 315,47 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,6-Davacı tarafından yapılan BAM kararı öncesi 1.013,10 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti 571,90 TL keşif harcı, BAM kararı sonrası 14.403,00 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti, 3.030,30 TL keşif harcı, 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 19.239,00 yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2025 Katip ... ¸E-İmzalıdır Hakim ....¸E-İmzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.