Sigorta başlangıcı tespiti davasında, eylemli çalışmanın yeterince araştırılmaması ve delillerin eksik değerlendirilmesi nedeniyle mahkeme kararının bozulması.
Özet: Yargıtay, davacının sigorta başlangıç tarihinin tespiti talebiyle açılan davada, sigortalı sayılabilmek için sadece işe giriş bildirgesinin değil, aynı zamanda yasalara uygun fiili çalışmanın da mutlak koşul olduğunu belirterek, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin davacının iddia ettiği tarihte gerçek bir çalışma olup olmadığını komşu işyeri tanıkları ve diğer kayıtlar aracılığıyla yeterince araştırmadan karar verdiğini tespit etmiştir; bu nedenle, sigortalıya önemli haklar kazandıracak bu tür davalarda kapsamlı inceleme yapılmasının elzem olduğunu vurgulayarak kararı bozmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2026/1521 E.  ,  2026/4096 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2136 E., 2025/3020 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/143 E., 2024/206 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, ... sicil numaralı dava dışı işyerinde 01.07.1989 tarihinden itibaren bir süre çalıştığını, ilk işe giriş bildirgesini yasal süre içinde Kuruma sunduğunu, ancak işveren tarafından 1989 yılının 2. döneminde bordro verilmediğinden hizmetinin kayıtlarda görünmediğini belirterek, davacının 01.07.1989 tarihinde, hizmet akdine dayalı, günün asgari ücretiyle, 1 gün çalıştığının ve sigortalılık başlangıcının 01.07.1989 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının çalışmasının sigortalı çalışma niteliğinde olup, olmadığı ya da ne zaman bu niteliği kavuştuğu üzerinde durulması ve çalışmayı kapsama alan yasanın yürürlük tarihinden sonraki dönem için hizmet tespitine karar verilmesi, çalışma olgusunun varlığının Yargıtay içtihatları doğrultusunda araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.07.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesini Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını, yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 79., 108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Yasalar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına ...-.. mobilya tamiri ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden 01.07.1989 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, işyerinin mahiyetinin mobilya tamiratı olduğu, 10.03.1989-31.12.1998 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, işyerinden dava konusu 1989 yılında hiç dönem bordrosunun verilmediğinin bildirildiği, emniyet marifetiyle yapılan komşu işyeri araştırmasında ...(... anahtar) komşu işyeri olarak belirlendiği,anılan kişinin alınan beyanında davacının çalışmasının doğrulandığı ancak dava konusu dönemde komşu nitelikte bir işyeri olduğuna ilişkin vergi kayıtları ve çalışma kayıtlarının dosyaya alınarak beyanının denetlenmediği,başkaca komşu işyeri araştırması yapılmadığı,ayrıca davacı ... olarak ...'nın dinlendiği,bu tanığın da beyanında belirttiği adreste dava konusu dönemde faaliyetinin olup olmadığının vergi ve çalışma kayıtları dosya kapsamına alınmadığından beyanının denetlenemediği, böylelikle anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre Mahkemece, dava konusu dönemde işyerine komşu iş yeri ve çalışanları ...,belediye ve vergi dairesi aracılığıyla da araştırılarak belirlenmeli, belirlenen bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı,öte yandan bozma öncesi davacının çalıştığı yönünde beyanları bulunan ...(... anahtar) ve ...'nın adres, faaliyet alanları ve tarih aralıklarını içeren vergi kayıtları ile 1479 sayılı sigorta sicil dosyaları Kurumdan celbedilerek beyanları denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.