Danıştay, miras intikal vergisinde matrah farkı nedeniyle uygulanan ihtiyati haczin, kaçma veya mal kaçırma şüphesine dair somut tespit olmadıkça hukuka aykırı olduğuna karar verdi.
Özet: Danıştay, veraset ve intikal vergisi beyannamesindeki matrah farkı ve yüksek amme alacağı iddialarına rağmen, mükellefin mallarını kaçırma veya kaçma ihtimaline dair somut delil sunulamadığı gerekçesiyle uygulanan ihtiyati haciz işlemini hukuka aykırı bulan alt mahkeme kararlarını onamış, böylece 6183 sayılı kanun uyarınca ihtiyati haciz için sadece matrah farkı veya alacak yüksekliğinin yeterli olmadığı, somut risk tespiti gerektiğini bir kez daha teyit etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2025/494Karar No : 2025/932 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Muris ...'in vefatı üzerine verilen veraset ve intikal vergisi beyannamesinin incelenmesi neticesinde matrah farkı bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin 3. bendi uyarınca davacının gayrimenkulleri üzerine uygulanan ihtiyati haciz işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, ara karar ile davalı idareye, ihtiyati haciz kararı alınmasını gerektirir ne gibi tespitlerin yapıldığının sorulması üzerine gelen cevabi yazıdan, vefatı sonrası murise ait malvarlığı hakkında vergi incelemesi yapıldığı ve davacıya intikal eden malvarlığı ile ilgili verilen veraset ve intikal beyannamesinde, matrahın eksik beyan edildiğinin tespit edildiği, amme alacağının meblağının yüksek olduğundan bahisle davacı adına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin 3. bendi uyarınca ihtiyati haciz kararı alındığının anlaşılması karşısında, davalı idarece, kaçması veya mallarını kaçırma ihtimali olduğunu gösterir herhangi bir somut tespitte bulunulmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacı hakkında alınan ihtiyati haciz kararında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine,2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.