Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, büyükşehir belediyesi ile taşeron şirketler arasındaki hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklı işçilik alacaklarının rücuen tazminat talebi davası.
Özet: Davacı ana yüklenici şirket, belediye tarafından kendi hakedişinden kesilmek suretiyle taşeronlarının eski bir işçisine arabuluculuk yoluyla ödenen işçilik alacakları ve masrafları tutarını, hizmet alım sözleşmelerine dayanarak alt yüklenici davalılardan avans faiziyle birlikte rücuen talep ederken; davalı taşeron şirket ise, işçinin ayrılış tarihi itibarıyla sorumluluğunun zaman aşımına uğradığını, davanın kendisine ihbar edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığını, işçinin kendi isteğiyle ayrılması nedeniyle tazminata hak kazanmadığını, ihbar ve yıllık izin alacaklarından son alt işverenin sorumlu olduğunu ve tip sözleşmelerin bu tür bir sorumluluk doğurmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/344 Esas - 2025/1002

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/344 Esas
KARAR NO : 2025/1002
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 16/05/2024
KARAR TARİHİ : 19/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 12/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... ...İşletmeleri Limited Şirketi uhdesinde bulunan "... Büyükşehir Belediyesi İl Sınırları ve Sorumluluk Alanları İçerisinde Bulunan Yeşil Alanlar Parklar, Refüjler, Yan Bantlar, Mezarlıklar, Piknik Alanları, Barajları, Gölleri Rekreasyon Alanları ve Tesislerin Bakım- Onarım ve Tadilat İşi" kapsamında, geçmiş dönemlerde taşeron firmalarda çalışan ve ... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına karşı Arabuluculuk Başvurusu sonucunda anlaşma ile neticelenen dava dışı işçi ...'a ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından ödenen tutarın, 25.08.2022 tarihinde şirket alacaklarından mahsup edildiğini, dava dışı işçinin çalışmış olduğu davalı taşeron şirketlerle şirketleri arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin ilgili maddeleri uyarınca idare tarafından ödenen işçilik alacakları ve arabuluculuk ücreti için toplam 10.249,15 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ilgili taşeron şirketlerden rücuen tahsili gerektiğini, müvekkili şirketin faaliyet alanı ile ilgili aldığı ihalelere konu işlerin bir kısmını taşeron şirketler aracılığı ile yaptırdığını, davalı şirketlerin de, müvekkili şirketin taşeronları olarak çalıştığını, davalıların taşeron olarak çalıştığı dönemlerde, davalı şirketlerde çalışan işçilerden ...'ın işçilik alacakları için ... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına karşı Arabuluculuk yoluna başvurduğunu, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde, 15.10.2019 tarihinde tarafların anlaştığını, başvurucunun işçilik alacakları ile arabuluculuk ücret ve masraflarının ödendiğini, müvekkili şirket, taşeron davalılar işçisine, ... Büyükşehir Belediyesi tarafından ödenen tutarın hakedişlerinden kesilmek suretiyle ödemek zorunda kaldığnı, mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile müvekkili şirketten mahsup edilen ödemenin davalılarla yapılan Hizmet Alım Sözleşmesi’nin ilgili maddeleri ile Eki Teknik Şartnameler uyarınca, davalı şirketlerin dava dışı işçiye 4857 Sayılı İş Kanununun ilgili maddeleri uyarınca, ödemekle sorumlu oldukları miktarların tespiti ile her bir davalının müvekkilin hakedişinden mahsup edilen tutardan sorumlu olduğu miktarların belirlenerek, belirlenecek miktarlar kadar hüküm altına alınmasını talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin tüm hak ve tazminat istekleri saklı kalmak kaydı ile, kısmi dava olarak (her bir davalının 100,00 TL. Tutar ile sınırlı olmak üzere) şimdilik 400,00 TL.'nin ödeme tarihi olan 25/08/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı şirketlerden rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Turizm Gıda İnşaat Elektrik Peyzaj Nakliye Akaryakıt Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirleti vekili cevap dilekçesinde özetle; İş Kanunu uyarınca devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlı olduğunu, dava dışı işçinin müvekkili şirketteki işten ayrılma tarihinin Ağustos 2014 olduğu gözetildiğinde dava konusu edilen alacak kalemleri için müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı işçi tarafından açılan davanın, müvekkili şirkete ihbar edilmediğini, müvekkili şirketin savunma hakkının kısıtlandığı ve müvekkili şirketin dava konusunda herhangi bir beyanına başvurulmadığı dikkate alınarak müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı işçi müvekkili şirketteki iş akdini kendi isteğiyle herhangi bir haklı nedeni bulunmaksızın sonlandırdığından dolayı kıdem tazminatına hak kazanmadığını, müvekkil şirketteki iş akdini haklı bir nedeni olmaksızın sonlandıran dava dışı işçiye ilişkin kıdem tazminatının müvekkili şirketten talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay İçtihatlarına göre ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarından son alt işveren sorumlu olduğundan söz konusu alacak için müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte, müvekkili şirket aleyhine açılan işbu davada, davacı şirketin hak edişinden kesilme tarihinden itibaren söz konusu alacaklara avans faizi işletilmesi talep edildiğini, ancak söz konusu faiz talebine itiraz ettiklerini, zira müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan sözleşmelerin tip sözleşme niteliğinde olduğundan ve tip sözleşmelerde yer alan düzenlemeler, işçilik alacakları açısından sorumluluk doğurmadığından müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Enerji Elektrik Üretim Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; İş Kanunu uyarınca devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlı olduğunu, dava dışı işçinin müvekkili şirketteki işten ayrılma tarihinin Nisan 2018 olduğu gözetildiğinde dava konusu edilen alacak kalemleri için müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı işçi tarafından açılan davanın, müvekkili şirkete ihbar edilmediğini, müvekkili şirketin savunma hakkının kısıtlandığı ve müvekkili şirketin dava konusunda herhangi bir beyanına başvurulmadığı dikkate alınarak müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı işçi müvekkili şirketteki iş akdini kendi isteğiyle herhangi bir haklı nedeni bulunmaksızın sonlandırdığından dolayı kıdem tazminatına hak kazanmadığını, müvekkil şirketteki iş akdini haklı bir nedeni olmaksızın sonlandıran dava dışı işçiye ilişkin kıdem tazminatının müvekkili şirketten talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay İçtihatlarına göre ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarından son alt işveren sorumlu olduğundan söz konusu alacak için müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte, müvekkili şirket aleyhine açılan işbu davada, davacı şirketin hak edişinden kesilme tarihinden itibaren söz konusu alacaklara avans faizi işletilmesi talep edildiğini, ancak söz konusu faiz talebine itiraz ettiklerini, zira müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan sözleşmelerin tip sözleşme niteliğinde olduğundan ve tip sözleşmelerde yer alan düzenlemeler, işçilik alacakları açısından sorumluluk doğurmadığından müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; İş Kanunu uyarınca devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlı olduğunu, dava dışı işçinin müvekkili şirketteki işten ayrılma tarihinin Nisan 2018 olduğu gözetildiğinde dava konusu edilen alacak kalemleri için müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı işçi tarafından açılan davanın, müvekkili şirkete ihbar edilmediğini, müvekkili şirketin savunma hakkının kısıtlandığı ve müvekkili şirketin dava konusunda herhangi bir beyanına başvurulmadığı dikkate alınarak müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı işçi müvekkili şirketteki iş akdini kendi isteğiyle herhangi bir haklı nedeni bulunmaksızın sonlandırdığından dolayı kıdem tazminatına hak kazanmadığını, müvekkil şirketteki iş akdini haklı bir nedeni olmaksızın sonlandıran dava dışı işçiye ilişkin kıdem tazminatının müvekkili şirketten talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay İçtihatlarına göre ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarından son alt işveren sorumlu olduğundan söz konusu alacak için müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte, müvekkili şirket aleyhine açılan işbu davada, davacı şirketin hak edişinden kesilme tarihinden itibaren söz konusu alacaklara avans faizi işletilmesi talep edildiğini, ancak söz konusu faiz talebine itiraz ettiklerini, zira müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan sözleşmelerin tip sözleşme niteliğinde olduğundan ve tip sözleşmelerde yer alan düzenlemeler, işçilik alacakları açısından sorumluluk doğurmadığından müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Madencilik Turizm İnşaat Peyzaj Nakliye Akaryakıt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; İş Kanunu uyarınca devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlı olduğunu, dava dışı işçinin müvekkili şirketteki işten ayrılma tarihinin Nisan 2018 olduğu gözetildiğinde dava konusu edilen alacak kalemleri için müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı işçi tarafından açılan davanın, müvekkili şirkete ihbar edilmediğini, müvekkili şirketin savunma hakkının kısıtlandığı ve müvekkili şirketin dava konusunda herhangi bir beyanına başvurulmadığı dikkate alınarak müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı işçi müvekkili şirketteki iş akdini kendi isteğiyle herhangi bir haklı nedeni bulunmaksızın sonlandırdığından dolayı kıdem tazminatına hak kazanmadığını, müvekkil şirketteki iş akdini haklı bir nedeni olmaksızın sonlandıran dava dışı işçiye ilişkin kıdem tazminatının müvekkili şirketten talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay İçtihatlarına göre ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarından son alt işveren sorumlu olduğundan söz konusu alacak için müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte, müvekkili şirket aleyhine açılan işbu davada, davacı şirketin hak edişinden kesilme tarihinden itibaren söz konusu alacaklara avans faizi işletilmesi talep edildiğini, ancak söz konusu faiz talebine itiraz ettiklerini, zira müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan sözleşmelerin tip sözleşme niteliğinde olduğundan ve tip sözleşmelerde yer alan düzenlemeler, işçilik alacakları açısından sorumluluk doğurmadığından müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; işçilik alacaklarının hakedişlerden kesilmesi sebebiyle davalıların sorumlu olduğu payları oranındaki miktarlar kadar tahsiline ve davalı tarafın nakit teminat alacağının takas edilip edilmeyeceği yönündeki uyuşmazlığa ilişkindir.
Her ne kadar bir kısım davalıların alacağın zaman aşımına uğradığına dair itirazda bulunmuşlar ise de ,davanın taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı rücu istemine ilişkin olduğu için ödeme tarihinden itibaren 10 yıllık zaman aşımı süresi içinde eldeki davayı açabileceği ,ödeme 25/08/2022 tarihiden eldeki davanın açılış tarihine kadar 10 yıllık süre geçmediği anlaşıldığından ,bir kısım davalıların zaman aşımı itirazlanına itibar edilmemeiştir.
Dava dışı işçi ...'un SGK'dan hizmet dökümü, sosyal güvenlik kayıt belgesi, işe giriş-çıkış bildirgesi ve işyeri unvan listesi celp edilmiştir.
Dosyanın re'sen seçilecek 1 mali müşavir ve 1 işçi alacaklarında uzman bilirkişiye tevdii edilerek dosyadaki hizmet sözleşmesi, kamu kurumlarından gelen yazı cevapları değerlendirilerek davacının davalılardan rücu edebileceği miktar ile davalıların cevap dilekçesine esas talep ettikleri takas ve mahsup yönünden inceleme yapılarak rapor tanzimi istenilmiş, bilirkişilerin 24/09/2025 tarihli raporunda özetle; davacının dava konusu talebinde haklı olup olmadığı, dava dışı işiçi ...'a ödenen kıdem tazminatı alacağından davalıların alt işveren sıfatıyla sorumlu olup olmadığı hususunda nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu, davacı ve davalıların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu, davacının dava dışı işçi ...'un tazminat ödemesi alacağından davalılardan ... Turizm Gıda İnşaat Elek. Peyzaj Nak. Akar. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den 1.435,02 TL tazminat alacağı, ...Enerji Elektrik Üretim Anonim Şirketi'nden 4.884,81 TL tazminat alacağı olduğunu, davalılardan ... Madencilik Turizm İnşaat Peyzaj Nakliye Akaryakıt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin dava dışı işçi ...'un tazminat ödemesi yapıldığından davacı şirketin alacağının olmadığı rapor edilmiştir.
Davacı vekili davalılar ...Enerji... A.Ş VE ... Turzim Gıda... Ltd. Şti bakımından ıslah dilekçesi sunmuştur.
Yargıtay 13 HD 11/02/2016 tarihli 2014 /45619esas 2016/3965 karar nolu ilamında; "İşçilik alacağı davasında idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup ,şartnamenin ,6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre ,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davacı yüklenici çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumludur.Müteselsil borçlulukta borçlular arsındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK 167 .maddenin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir...."
... .... .... karar nolu ilamında; "dava dışı işçinin davalı ve dava dışı diğer altverenler işçisi olarak çalıştığı süre olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt veren işverenlerden tahsiline karar verilmesi gerektiği......."hüküm altına alınmıştır.
... .... .... karar nolu ilamında ;" işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri ,faiz ve vekalet ücreti açısından da davalılar aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının davalılara bu alacağını da rücu edebileceği......" hükmü kararlaştırılmıştır.
Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun .... .... .... Karar sayılı kararında “Davalıya Ait Borcu Ödemek Zorunda Kalan Davacının Zararı Ödeme Tarihinde Doğduğundan Ödeme Tarihinden İtibaren Faiz Talep Edebilmesi İçin Karşı Tarafı İhtar ile Temerrüde Düşürmesine Gerek Olmadığını” kabul etmiştir.
Söz konusu kararda “ Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rücu hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin malvarlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır.
Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir.” denilmektedir. Buna göre İşçilik alacaklarının rücu edilmesine dair davalarda davacı alacaklının ödeme tarihi itibari ile borçlunun ödeme miktarı kadar sebepsiz zenginleşeceğinden ,davalı yanın dava tarihinden önceki faiz talebi için davadan önce ayrYargıtay 13 HD 11/02/2016 tarihli 2014 /45619esas 2016/3965 karar nolu ilamında; "İşçilik alacağı davasında idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup ,şartnamenin ,6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre ,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davacı yüklenici çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumludur.Müteselsil borçlulukta borçlular arsındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK 167 .maddenin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir...."
Yargıtay 13 HD 2016/5366esas 2018/6468karar nolu ilamında; "dava dışı işçinin davalı ve dava dışı diğer altverenler işçisi olarak çalıştığı süre olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt veren işverenlerden tahsiline karar verilmesi gerektiği......."hüküm altına alınmıştır.
... BAM 4.HD : 2025/473 esas 2025/551 karar no 13/04/2025 tarihli kararında; Yargıtay'ın son iş bölümü kararı gereğince, rücu davaları dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü davalar sonucu verilen hüküm ve kararların temyizen incelenmesi görevi Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'ne aittir. Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar nedeniyle Yargıtay'ın tek görevli dairesi olan 6. Hukuk Dairesi'nin, rücu davalarında aşağıda değinileceği üzere, daha önceki içtihatlardan farklı şekilde kararlar vermekte olması ve bu kararların süreklilik kazanması karşısında, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkesinin gereği olarak, karar farklılıklarının önlenmesi ve içtihat birliğinin sağlanması için Dairemizce de, rücu davalarında asıl uyuşmazlık konusunda aynı yönde karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin, 21/12/2021 tarihli, 2021/1763 Esas, 2021/2455 Karar; 06/12/2021 tarihli 2021/2215 Esas, 2021/1999 Karar sayılı kararları ile benzer uyuşmazlıklara ilişkin aynı yöndeki kararlarında da belirtildiği üzere; Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş, yüklenicinin işçisi tarafından yerine getirilmektedir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Asıl işveren ile alt işverenin (yüklenicinin), İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği, sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işverenin (yüklenicinin) işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle, asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunmaması durumunda, asıl işverenin bu sıfatla işçiye ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden (yüklenicilerden) rücuen talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir. Gerçekten de Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen "...veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça" şeklindeki ifadeden de açıkça anlaşılacağı üzere, (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği de bu sonucu gerektirmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; her ne kadar mahkemece davacının davasında haklı olduğunun ispat edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, toplam 57.743,97 TL'nin dava tarihinden itibaren, asıl alacağın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, dava konusu hizmet alım sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren (yüklenici) tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun bulunmaması, dolayısıyla (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, asıl işveren ile alt işverenlerin, İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanmasının, sözleşme hukukunun en temel ilkelerinden olması, işçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işveren yüklenicilerin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işveren ve alt işverenler arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin, işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunduğunun da iddia ve ispat edilmemiş olması dikkate alındığında, davacı asıl işverenin, ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işveren yükleniciden (dönemi ile sınırlı olmak üzere) talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir.
Davalı ...Enerji... A.Ş ve ... Turzim Gıda... Ltd. Şti bakımından yapılan değerlendirmede, dava dışı ...'un davalı alt işverenlerde çalıştığı, işçinin işçilik alacağı ,davacı tarafından 25/08/2022 tarihinde ara buluculuk ile ödendiği, taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinin ve teknik ve idari şartnamelerinin incelenmesinde işçiye ödenecek olan işçilik alacaklarının tümünün üst işveren olan davacının ödeyeceğine ya da işçilik alacaklarının yarısının yüklenci ile işveren tarafından ödeneceğine dair açık hüküm bulunmadığı buna göre ... BAM 4.HD : 2025/473 esas 2025/551 karar no 13/04/2025 tarihli kararında belirtildiği üzere, davacı asıl işverenin, ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işveren yükleniciden (dönemi ile sınırlı olmak üzere) talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekli olduğundan, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dava dışı işçinin çalıştığı dönem ile sınırlı olarak tespit edilen bedelin davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar vermek gerekmiştir..
Her ne kadar davalılar takas mahsup talebinde bulunmuşlar ise de ,davalıların takas mahsuba tabi alacaklarının davaya konu edilen rücuen tazminata konu alacaklarının niteliklerini aynı olmaması nedeni ile değerlendirmeye alınmamıştır.
Diğer davalılar bakımından yapılan değerlendirmede ise , bilirkişi heyetinin raporunda 'Dava dışı işçi ...'un davalı ... Madencilik Turizm İnşaat Peyzaj Nakliye Akaryakıt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nde 01.03.2012-15.05.2013 tarihlerinde çalıştığı ve davacı ile yapılan "... .... .... " süresi sona erdiğinde işten ayrılışının yapıldığı, 441 çalışma gün süresine karşılık 21/03/2014 tarihinde 1.283,06 TL tazminatı ödendiği, (... Bankası müşteri dekont formu)
Dava dışı ...'un davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nde 13.05.2010-28.02.2012 tarihlerinde çalıştığı ve davacı ile yapılan "... .... .... " süresi sona erdiğinde işten ayrılışının yapıldığı, 657 çalışma gün süresine karşılık 22.06.2012 tarihinde 1.629,76 TL tazminatı ödendiği 'hususu tespit edildiğinden ve bu davalılar bakımından davacı yanın alacak talebinin bulunmadığı tespit edildiğinden ,davalı ... Madencilik Turizm...... LTD ŞTİ ve davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret LTD ŞTİ bakamından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
2-Davalı ...Enerji... A.Ş'den 4.884,81 T'nin 25/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalı ... Turzim Gıda... Ltd. Şti'den 1.435,02 TL'nin 25/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Diğer davalılar bakımından açılan davanın reddine,
5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 105,00 TL ıslah harcından mahsubu ile Hazineye irat kaydına, kalan ‭82,80 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
6-Davacı tarafından yapılan 10.000,00 TL bilirkişi masrafı, 476,50 TL posta masrafı, 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 peşin harç ve 105,00 TL ıslah harcı toplamı olan 11.436,70 TL yargılama giderinin; davanı kısmen kabul ve red oranı dikkate alınarak takdiren ,8.569,51 TL'sinin davalı ...Enerji ... A.Ş.'den, 2.517,21 TL'nin davalı ... Turizm Gıda ... Ltd.Şti'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 349,98 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 6.313,83 TL vekalet ücretinin; 4.884,81 TL'sinin davalı ...Enerji ... AŞ'den, 1.435,02 TL'sinin davalı ... Turizm Gıda ... Ltd. Şti'nden, tahsili ile davacıya verilmesine,
8-DavalılarAsmet Madencilik Turizm İnşaat Peyzaj Nakliye Akaryakıt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve davalı ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan ve red edilen kısım nazara alınarak 100 TL vekalet ücretinin; davacıdan alınarak davalı ...Madencilik Turizm İnşaat Peyzaj Nakliye Akaryakıt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine, 100 TL vekalet ücretinin ise davacıdan alınarak davalı ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine ,
9-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.800,00 TL arabuluculuk giderinin; 2.847,34 TL'sinin davalı ...Enerji ... AŞ'nden, 836,38 TL'sinin davalı ... Turizm Gıda ... Ltd. Şti'nden, 116,28 TL'sinin davacıdan, tahsili ile Hazineye irat kaydına,
10-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/12/2025