3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçunda sanığın etkin pişmanlık beyanlarına rağmen uygulanmayan hükümleri nedeniyle mahkûmiyet kararını bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkum edilen sanık hakkında, soruşturma aşamasında örgüt ve faaliyetleriyle ilgili bilgi vererek pişmanlığını samimi bir şekilde dile getirmesine rağmen, kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini belirtmesi nedeniyle bu hükümlerin uygulanmaması hatalı bulunmuştur; zira yargılamanın sonraki aşamalarında sanığın suçsuz olduğunu beyan etmesinin, önceki samimi pişmanlık ifadelerini ve verdiği bilgileri ortadan kaldırmayacağı, bu durumda etkin pişmanlık hükümlerinin mahkemece değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/40241 E.  ,  2025/29913 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/291 E., 2021/763 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/282 E., 2021/10 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3,
58/9 ve 63/1. maddeleri uyarınca kurulan mahkûmiyet kararına
ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkûmiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğine dair beyanı bulunduğu gerekçesi ile sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına dair karar verilmiş ise de; yakalandıktan sonra soruşturma aşamasından itibaren örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile birtakım örgüt mensubu hakkında bilgi veren sanığın, fiili statüsünü kabul ve beyan ile pişmanlığını ifade ettiğinde şüphe bulunmamakla, yerel mahkeme tarafından da hükme esas alınan ifadelerinden yargılama aşamasında da açıkça dönmemekle, ''özü itibariyle suçsuz olduğunu, beraat kararı verilmesini'' ifade etmesinin anılan kurumun mahiyeti gereği uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği de gözetilerek, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebepten dolayı hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.