Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti talepli davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerince verilen ret kararları sonrası, bölge adliye mahkemesinin bozmaya uyarak fiili çalışmanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle verdiği ret kararının temyizen onanması.
Özet: Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, ardından Yargıtayın usul eksikliği nedeniyle bozma kararı sonrası bölge adliye mahkemesi, fiili çalışma olgusunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; davacının bu kararı temyizi üzerine Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin bozmaya uygun ve usul ile kanuna uygun bulduğu kararını onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2026/1042 E.  ,  2026/4120 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2696 E., 2025/630 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/482 E., 2024/9 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 15.03.1989 tarihinde ... sicil sayılı ... Mühendislik San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde çalışmış olduğundan sigortalılık başlangıç tarihinin 15.03.1989 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, çalışma olgusunun somut ve inandırıcı kanıtlarla kanıtlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.01.2024 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesininn 16.01.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.01.2025 tarihli kararı ile "Davanın reddine" karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.01.2025 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 35. maddesinin 2. fıkrasında; "Duruşma sonunda Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmek veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dâhil gerekli kararları verir." hükmü düzenlenmiştir. Belirtilen hükümlere göre bölge adliye mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ya ilk derece mahkemesi hükmüne karşı istinaf talebinin esastan reddine ya da ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmak suretiyle yerine yeni bir kararın tesis edilmesi gerekirken bölge adliye mahkemesince, esasa ilişkin doğrudan doğruya bir hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Buna göre, Mahkemece Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 356. maddesinin 2. fıkrası hükmüne uygun hüküm kurulması gerekmektedir...." gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut davada, eldeki mevcut delillere göre değerlendirme yapma zorunluluğu bulunmakta olup gerek ilk derece mahkemesi tarafından gerekse istinaf yargılaması sırasında toplanan deliller ve dinlenen tanık anlatımları ile her ne kadar davacı adına işe giriş bildirgesi verilmiş ise de fiili çalışma olgusunun varlığının kanıtlanamadığı anlaşılmıştır..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.