Danıştay, KHK ile ihraç edilen hakimin %66 engellilik raporuna rağmen malulen emeklilik talebinin reddi ve Balthazard formülünü uygulamayan yönetmelik hükmünün iptali davasını inceliyor.
Özet: KHK ile kamu görevinden çıkarılan bir hakimin, %66 engelli sağlık kurulu raporuna dayanarak yaptığı malulen emeklilik başvurusunun Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından reddedilmesi üzerine açılan davada, söz konusu ret işleminin ve çoklu hastalıklarda Balthazard formülünün uygulanmamasını öngören "Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği"nin ilgili maddesinin iptali ile uğradığı parasal kayıpların faiziyle ödenmesi talep edilmekte; davacı, yönetmelik hükmünün 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aykırı olduğunu, engellilerin emeklilik hakkını hukuka aykırı şekilde kısıtladığını ve balthazard formülünün uluslararası kabul görmüş bir hesaplama yöntemi olduğunu savunmaktadır.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2024/4576 E.  ,  2025/5950 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/4576
Karar No : 2025/5950
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’na tabi hakim olarak
görev yapmakta iken 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kamu görevinden çıkarılan davacının, Hacettepe Üniversitesi Hastanesince düzenlenen %66 oranında engelli olduğuna ilişkin 05/02/2024 tarihli sağlık kurulu raporuna istinaden malulen emekliye sevk edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 4. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca yaşlılık aylığının bağlanmasına kanunen imkan bulunmadığından bahisle reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile anılan işlemin dayanağı olduğu ileri sürülen 28/09/2021 tarih ve 31612 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin "Orta ve hafif düzeyde çalışma gücü kaybı oranı tespiti" başlıklı 6. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Sağlık Kurulu raporlarında birden fazla hastalık mevcut ise en ağır sekel bulgu dikkate alınır ve Balthazard formülü uygulanmaz.'' düzenlemesinin iptali ile işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren enflasyon farkı oranında faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca malul sayılmada sadece çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybetmeyi aradığı, orta ve hafif düzeyde çalışma gücü kaybının bu maddede düzenlenmediği, 5510 sayılı Kanun’un 26. maddesinde “Malûllük sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları”nın, 28. maddesinde ise, “Yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları”nın düzenlendiği ve maddede orta ve hafif düzeyde çalışma gücü kaybının düzenlendiği, Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin 4. maddesinde; "e) Hafif düzeyde çalışma gücü kaybı: Bu Yönetmeliğe göre çalışma gücünün en az %40-49 arasında kaybedilmesini, k) Orta düzeyde çalışma gücü kaybı: Bu Yönetmeliğe göre çalışma gücünün en az %50-59 arasında kaybedilmesini, ifade ettiğinin belirtildiği, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinin altıncı fıkrası orta ve hafif düzeyde çalışma gücü kaybının düzenlendiği, Kanun'un emredici hükmü ve Yönetmelik hükümleri gereği; orta düzeyde çalışma gücü kaybı; çalışma gücünün en az %50-59 arasında kaybedilmesini, hafif düzeyde çalışma gücü kaybının ise; çalışma gücünün en az %40-49 arasında kaybedilmesi gerektiği, 28 Eylül 2021 tarih ve 31612 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin yayımlandığı tarihe kadar uygulanan 03/08/2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinde Kanun hükmü uygulanarak yaşlılık aylığı bağlandığı, engelli raporundaki oran neyse ve prim gün sayısı yetiyorsa başvuran herkesin emekli olduğu, 28 Eylül 2021 tarihine kadar balthazard formülüne göre çalışma gücündeki kayıp oranının hesap edildiği, anılan tarihe kadar; a) %50 ilâ %59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 5760 gün (16 yıl), b) % 40 ilâ %49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 6480 gün (18 yıl) uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması kaydıyla tüm başvuranlara yaşlılık aylığı bağlandığı, Kanun’da herhangi bir değişiklik yapılmadığı halde Yönetmelik ile getirilen "Sağlık kurulu raporlarında birden fazla hastalık mevcut ise en ağır sekel bulgu dikkate alınır ve Balthazard formülü uygulanmaz." kuralı ile Kanuna aykırı ve keyfiliğe açık şekilde engelli bireylerin emekli olma hakkının engellendiği, engelli bireylerin adeta ölüme terk edildiği, engelli raporu aldırılırken 5510 sayılı Kanun uyarınca uygulanan balthazard formülünün Yönetmelik'le Kanun'a aykırı olarak kaldırıldığı, ancak 5510 sayılı Kanun’un halen yürürlükte olduğu, Kanun’da belirlenen çalışma güç kaybı oranları yetkili hastanelerce halen balthazard formülü ile hesaplandığı, bu formülün uluslararası kabul görmüş bir sistem olup çalışma güç kaybının başka türlü hesaplanma imkan ve ihtimalinin de bulunmadığı, bu Yönetmelik hükmü ile çalışma gücündeki kayıp oranı %50 ilâ %59 ve %40 ilâ %49 arasında olan engellilerin erken emekli olmasının mümkün olmadığı, oysa kanunun açık, anlaşılır ve herkesin anlayacağı şekilde, orta düzeyde çalışma gücü kaybı çalışma gücünün en az %50-59 arasında kaybedilmesi halinde 5760 gün (16 yıl ), hafif düzeyde çalışma gücü kaybı çalışma gücünün en az %40-49 arasında kaybedilmesi halinde 6480 gün (18 yıl) ödenmiş prim gün sayısını düzenlediği, Kanun'un emredici hükmü gereği bu şartları taşıyan tüm vatandaşlara yaşlılık aylığı bağlanması ve emekli olması gerektiği, Kanun değişmediği halde 28 Eylül 2021 tarihinden bir gün önce emekli olan kişilerin 28 Eylül 2021 tarihinden sonra emekli olma imkan ve ihtimalinin kalmadığı, iptali istenilen anılan Yönetmelik kuralının, Kanun’un 25. maddesinin birinci fıkrasını, 28. maddesinin beşinci fıkrasını ve Geçici 4. maddesinin altıncı fıkrasını uygulanmaz hale getirdiği, bu Yönetmelik maddesinin Kanun’a ve Anayasa’ya açıkça aykırı olduğu, Balthazard formülünün kaldırılması ile bilimsel olmayan ve açıkça keyfiliği yol açan bir sistem getirildiği, kanun koyucunun engelli emeklilik sisteminde değişikliğe gidecekse Kanunu değiştirmesi gerektiği, Kanun’un emredici hükmüne aykırı Yönetmelik çıkarılamayacağı, Emekli Sandığı'na tabi hakim olarak 04/07/1997 - 30/11/2016 tarihleri arasında 19 yıl, 5 ay görev yaptığı, başka bir sosyal güvenlik kurumunda çalışmasının bulunmadığı, kalp, kulak, boyun ve belindeki rahatsızlıklar nedeniyle işgücü kaybına uğradığı, hakkında düzenlenen Hacettepe Üniversitesi Hastanesi Sağlık Kurulunun 05/02/2024 tarihli raporunda; Kulak Burun Boğaz Hastalıkları yönünden engel oranı %10, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon yönünden engel oranı %24, Kardiyoloji yönünden %50 olmak üzere toplam engel oranının %66 ve engelin süresiz olduğunun belirtildiği, kalbinde 1 adet %100 oranında, 1 adet %80 oranında ve 1 adet %70 oranında damarlarının tıkalı olduğu, her an kalp krizi geçirme tehlikesi altında olduğu, kronik kulak rahatsızlığı nedeniyle dengede durmakta zorlandığı, boyun ve bel fıtıkları nedeniyle acılar çektiği ve günlük yaşantısını devam ettirmekte zorlandığı, hakkında hakem hastaneden rapor aldırılması halinde emekli olmak için belirlenen iş gücü kaybının bulunduğunun açıkça ortaya çıkacağı, Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin "orta ve hafif düzeyde çalışma gücü kaybı oranı tespiti" başlıklı 6. maddesinin ikinci fıkrasının hukuka aykırı olduğu, çalışma gücü kaybı oranı tespitinde sağlık kurulu raporlarında belirlenen bir hastalığın dikkate alınıp diğerlerinin yok kabul edilmesinin, Anayasa’nın görev olarak devlete yüklediği engellilerin korunması, durumlarının iyileştirilmesi için gerekli tedbirlerin alınması kuralına aykırı olduğu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda birden fazla hastalık mevcut ise en ağır sekel bulgunun dikkate alınacağı, diğer hastalıkların dikkate alınmayacağı yönünde bir hüküm bulunmadığı, buna göre Kanun’da olmayan ya da Kanun’un açıkça izin vermediği hususta Yönetmelik'le düzenleme yapılmasının hukuka aykırı olduğu, anılan düzenlemenin tıp bilimi gerçeklerine de aykırı olduğu, bilindiği üzere insanlarda bulunan her hastalığın çalışma gücü kaybı oranına etkisi bulunduğu, Yönetmelik'le birden fazla hastalığı bulunanlardan en ağır olanının dikkate alınıp diğerinin yok kabul edilmesinin bilimsel gerçeklere uygun olmadığı, bu hususun yetkin sağlık kurullarına sorularak veya bu konuda uzman bilirkişilere incelemesi yaptırılarak araştırılması gerektiği, malulen emekli edilmemesine ilişkin dava konusu işlemin de hukuka aykırı olduğu, somut olayda hakkında 5434 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanması suretiyle maluliyetinin tespiti yoluna gidilmesi gerektiği, bu nedenle sağlık durumunun 5434 sayılı Kanun’un 44. maddesi uyarınca görevini yapamayacak derece malul olduğunun tespiti amacıyla hakem hastane sağlık kuruluna sevk edilmesi gerektiği, %66 oranında çalışma gücünü kaybettiği, sağlık durumunun Yönetmelikteki şartları sağladığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığınca engelli kabul edildiği, aile ve sosyal hayata saygı hakkının ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlemin ve dayanağı olan Yönetmelik düzenlemesinin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın yasal süresinde açılıp
açılmadığının ve dava açma ehliyeti yönünden re'sen tetkiki ile aksinin tespiti halinde bu yönlerden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, esas yönünden; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 4. maddesi uyarınca, anılan Kanun’da aksi yönde bir hüküm ile belirtilmedikçe, 2008 yılı Ekim ayı başından önce 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’na tabi çalışması bulunanların kendileri ile bunlardan vefat edenlerin hak sahipleri hakkında 5510 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil olmak üzere 5434 sayılı Kanun’a göre işlem yapılmaya devam edildiği, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinin altıncı fıkrası (28/06/2024 tarihinden itibaren yedinci fıkrası) ile, 2008 yılı Ekim ayı başından önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmaya başlayan ancak, çalışmaya başlamadan önce ilgili mevzuatına göre alınmış ve en az %40 oranında engelli olduklarını gösterir sağlık kurulu raporu bulunanlara veya en az %40 oranında doğuştan engelli olduklarını belgeleyenlere aylık talep tarihinde halen 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(c) bendi kapsamında sigortalı olmaları ve 5400 gün (15 yıl) hizmetleri bulunması şartıyla aylık bağlandığı, yine, anılan Geçici 4. madde ile çalışma gücü kayıp oranı %60'dan düşük olması nedeniyle malullük aylığından yararlanamayanlardan 2008 yılı Ekim ayı başından önce 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi olup aylık talep tarihinde 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamında sigortalı olanlardan alacakları sağlık kurulu raporlarının Sağlık Kurulunca incelenmesi neticesinde, çalışma gücündeki kayıp oranının;
- % 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılanlara en az 5760 gün (16 yıl),
- % 40 ilâ %49 arasında olduğu anlaşılanlara ise en az 6480 gün (18 yıl)
hizmet sürelerinin bulunması kaydıyla haklarında bu fıkra hükümleri uygulanarak yaşlılık aylığı bağlanması imkanının tanındığı, ancak, 18/08/2021 tarih ve 31572 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmeliğin 32. maddesi ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin Geçici 14. maddesinin birinci fıkrasına “Bu şekilde aylık bağlanacak sigortalıların, aylık talep tarihinde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olmaları şartı aranmaz.” cümlesinin eklendiği, böylece, çalışma gücü kayıp oranının Kurum Sağlık Kurulunca %40-%59 arasında olduğu tespit edilenlere yaşlılık aylığı bağlanmasında aylık talep tarihinde 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(c) bendi kapsamında sigortalı olma şartının kaldırıldığı, 5510 sayılı Kanun’un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (20) numaralı alt bendindeki “Kurum Sağlık Kurulu” tanımı ve "Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu" başlıklı 58. maddesindeki hükümler ile Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlardaki teşhis ve bu teşhise dayanak teşkil eden belgeleri incelemek suretiyle, çalışma gücü kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı oranlarını tespit etmeye Kurum Sağlık Kurulunun yetkili olduğu, bu tespite yönelik kararlardan itiraza konu olanları inceleyerek karar bağlama yetkisinin Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna ait olduğunun açıkça ifade edildiği, buna göre, Kurum Sağlık Kurulunca veya Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca çalışma gücü kayıp oranı hafif veya orta düzeyde (%40-%59 arasında) olduğu tespit edilenlerden 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinde çalışma gücü kayıp oranına göre belirlenen prim ödeme gün sayısına sahip olanlara yaşlılık aylığı bağlandığı, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca yapılan engellilik tespitlerindeki amacın, hastalığın şiddeti, organ veya fonksiyon kaybının değerlendirmesini yapmak suretiyle ilgililere sosyal hak ve yardımlar sağlayabildiği, öte yandan, 5510 sayılı Kanun kapsamında sağlanacak hakların kazanımında esas alınan çalışma gücü kaybı oranı tespitlerinde kişilerin var olan engellerinin çalışma hayatında iş yapabilme yeteneğine ne düzeyde kısıtlılık yarattığının tespit edildiği, bu itibarla çalışma gücü kaybı oranı ile engel oranının hem rakamsal değerinin, hem de tespit edilme usulünün eş değer olmasının beklenemeyeceği, bu kapsamda, 5510 sayılı Kanun uyarınca verilmiş yetki ile Kurum sağlık kurullarınca yapılan bu tespitler ile sigortalıların çalışma kapasiteleri ile bedensel kayıp oranı arasındaki ilişki belirlenerek, 28/09/2021 tarihine kadar 25. madde kapsamındaki çalışma gücü kaybı tespitlerinde "Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği", 28. madde kapsamındaki yaşlılık aylığına ilişkin çalışma gücü kaybı tespitlerinde ise, engel oranı çalışma gücü kaybı oranını yansıtmamasına rağmen, bir ikincil mevzuatın bulunmaması nedeniyle ve sigortalıları mağdur etmemek adına "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik"in kullanıldığı, kurumsal olarak verilen haklarda referans olarak kurumsal mevzuatın esas alınması önünde engel oluşturan bu durumun çalışma gücü kaybı ve engellilik arasındaki kavramsal bağın koparılması ihtiyacı çerçevesinde yönetmelik revizyon ihtiyacını doğurduğu ve "Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği"nin 28/09/2021 tarihinde 31612 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, gerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, gerekse 5510 sayılı Kanun’da tanımlanan çalışma gücü kaybı tespitlerine ilişkin geçmişte kullanılan tüzük ve yönetmeliklerde hiçbir zaman bir matematiksel birleştirme işlemi olan balthazard formülünün kullanılmadığı, bu formülün, %100'ü geçmeyecek şekilde oran tespit etmeye yarayan özel bir matematik işlemi olduğu, 28/09/2021 tarihine kadar var olan Yönetmelik eki Hastalık Listesinde sadece %60 ve üzeri çalışma gücü kaybına sebep olan tıbbi hükümlerin yer aldığı, %40-49 ile %50-59 aralığında çalışma gücü kaybı tespitine ilişkin tıbbi hükümler bulunmadığından sigortalıları mağdur etmemek adına bu formülün de kullanıldığı, engellilik değerlendirilmesinde kullanılan Yönetmelik doğrultusunda değerlendirme mecburiyeti doğduğu, engellilik durum değerlendirmesi ile çalışma gücü kaybı tespitlerinin, farklı kanunlardan kaynaklı hakların sağlanması bakımından birbirinden ayrı durum değerlendirmesi olduğu, bu sebeple tespit usulleri de farklı olduğundan 28/09/2021 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmelik ile sigortalıların çalışma gücü kaybı tespitlerine ilişkin Kanun'dan kaynaklı bir hak kaybının yaşanmadığı, adı geçen Yönetmeliğin dava konusu edilen 6. maddesinin ikinci fıkrasının; "Sağlık kurulu raporlarında birden fazla hastalık mevcut ise en ağır sekel bulgu dikkate alınır ve Balthazard formülü uygulanmaz." hükmünü, Yönetmelik eki hastalık listesi “ortak hükümler” başlıklı maddesinin ise "Birden fazla hastalığın bir arada bulunduğu ve tedaviye rağmen çalışma olanağının bulunmadığı durumlar ağır düzeyde, birden fazla hafif düzeyde çalışma gücü kaybına neden olan durumlar, orta düzeyde çalışma gücü kaybı olarak değerlendirilebilir." hükmünü ihtiva ettiği, bu kapsamda her başvuru dosyası kendi özelinde hastalık ve arızaların iş gücü kapasitesine etkisi baz alınarak değerlendirildiği ve eğer kişinin birden fazla hastalık/arızası çalışmasına engel teşkil ediyorsa bu durumunun kurullarca göz önüne alındığı, davacının emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; davacının; 07/07/1997 tarihinde 5434 sayılı Kanunu'na tabi hakim adayı olarak göreve başladığı, 13/04/2000 tarihinde askerlik nedeniyle aylıksız izne ayrıldığı, 18/05/2000 tarihinde askerlik dönüşü görevine başladığı, daha sonra 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3. maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Kurulu kararı ile 29/11/2016 tarihinde meslekten çıkarıldığı, açıkta iken kayıtlara 30/11/2022 tarihinde geçen aynı tarihli dilekçesi ekinde gönderdiği ve adına Ankara Bilkent Şehir Hastanesince düzenlenen ... tarih ve ... numaralı sağlık kurulu raporu esas alınarak tarafına 5510 sayılı Kanunun Geçici 4. maddesinin altıncı fıkrası (28/06/2024 tarihinden itibaren yedinci fıkrası) kapsamında emekli aylığı bağlanmasını talep ettiği, ilgilinin durumunun Kurum Sağlık Kurulunca 15/12/2022 tarihinde incelenmesi neticesinde; "Adı geçenin, Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nin Ek-l Hastalık Listesinde Belirlenen Düzeyde Çalışma Gücünü Kaybetmediğine," şeklinde karar verildiği, bu karar üzerine, 03/01/2023 tarihli yazı ile tarafına 5510 sayılı Kanunun Geçici 4. maddesinin altıncı fıkrası (28/06/2024 tarihinden itibaren yedinci fıkrası) kapsamında emekli aylığı bağlanamayacağının bildirildiği, 05/01/2023 tarihli dilekçesi ile Kurum Sağlık Kurulu kararına itiraz etmesi üzerine durumunun Sosyal Sigorta Yüksek Kurulunca ... tarihinde, ... sayı ile incelenmesi neticesinde; "Dosya incelendi. Sigortalının 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi 6 ncı fıkrası ile Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında incelenmiş olup adı geçenin mevcut sağlık kurulu rapor/raporlarında yer alan tüm hastalık/arızaları anılan Yönetmeliğin Ek-I Hastalık Listesinin K/7, K/86, K/9, A/10 madde/maddelerinde belirtilen seviyelerde hastalık/arızası bulunmadığından; sigortalının çalışma gücünü Yönetmelikte belirtilen düzeyde kaybetmediğini oy birliği ile karar verildi." şeklinde karar verildiği, söz konusu karar üzerine, 09/03/2023 tarihli yazı ile tarafına 5510 sayılı Kanunun Geçici 4. maddesinin altıncı fıkrası (28/06/2024 tarihinden itibaren yedinci fıkrası) kapsamında emekli aylığı bağlanamayacağının bir kez daha bildirildiği, davacının, Kurum kayıtlarına 04/03/2024 tarihinde geçen 03/03/2024 tarihli dilekçesi ekinde adına Hacettepe Üniversitesi Hastanesince düzenlenen ... tarih ve ... numaralı sağlık kurulu raporunu ibraz ederek durumunun yeniden incelenmesini talep ettiği, yeni sağlık kurulu raporu çerçevesinde durumunun Kurum Sağlık Kurulunca ... tarihinde, ... sayı ile incelenmesi neticesinde; "Adı geçenin, Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin Ek-l Hastalık Listesinde Belirlenen Düzeyde Çalışma Gücünü Kaybetmediğine," şeklinde karar verildiği, bu karar üzerine, ... tarih ve ... sayılı yazı ile tarafına 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinin altıncı fıkrası (28/06/2024 tarihinden itibaren yedinci fıkrası) kapsamında emekli aylığı bağlanamayacağının bildirildiği, Kurum kayıtlarına 14/05/2024 tarihinde geçen 13/05/2024 tarihli dilekçesi ile Kurum Sağlık Kurulu kararına itiraz ettiğini bildirmesi üzerine durumunun Sosyal Sigorta Yüksek Kurulunca ... tarihinde ... sayı ile incelenmesi neticesinde; "Dosya incelendi. Sigortalının 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi 6 ncı fıkrası ile Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında incelenmiş olup adı geçenin mevcut sağlık kurulu rapor/raporlarında yer alan tüm hastalık/arızaları anılan Yönetmeliğin Ek-l Hastalık Listesinin K/7, K/8, K/9, A/10 madde/maddelerinde belirtilen seviyelerde hastalık/arızası bulunmadığından; sigortalının çalışma gücünü Yönetmelikte belirtilen düzeyde kaybetmediğini oy birliği ile karar verildi." şeklinde karar verildiği, söz konusu karar üzerine, 17/07/2024 tarihli yazı ile tarafına 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinin altıncı fıkrası kapsamında emekli aylığı bağlanamayacağının bir kez daha bildirildiği, davacının, ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali talebiyle Kurum aleyhine ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile açılan davanın halen devam ettiği, bu itibarla, adına düzenlenen sağlık kurulu raporlarının Kurum Sağlık Kurulunca ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca incelenmesi neticesinde çalışma gücünü Yönetmelik’te belirtilen düzeylerde kaybetmediğine karar verilen davacı hakkında engellilik hükümleri uygulanarak aylık bağlanmaması hususunda Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, Kurum Sağlık Kurulunca ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca çalışma gücü kayıp oranının %40'ın altında olduğuna karar verilen ilgiliye yaşlılık aylığı bağlanmasına imkan bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanunu'nun Geçici 4. maddesi uyarınca çalışma gücü kayıp oranı %60'dan düşük olması nedeniyle malullük aylığından yararlanamayanlardan, 2008 yılı Ekim ayı başından önce 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi olup aylık talep tarihinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(c) bendi kapsamında sigortalı olanlardan, alacakları sağlık kurulu raporlarının Sağlık Kurulunca incelenmesi neticesinde, çalışma gücündeki kayıp oranının;
- %50 ilâ %59 arasında olduğu anlaşılanlara en az 5760 gün (16 yıl),
- %40 ilâ %49 arasında olduğu anlaşılanlara ise en az 6480 gün (18 yıl)
hizmet sürelerinin bulunması kaydıyla, haklarında bu fıkra hükümleri uygulanarak yaşlılık aylığı bağlanması imkanının tanınmıştır. kamu çalışanlarından çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettikleri tespit edilenlerin malul sayılacağı belirtilmiştir.
Davacı hakkında Ankara Bilkent Şehir Hastanesince düzenlenen ... tarih ve ... numaralı sağlık kurulu raporunda; fiziksel tıp ve rehabilitasyon yönünden engel oranı %14, kardiyoloji yönünden engel oranı %55 olmak üzere toplam engel oranının %61 ve engelin süresiz olduğu; Hacettepe Üniversitesi Hastanesi Sağlık Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporunda; kulak burun boğaz hastalıkları yönünden engel oranı %10, fiziksel tıp ve rehabilitasyon yönünden engel oranı %24, kardiyoloji yönünden engel oranı %50 olmak üzere toplam engel oranının %66 ve engelin süresiz olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu Yönetmelik ile sigortalıların engel oranlarının, maluliyet ve çalışma gücü kaybını hangi ölçüde etkilediğinin tespiti amacıyla yürürlüğe konulduğu açık olmakla birlikte, davacı hakkında iki ayrı hastane tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporlarında; kardiyoloji yönünden %50 ve üzeri olmak üzere toplam engel oranının %60'ın üzerinde olduğu göz önüne alındığında, vazifesini yapamayacak derecede malul olduğu sonucuna varılmış olup, malulen emekliye sevk edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminde hukuka uygunluk görülmediğinden, bireysel işlemin iptaline ve işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği; dava konusu Yönetmeliğin "Orta ve hafif düzeyde çalışma gücü kaybı oranı tespiti" başlıklı 6. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Sağlık Kurulu raporlarında birden fazla hastalık mevcut ise en ağır sekel bulgu dikkate alınır ve Balthazard formülü uygulanmaz.'' düzenlemesi yönünden ise, söz konusu düzenleyici işlemin davacının malulen emekliye sevk edilmemesine ilişkin işlemin doğrudan dayanağı niteliğinde olmadığı değerlendirildiğinden, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Öte yandan, davacının Ankara Bilkent Şehir Hastanesince düzenlenen sağlık kurulu raporunda %61 oranında çalışma gücünü kaybetmesi nedeniyle yaşlılık aylığı bağlanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin K/7, K/8, K/9, A/10 maddeleri açısından, hastalığının malul sayılmayı gerektiren (vazifesini yapamayacak durum) düzeyde bulunup bulunmadığı hususunun sağlık kurulu raporuyla saptanması amacıyla rapor aldırılmak üzere davacının Ankara Etlik Şehir Hastanesine sevk edildiği 20/06/2025 tarihinde Mahkeme kaydına alınan Ankara Etlik Şehir Hastanesinin ... tarih ve ... sayılı sağlık kurulu raporunun kardiyoloji bölümünde davacının hastalık geçmişi ve mevcut durumu değerlendirildikten sonra, "... Bu durum hastayı çalışma gücü kaybına neden olan kalp hastalıkları kılavuzunun K8 kroner arter hastalığı grubunda ağır düzeyde çalışma gücü kaybına neden olan durumların B bendine sokmaktadır. Hastanın HT tanısı mevcuttur. Class 1 %10 olarak değerlendirilmiştir. Toplamda %55 engelli oranına kardiyak açıdan sahiptir" şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar üzerine davacıya emekli aylığı bağlanarak geçmişe dönük emekli aylıkları yasal faiziyle birlikte ödendiği görülmüştür.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, 5434 sayılı Kanun'a tabi hakim olarak görev yapmakta
iken 667 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, Hacettepe Üniversitesi Hastanesince düzenlenen % 66 oranında engelli olduğuna ilişkin 05/02/2024 tarihli sağlık kurulu raporuna istinaden malulen emekliye sevk edilmesi yolunda yapılan başvurunun, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 4. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca yaşlılık aylığının bağlanmasına kanunen imkan bulunmadığından bahisle reddine dair Sosyal Güvenlik Kurumu Kamu Görevlileri Emeklilik Dairesi Başkanlığı işlemi ile anılan işlemin dayanağı olduğu ileri sürülen ve 28/09/2021 tarih ve 31612 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin "Orta ve hafif düzeyde çalışma gücü kaybı oranı tespiti" başlıklı 6. maddesinin "Sağlık Kurulu raporlarında birden fazla hastalık mevcut ise en ağır sekel bulgu dikkate alınır ve Balthazard formülü uygulanmaz.'' şeklindeki ikinci fıkrasının iptali ile yoksun kalınan parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren enflasyon farkı oranında faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 4. maddesi uyarınca, anılan Kanun’da aksi yönde bir hüküm ile belirtilmedikçe, 2008 yılı Ekim ayı başından önce 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’na tabi çalışması bulunanların kendileri ile bunlardan vefat edenlerin hak sahipleri hakkında, 5510 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil olmak üzere 5434 sayılı Kanun’a göre işlem yapılmaya devam edilmiş, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinin altıncı fıkrası (28/06/2024 tarihinden itibaren yedinci fıkrası) ile, 2008 yılı Ekim ayı başından önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmaya başlayan ancak, çalışmaya başlamadan önce ilgili mevzuatına göre alınmış ve en az %40 oranında engelli olduklarını gösterir sağlık kurulu raporu bulunanlara veya en az %40 oranında doğuştan engelli olduklarını belgeleyenlere aylık talep tarihinde halen 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(c) bendi kapsamında sigortalı olmaları ve 5400 gün (15 yıl) hizmetleri bulunması şartıyla aylık bağlanmaktadır.
Anılan Geçici 4. madde ile çalışma gücü kayıp oranı %60'dan düşük olması nedeniyle malullük aylığından yararlanamayanlardan, 2008 yılı Ekim ayı başından önce 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi olup aylık talep tarihinde 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamında sigortalı olanlardan, alacakları sağlık kurulu raporlarının Sağlık Kurulunca incelenmesi neticesinde, çalışma gücündeki kayıp oranının;
- %50 ilâ %59 arasında olduğu anlaşılanlara en az 5760 gün (16 yıl),
- %40 ilâ %49 arasında olduğu anlaşılanlara ise en az 6480 gün (18 yıl)
hizmet sürelerinin bulunması kaydıyla, haklarında bu fıkra hükümleri uygulanarak yaşlılık aylığı bağlanması imkanının tanınmıştır.
Ancak, 18/08/2021 tarih ve 31572 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmeliğin 32. maddesi ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin Geçici 14. maddesinin birinci fıkrasına “Bu şekilde aylık bağlanacak sigortalıların, aylık talep tarihinde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olmaları şartı aranmaz.” cümlesi eklenmiş, böylece, çalışma gücü kayıp oranının Kurum Sağlık Kurulunca %40-%59 arasında olduğu tespit edilenlere yaşlılık aylığı bağlanmasında aylık talep tarihinde 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(c) bendi kapsamında sigortalı olma şartı kaldırılmıştır.
5510 sayılı Kanuna göre, Kurum Sağlık Kurulunca veya Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca çalışma gücü kayıp oranı hafif veya orta düzeyde (%40-%59 arasında) olduğu tespit edilenlerden 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinde çalışma gücü kayıp oranına göre belirlenen prim ödeme gün sayısına sahip olanlara yaşlılık aylığı bağlanmakta olup, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca yapılan engellilik tespitlerindeki amacın, hastalığın şiddeti ve organ veya fonksiyon kaybının değerlendirmesini yapmak suretiyle ilgililere sosyal hak ve yardımlar sağlaması olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, 5510 sayılı Kanun kapsamında sağlanacak haklar için esas alınan çalışma gücü kaybı oranı tespitlerinde, kişilerin var olan engellerinin, çalışma hayatında iş yapabilme yeteneğine ne düzeyde kısıtlılık yarattığının tespit edildiği, bu itibarla çalışma gücü kaybı oranı ile engel oranının hem rakamsal değerinin hem de tespit edilme usulünün eş değer olmasının beklenemeyeceği, bu kapsamda, 5510 sayılı Kanun uyarınca verilmiş yetki ile Kurum sağlık kurullarınca yapılan bu tespitler ile sigortalıların çalışma kapasiteleri ile bedensel kayıp oranı arasındaki ilişki belirlenmekte olup, 28/09/2021 tarihine kadar 25. madde kapsamındaki çalışma gücü kaybı tespitlerinde "Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği", 28. madde kapsamındaki yaşlılık aylığına ilişkin çalışma gücü kaybı tespitlerinde ise, engel oranı çalışma gücü kaybı oranını yansıtmamasına rağmen, bir ikincil mevzuat bulunmayışı ve sigortalıları mağdur etmemek adına "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik"in kullanıldığı, gerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, gerekse 5510 sayılı Kanun'da tanımlanan çalışma gücü kaybı tespitlerine ilişkin geçmişte kullanılan tüzük ve yönetmeliklerde, hiçbir zaman bir matematiksel birleştirme işlemi olan Balthazard formülünün kullanılmadığı, bu formülün, %100'ü geçmeyecek şekilde oran tespit etmeye yarayan özel bir matematik işlemi olduğu, 28/09/2021 tarihine kadar var olan Yönetmelik eki Hastalık Listesinde sadece %60 ve üzeri çalışma gücü kaybına sebep olan tıbbi hükümler yer almakta olup, %40-49 ile %50-59 aralığında çalışma gücü kaybı tespitine ilişkin tıbbi hükümler bulunmadığından sigortalıları mağdur etmemek adına bu formülün de kullanıldığı, engellilik değerlendirmesinde kullanılan Yönetmelik doğrultusunda değerlendirme mecburiyeti doğduğu, engellilik durum değerlendirmesi ile çalışma gücü kaybı tespitlerinin, farklı kanunlardan kaynaklı hakların sağlanması bakımından birbirinden ayrı durum değerlendirmesi olduğu görülmektedir.
Bu itibarla, dava konusu düzenlemelerde dayanağı mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Diğer yandan, Kurum Sağlık Kurulunca ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca çalışma gücü kayıp oranının %40'ın altında olduğuna karar verilen davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasına imkan bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı, 07/07/1997 tarihinde 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa tabi hakim adayı olarak göreve başlamış, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3. maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Kurulu kararı ile 29/11/2016 tarihinde meslekten çıkarılmış olup, davacının 19 yıl, 5 ay hizmeti bulunmaktadır.
Açıkta iken kayıtlara 30/11/2022 tarihinde geçen aynı tarihli dilekçesi ile, ekinde gönderdiği Ankara Bilkent Şehir Hastanesince düzenlenen ... tarih ve ... numaralı sağlık kurulu raporunun esas alınarak tarafına 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinin altıncı fıkrası (28/06/2024 tarihinden itibaren yedinci fıkrası) kapsamında emekli aylığı bağlanmasını talep etmiş, kardiyoloji yönünden engel oranı %55 olmak toplam engel oranının %61 olduğu, durumunun Kurum Sağlık Kurulunca 15/12/2022 tarihinde incelenmesi neticesinde; "Adı geçenin, Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nin Ek-l Hastalık Listesinde Belirlenen Düzeyde Çalışma Gücünü Kaybetmediğine," şeklinde karar verilmiş, 03/01/2023 tarihli yazı ile 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinin altıncı fıkrası (28/06/2024 tarihinden itibaren yedinci fıkrası) kapsamında emekli aylığı bağlanamayacağı bildirilmiş, davacının Kurum Sağlık Kurulu kararına itiraz etmesi üzerine durumunun Sosyal Sigorta Yüksek Kurulunca ... tarihinde, ... sayı ile incelenmesi neticesinde; "Dosya incelendi. Sigortalının 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi 6 ncı fıkrası ile Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında incelenmiş olup adı geçenin mevcut sağlık kurulu rapor/raporlarında yer alan tüm hastalık/arızaları anılan Yönetmeliğin Ek-I Hastalık Listesinin K/7, K/86, K/9, A/10 madde/maddelerinde belirtilen seviyelerde hastalık/arızası bulunmadığından; sigortalının çalışma gücünü Yönetmelikte belirtilen düzeyde kaybetmediğini oy birliği ile karar verildi." şeklinde karar verilmesi üzerine, 09/03/2023 tarihli yazı ile 5510 sayılı Kanunun Geçici 4. maddesinin altıncı fıkrası (28/06/2024 tarihinden itibaren yedinci fıkrası) kapsamında emekli aylığı bağlanamayacağı bir kez daha bildirilmiştir.
Davacının, Kurum kayıtlarına 04/03/2024 tarihinde geçen 03/03/2024 tarihli dilekçesi ile, ekinde gönderdiği Hacettepe Üniversitesi Hastanesince düzenlenen ... tarih ve ... numaralı sağlık kurulu raporunu ibraz ederek, kardiyoloji yönünden engel oranı %50 olmak üzere, toplam engel oranının %66 olduğu, durumunun yeniden incelenmesini talep etmiş, yeni sağlık kurulu raporu çerçevesinde durumunun Kurum Sağlık Kurulunca ... tarihinde, ... sayı ile incelenmesi neticesinde; "Adı geçenin, Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin Ek-l Hastalık Listesinde Belirlenen Düzeyde Çalışma Gücünü Kaybetmediğine," şeklinde karar verilmiş, ... tarih ve ... sayılı yazı ile 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinin altıncı fıkrası (28/06/2024 tarihinden itibaren yedinci fıkrası) kapsamında emekli aylığı bağlanamayacağı bildirilmiş, Kurum Sağlık Kurulu kararına itiraz etmesi üzerine durumunun Sosyal Sigorta Yüksek Kurulunca ... tarihinde ... sayı ile incelenmesi neticesinde; "Dosya incelendi. Sigortalının 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi 6 ncı fıkrası ile Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında incelenmiş olup adı geçenin mevcut sağlık kurulu rapor/raporlarında yer alan tüm hastalık/arızaları anılan Yönetmeliğin Ek-l Hastalık Listesinin K/7, K/8, K/9, A/10 madde/maddelerinde belirtilen seviyelerde hastalık/arızası bulunmadığından; sigortalının çalışma gücünü Yönetmelikte belirtilen düzeyde kaybetmediğine oy birliği ile karar verildi." şeklinde karar verilmiş, 17/07/2024 tarihli yazı ile, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinin altıncı fıkrası kapsamında emekli aylığı bağlanamayacağının bir kez daha bildirilmesi üzerine, söz konusu işlem ile anılan işlemin dayanağı olduğu ileri sürülen 28/09/2021 tarih ve 31612 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin "Orta ve hafif düzeyde çalışma gücü kaybı oranı tespiti" başlıklı 6. maddesinin ikinci fıkrasının iptali ile işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren enflasyon farkı oranında faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
Mülga 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 44. maddesinde; her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarına hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere (Malul) denileceği, 46. maddesinde, 44 üncü maddede yazılı malullüğün 45 inci maddede gösterilenler dışında kalan sebep ve hallerden doğmuş olması halinde (Adi malullük) bu kişilere (Adi malul) denileceği, 53. maddesinde, adi malullük aylığının, fiili hizmet müddetleri en az 10 yılı tamamlamış bulunan iştirakçilerin fiili ve itibari hizmet müddetleri toplamına göre ve malullük dolayısıyla vazifeden ayrıldıkları tarihteki keseneğe esas aylık veya ücretleri ve 15 inci maddenin (g) fıkrasında yazılı olanların tam aylık veya ücretleri tutarları üzerinden aylık bağlanacağı, 54. maddesinde, 88 inci madde gereğince emekli kesenekleri geri verilmemiş olanlardan (61) yaşını doldurmadan evvel adi malul durumuna girenlere 53 üncü madde esaslarına göre adi malullük aylığı bağlanacağı hükme bağlanmıştır.
16/06/2006 tarih ve 26200 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Yürürlükten kaldırılan hükümler" başlıklı 106. maddesinin sekizinci fıkrasında, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun yürürlükten kaldırılan maddeleri sayılmış, "5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan Geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrasında; " ...Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır...", beşinci fıkrasında; "Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. ...", altıncı fıkrasında; "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmaya başlamış olup, çalışmaya başlamadan önce ilgili mevzuatına göre alınmış ve en az % 40 oranında engelli olduklarını gösterir sağlık kurulu raporu bulunanlar ile en az % 40 oranında doğuştan engelli olduklarını belgeleyenlerden aylık talep tarihinde bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlara; en az 5400 gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş ya da emekli keseneği ödenmiş olması kaydıyla, istekleri halinde bu madde hükümleri esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanır. Ancak çalışmaya başladıktan sonra, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;
a) %50 ilâ %59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 5760,
b) %40 ilâ %49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 6480,
gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması kaydıyla, haklarında bu fıkra hükümleri uygulanır..." düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (20) numaralı bendinde; "Kurum Sağlık Kurulu: Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlardaki teşhis ve bu teşhise dayanak teşkil eden belgeleri incelemek suretiyle, çalışma gücü kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı oranlarını, erken yaşlanma halini, vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücü kaybını ve malûllük derecelerini belirlemeye yetkili hekimlerden ve/veya diş hekimlerinden oluşan kurulları, ifade eder." şeklinde tanımlanmış, "Malûl sayılma" başlıklı 25. maddesinin birinci fıkrasında; "Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır.", son fıkrasında; "Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.", "Malûllük sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları" başlıklı 26. maddesinde; "Malûllük sigortasından sigortalılara sağlanan hak, malûllük aylığı bağlanmasıdır.
Sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;
a) 25 inci maddeye göre malûl sayılması,
b) (Değişik: 17/4/2008-5754/14 md.) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,
c) Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması,
halinde malûllük aylığı bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.", "Yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları" başlıklı 28. maddesinin beşinci fıkrasında; "Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;
a) % 50 ilâ %59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4320 gün,
b) % 40 ilâ %49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün,
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla ikinci fıkranın (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanırlar. Bunlar 94 üncü madde hükümlerine göre kontrol muayenesine tâbi tutulabilirler.", son fıkrasında; "Bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.", "Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu" başlıklı 58. maddesinin birinci fıkrasında; "Bu Kanunda yazılı olan görevleri yerine getirmek üzere branşları Kurum tarafından belirlenecek uzman hekimlerden oluşan Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kurulur. Kurul; Millî Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurulu, en fazla üyeye sahip işveren, işçi ve kamu çalışanlarını temsil eden konfederasyonlar, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu, Türk Tabipleri Birliği, Türkiye Ziraat Odaları Birliği ile Kurum tarafından görevlendirilecek birer uzman hekimden oluşur. Aynı usûlle birden fazla Kurul oluşturmaya Bakanlık yetkilidir.", dördüncü fıkrasında; "Kurul, sigortalılar hakkında vazife malûllük derecesi, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik derecesi tespiti ile çalışma gücünün malûliyeti gerektirecek derecede kaybına ilişkin Kurumca verilen kararlardan itiraza konu olanları inceleyerek karara bağlar. Kurul, sigortalı veya hak sahiplerinin talebi üzerine görevlendirdiği uzman bir hekimi dinlemek zorundadır." kurallarına yer verilmiştir.
28/09/2021 tarih ve 31612 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre sigortalı sayılanların maluliyet, çalışma gücü kaybı ve erken yaşlanma durumları ile bunların bakmakla yükümlü oldukları veya hak sahibi çocuklarının maluliyet ve başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede ağır engellilik durumlarının tespitine ve bu tespitlerde esas alınacak sağlık kurulu raporlarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.", "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Yönetmelik; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun;
...
b) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalıların hangi hallerde çalışma gücünü ağır düzeyde veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiğine ve vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlardan personel kanunlarına tabi olanların hastalıklarının kanunlarında tayin edilen sürelerden fazla devam ettiği, olmayanların ise hastalık sebebiyle malul sayılmalarına esas alınacak hastalık süreleri hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun hastalık iznine ilişkin hükümleri uygulanmak suretiyle bu süreleri doldurduğuna,
c) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile 60 ıncı maddesi kapsamındaki genel sağlık sigortalılarının hak sahibi veya bakmakla yükümlü oldukları çocuklarının hangi hallerde çalışma gücünü ağır düzeyde kaybettiğine,
ç) 28 inci maddesinin beşinci fıkrası ve geçici 4 üncü maddesinin altıncı fıkrasına göre yaşlılık sigortası kapsamında, sigortalıların hangi hallerde çalışma gücünü orta veya hafif düzeyde kaybettiğine, ....ilişkin usul ve esasları kapsar." kuralına yer verilmiş, "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; "Ağır düzeyde çalışma gücü kaybı: Bu Yönetmeliğe göre çalışma gücünün en az %60’ının kaybedilmesini", (ç) bendinde; "Balthazard formülü: Birden fazla iş kazası veya meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik dereceleri veya birden fazla engellilik derecelerinin birleştirilmesinde kullanılan hesaplama şeklini", (e) bendinde; "Hafif düzeyde çalışma gücü kaybı: Bu Yönetmeliğe göre çalışma gücünün en az %40-49 arasında kaybedilmesini", (g) bendinde; "Hastalık listesi: Çalışma gücünün hangi düzeyde kaybedildiğinin tespitine esas Ek-1’de yer alan listeyi", (j) bendinde, "Maluliyet: Çalışma gücünü ağır düzeyde veya iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybetme veya vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlardan personel kanunlarına tabi olanların hastalıklarının kanunlarında tayin edilen sürelerden fazla devam ettiği, olmayanların ise hastalık sebebiyle malul sayılmalarına esas alınacak hastalık süreleri hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar Devlet Memurları Kanununun hastalık iznine ilişkin hükümleri uygulanmak suretiyle bu süreleri doldurma hallerini", (k) bendinde; "Orta düzeyde çalışma gücü kaybı: Bu Yönetmeliğe göre çalışma gücünün en az %50-59 arasında kaybedilmesini" ifade ettiği belirtilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin "Sigortalının ağır düzeyde çalışma gücü kaybı tespiti" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; "Sigortalının çalışma gücünü ağır düzeyde kaybedip kaybetmediğinin tespitinde hastalık listesi esas alınır.", ikinci fıkrasında; "Sigortalılık süresi içinde; a) Hastalık listesinde belirtilen hastalıkların meydana geldiği,
b) Eski ve çalışmaya engel olmayan bir hastalığın, hastalık listesinde belirtilen seviyelere yükseldiği,
c) Çalışma gücünü ağır düzeyde kaybetmiş haliyle ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı ancak daha sonra ortaya çıkan farklı bir hastalık nedeniyle çalışma gücünü ağır düzeyde kaybettiği,
ç) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalının vazifesini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği veya vazifesini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlardan personel kanunlarına tabi olanların hastalıklarının kanunlarında tayin edilen sürelerden fazla devam ettiği, olmayanların ise hastalık sebebiyle malul sayılmasına esas alınacak hastalık süreleri hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun hastalık iznine ilişkin hükümleri uygulanmak suretiyle bu süreleri doldurduğu, Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı malul sayılır....", dördüncü fıkrasında; "Sağlık kurulu raporlarında birden fazla hastalık mevcut ise değerlendirmede en ağır sekel bulgu dikkate alınır ve Balthazard formülü uygulanmaz.", "Orta ve hafif düzeyde çalışma gücü kaybı oranı tespiti" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasında; "Kanunun 28 inci maddesinin beşinci fıkrası ile geçici 4 üncü maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinde belirtilen orta ve (b) bendinde belirtilen hafif düzeyde çalışma gücü kaybının tespitinde hastalık listesi esas alınır.", ikinci fıkrasında; "Sağlık kurulu raporlarında birden fazla hastalık mevcut ise en ağır sekel bulgu dikkate alınır ve Balthazard formülü uygulanmaz." kurallarına yer verilmiştir.
Ayrıca, Yönetmeliğin ekinde çalışma gücünün hangi düzeyde kaybedildiğinin tespitine esas olmak üzere "Hastalık Listesi"ne yer verilmiş, "R.ORTAK HÜKÜMLER" başlıklı bölümün 1. maddesinde; "Mevcut hastalık listelerinde tanımlanmayan ancak tedaviye rağmen çalışma olanağının bulunmadığı hastalıklar ağır düzeyde çalışma gücü kaybı olarak değerlendirilebilir.", ikinci maddesinde; "Birden fazla hastalığın bir arada olduğu ve tedaviye rağmen çalışma olanağının bulunmadığı durumlar, ağır düzeyde çalışma gücü kaybı olarak değerlendirilebilir.", üçüncü maddesinde; "Bu hastalık listesine göre birden fazla hafif düzeyde çalışma gücü kaybına neden olan durumlar, orta düzeyde çalışma gücü kaybı olarak değerlendirilebilir." hükümleri yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, dava konusu Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin "Orta ve hafif düzeyde çalışma gücü kaybı oranı tespiti" başlıklı 6. maddesinin ikinci fıkrası yönünden incelendiğinde;
Dava konusu Yönetmeliğin dayanaklarından 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 25. maddesinde, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalının sigortalının, malûl sayılacağı belirtildikten sonra malûllükle ilgili düzenlemelere yer verildiği, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasların, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği; 28. maddesinde ise, yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli olan yaş şartları ile prim gün sayılarına yer verilerek aynı şekilde bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esasların, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiş olup, sosyal güvenlik sisteminin etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde gerekli düzenlemeleri yapma hususunda idareye takdir yetkisi verildiği görülmektedir.
5510 sayılı Kanun kapsamında sağlanılacak hakların kazanımında esas alınan çalışma gücü kaybı tespitlerinde, çalışma gücü kaybı oranı ile engellilik durum değerlendirmesinin hem rakamsal değer açısından, hem de tespit edilme usulü açısından eş değer olmaması nedeniyle kişilerin hastalıkların hangi durumlarda hafif, orta ve ağır düzeyde çalışma gücünü kaybettiklerinin ortaya konulması amacıyla dava konusu Yönetmelik yürürlüğe konulmuştur.
Öte yandan, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlardaki teşhis ve bu teşhise dayanak teşkil eden belgeleri incelemek suretiyle, çalışma gücü kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı oranlarını tespit etmeye Kurum Sağlık Kurulunun yetkili olduğu, bu tespite yönelik kararlardan itiraza konu olanları inceleyerek karar bağlama yetkisinin Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna ait olduğu açıkça ifade edilmiş olup, Kurum Sağlık Kurulunca veya Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca çalışma gücü kayıp oranı hafif veya orta düzeyde (%40-%59 arasında) olduğu tespit edilenlerden 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinde çalışma gücü kayıp oranına göre belirlenen prim ödeme gün sayısına sahip olanlara yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, sağlık kurulu raporlarında birden fazla hastalık mevcut olması halinde çalışma gücü kaybının belirlenmesi esnasında Balthazard formülünün uygulanmayacağı, en ağır hastalık esas alınarak Yönetmelik ekinde yer alan hastalıklar listesinde sayılan ağır, orta ve hafif düzeyde çalışma gücü kaybına neden olan durumlara göre değerlendirilerek çalışma gücü oranının tespiti edilmesine ilişkin düzenlemenin idareye tanınan takdir yetkisinin sınırları içinde, üst hukuk normları ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlandığı ve kamu yararı ile hizmet gereklerine aykırılık içermediği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi iptali ile işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren enflasyon farkı oranında faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemleri yönünden incelendiğinde;
Ankara Bilkent Şehir Hastanesince düzenlenen ... tarih ve ... numaralı sağlık kurulu raporu ile Hacettepe Üniversitesi Hastanesi Sağlık Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporunun, ilgili mevzuat hükümleri kapsamında Kurum Sağlık Kurulunca ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca incelenmesi neticesinde; davacının çalışma gücünü Yönetmelik'te belirtilen düzeylerde kaybetmediğine karar verilmiştir.
Bu durumda, çalışma gücünü Yönetmelik'te belirtilen düzeylerde kaybetmeyen davacıya, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca aylık bağlanmasına imkan bulunmadığından, davacının malulen emekliye sevk edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan, dava konusu düzenleyici ve bireysel işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının tazmini gereken parasal bir hakkı da bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu 28/09/2021 tarih ve 31612 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin "Orta ve hafif düzeyde çalışma gücü kaybı oranı tespiti" başlıklı 6. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren enflasyon farkı oranında faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemleri yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Davacının adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle dava açıldığı sırada tahsil edilmeyen ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan tahsili için vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.