İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin, "..." markasının kullanılmaması ve mutlak ret sebepleriyle hükümsüzlüğüne ilişkin ilk derece mahkemesi ret kararının istinaf incelemesini konu alan kararı.
Özet: Kendi marka başvurusu davalının mevcut markaları sebebiyle reddedilen davacı, davalı adına tescilli "..." markasının on yılı aşkın süredir ciddi şekilde kullanılmadığı ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 5/1-c maddesinde belirtilen mutlak ret nedenleri taşıdığı iddiasıyla iptali ve hükümsüzlüğünü talep etmiş, ilk derece mahkemesinin davanın tümden reddi kararına karşı, özellikle mutlak ret nedenlerinin değerlendirilmemesi, bilirkişi raporunun çelişkili ve hukuka aykırı olması ile markanın kullanımına dair yetersiz deliller sunulması gibi gerekçelerle istinaf yoluna başvurarak yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davalı markasının iptal ve hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: 2024/860 EsasKARAR NO: 2026/990İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ: 01/02/2024NUMARASI: 2021/407 E. - 2024/28 K.DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Tarafların İddia ve Savunmaları:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Türk Patent nezdinde ... sayı ile "..." markasının tesciline yönelik olarak tebliğin 43. sınıfında 06.12.2021 tarihinde müracaat ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan ilk incelemenin ardından 21.12.2021 tarihli ve ...-... sayılı karar ile "... başvuru numaralı "..." ibareli marka tescil başvurusunun incelenmesi sonucunda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5/1-ç maddesi kapsamında davalı şirket adına tescilli ... sayılı "..." markası ile müracaat işlemleri devam eden ... sayılı "..." markasına dayalı olarak talebin reddine karar verildiğini, davalıya Ait ... sayılı "..." markasının 02.03.2007 tarihinde tebliğin 43. sınıfında yer alan ... sayı ile "..." markasının marka müracaatına yönelik işlemlerin 18.01.2008 tarihinde tamamlanmış olduğunu, ... sayılı "..." markasına yönelik 10.02.2017 tarihinde yenileme talebinde bulunulduğunu ve Türk Patent tarafından 13.02.2017 tarihine yenileme işleminin kabul edildiğini, davalı şirket tarafından ... sayılı "..." markasının marka sahibinden devir alındığını ancak 10 yılı aşkın süredir ciddi ve pazar oluşturacak şekilde kullanılmadığını, davalı şirket tarafından kullanılmayan bir markanın müvekkilinin marka müracaatı açısından redde gerekçe gösterilmesi karşısında davayı ikame etme zaruretinin doğduğunu beyan ederek davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... sayılı "..." markasının tescil edilmiş olduğu tüm sınıflar yönünden kullanılmaması sebebiyle iptal şartlarının oluştuğu tarih itibariyle iptalini, "..." markasının hükümsüzlüğünü ve terkinini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davayı açmada hukuki yararının bulunmadığını, davacı tarafın "..." ibaresi ile bir ilgisi veya 43. sınıfta herhangi bir faaliyetinin de bulunmadığını, davanın öncelikle dava şartı eksikliği sebebi ile usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın 16/12/2021 tarihinde reddedilen marka başvurusunu gerçekleştirdiğini, müvekkilinin geçmişinin 2007 yılına dayandığını ve sektöründe tanınmış "..." markalarının üreticisi ve tescilli tek gerçek hak sahibi olduğunu, "Keyifli İşler" tarafından sağlanan hizmetlerle markanın ortak şekilde kullanıldığını, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın tümden REDDİNE," karar verilmiştir.İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin, ... sayılı "..." markasının pazarpayı oluşturacak kadar ciddi ve etkin şekilde kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, ancak TürkPatent nezdinde tescilli aynı markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 25/1 maddesi çerçevesinde hükümsüzlüğüne yönelik taleplerine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, bu durumun usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, dava dilekçeleri ve cevap dilekçelerinde, ayrıca bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarında markanın kullanmama nedeniyle iptali ve hükümsüzlüğü istemlerinin yanı sıra 6769 sayılı SMK'nın 5/1-c maddesi kapsamında hükümsüzlüğünün değerlendirilmesi gerektiğini açıkça beyan ettiklerini, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkiler içerdiğini ve hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından sunulan faturaların usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği ve ciddi kullanım olup olmadığına dair yeterli inceleme yapılmadığını, davalı şirket tarafından sunulan birçok delilde uyuşmazlığa konu markanın yer almadığını, marka devir sözleşmesindeki bedelin ve lisans sözleşmesindeki bedelsizliğin markanın kullanılmadığına dair şüpheleri güçlendirdiğini, davalı şirket yönetim kurulu başkanının röportajında "... projemizde restoranlar kapandı" şeklindeki beyanının markanın kullanımının bulunmadığını gösterdiğini, dijital belgelerin ve internet sitelerindeki kayıtların güvenilirliği ve aidiyeti konusunda eksiklikler bulunduğunu, bilirkişi raporunun teknik ve hukuki eksiklikler içerdiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davalı şirkete ait ... sayılı "..." markasının kullanılmadığı tarih itibarıyla iptaline, mutlak ret sebepleri dikkate alınarak hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, Müvekkil Şirket adına tescilli ... başvuru numaralı "..." markasının kullanılmama nedeniyle iptali ve hükümsüzlüğünü talep ettiğini, Yerel Mahkemece görevlendirilen bilirkişi heyetinin kök ve ek raporlarında, "..." ibaresinin 43. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Restoran, cafe-bar hizmetleri." bakımından tanımlayıcı görülmediğini ve 6769 Sayılı SMK'nın 5/c maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını, markanın dava tarihi olan 24.12.2021 tarihinden geriye dönük 5 yıllık dönem içerisinde aralıksız ve ciddi bir şekilde kullanıldığını tespit ettiğini, Yerel Mahkeme'nin de bilirkişi raporlarına uygun olarak davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.Gerekçe ve Sonuç:Dava markanın kullanmama nedeniyle iptali ve hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin ... başvuru numaralı “...” markası için 43. sınıfta yaptığı başvurunun, davalı adına tescilli ... sayılı “...” markası gerekçe gösterilerek reddedildiğini, davalı markasının 02.03.2007 başvuru ve 18.01.2008 tescil tarihli olduğunu, 10.02.2017 tarihinde yenilendiğini, ancak davalı tarafından uzun süredir ciddi ve pazar oluşturacak şekilde kullanılmadığını, markanın tescilli olduğu 43. Sınıf bakımından tanımlayıcı olduğu SMK 5/1-c maddesi gereğince hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek davalı adına tescilli markanın iptalini talep etmiştir.Davalı vekili, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin markasının 2007’den beri sektörde tanınmış olduğunu, markanın çeşitli şirketler aracılığıyla kullanıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.06.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda; “...” ibaresinin 43. sınıf hizmetler bakımından tanımlayıcı olmadığı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, kullanmama nedeniyle iptal açısından ise davalının 24.12.2016-24.12.2021 döneminde markayı ciddi biçimde kullanıp kullanmadığına ilişkin değerlendirmede sunulan faturaların bir kısmının dava dışı şirketler adına düzenlenmiş olduğu, bu şirketlerle davalı arasında organik bağın kabulü halinde kullanımın ispatlanabileceği belirtilmiştir. 12.12.2023 tarihli ek raporda da aynı yönde görüş korunmuştur. ... tescil numaralı “...” markasının 43. Sınıfta davalı adına tescilli olduğu görülmektedir. Mahkemece, markanın dava tarihinden önceki 5 yıllık sürede ciddi ve pazar payı oluşturacak şekilde kullanıldığının ispatlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı vekili istinaf talep etmiştir. Dosya kapsamına göre davanın mutlak ret nedenine dayalı hükümsüzlüğü ile kullanmama nedeniyle iptal istemi ile açıldığı, bilirkişi raporunda da hükümsüzlük talebi yönünden de değerlendirme bulunduğu, ancak ilk derece mahkemesince davacının dava dilekçesinde açıkça ileri sürdüğü markanın hükümsüzlüğü talebi hakkında herhangi bir değerlendirme ve hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesi uyarınca mahkemenin, tarafların ileri sürdüğü tüm talepler hakkında denetime elverişli yasal ve yeterli gerekçe göstererek ayrı ayrı hüküm kurması zorunludur. Somut olayda mahkemece yalnızca kullanmama nedeniyle iptal talebi yönünden değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verildiği, buna karşılık SMK m.5/1-c kapsamında ileri sürülen hükümsüzlük talebinin hiç tartışılmadığı ve hüküm altına alınmadığı bu haliyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğu görülmekle, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../02/2024 tarih, 2021/... E. 2024/... K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/06/2026