Danıştay 7. Dairenin, Cumhurbaşkanı kararı ile getirilen ilave gümrük vergisinin Anayasadaki verginin yasallığı ilkesine aykırılığı uyuşmazlığının temyiz incelemesi.
Özet: Bir ithalatçı şirketin, Cumhurbaşkanlığı Kararı ile getirilen "ilave gümrük vergisi"nin yeni bir vergi olduğu ve verginin yasallığı ilkesine aykırı olması nedeniyle iadesi talebinin reddine ilişkin işlemin iptali davasında, ilk derece mahkemesi verginin hukuka aykırı olduğuna hükmederken, bölge idare mahkemesi bu verginin mevcut gümrük vergisi oranlarında kanunla verilen yetki dahilinde yapılan bir değişiklik olduğunu ve Anayasaya uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiş olup, davacının bu kararı temyiz etmesi üzerine hukuki değerlendirme süreci devam etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/193Karar No : 2025/939 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Elektrik Elektronik İthalat İhracat Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı adına 2020 ila 2022 tarihlerinde tescilli muhtelif tarih ve sayılı 32 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak İthalat Rejim Kararına Ek Karar uyarınca, ödenen ilave gümrük vergisinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararıyla; olayda, 474 sayılı Gümrük Giriş Tarife Cetveli Hakkında Kanun'un 2. maddesiyle mevcut gümrük vergisi had ve nispetlerinin %50’sine kadar artırılabilmesine ilişkin yetki verildiği, anılan maddede yeni ya da ilave bir gümrük vergisi ihdasına yönelik düzenlemenin bulunmadığı, bu bakımdan, uyuşmazlığın çözümünün getirilen ilave gümrük vergisinin niteliğinin belirlenmesine bağlı olduğu, maddenin lafzından, düzenlemenin, mevcut had ve nispetlerin artırılması değil bunlara "ilave" olarak bir vergi getirilmesine ilişkin olduğunun anlaşıldığı, ayrıca, mevcut oranların artırılması yerine bunlara ilave olarak yeni oranların belirlenmiş olmasının, İthalat Rejimi Kararına Ek Kararda geçen "ilave gümrük vergisinin gümrük idarelerince, ithalatta alınan gümrük vergileri ve diğer mali yükümlülüklerden ayrı olarak tahsil edilerek genel bütçeye irat kaydedileceği", "bu karar kapsamında alınacak ilave gümrük vergisi hakkında gümrük vergisinin tabi olduğu usul ve hükümlerin uygulanacağı" yolundaki düzenlemeyle mevcut gümrük vergilerinden ayrı olarak yeni/ilave bir gümrük vergisinin getirildiğini teyit ettiği, artan bir ithalatın yerli sanayi için ciddi bir zarar doğurduğu ileri sürülerek Cumhurbaşkanı kararlarıyla uygulamaya konulan ve korunma önlemi işlevi üstlendiği sonucuna varılan ilave gümrük vergisi uygulaması; 474 sayılı Kanun'da Cumhurbaşkanına bu konuda yetki verilmemiş olması nedeniyle Anayasa'nın 73. maddesinde ifade edilen "verginin yasallığı" ilkesine aykırı olduğundan ve ilave gümrük vergisinin ödenmemesi gerektiği halde davacıdan tahsil edildiğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ödenen ilave gümrük vergisinin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, ilave gümrük vergisinin yeni bir vergi değil, 474 sayılı Gümrük Giriş Tarife Cetveli Hakkında Kanun'un 2. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanlığı'na verilen yetkiye dayanılarak mevcut gümrük vergisi oranlarında değişiklik yapılması niteliğinde olduğu, bu bağlamda, anılan vergi Anayasa'nın 73. maddesinde ifadesini bulan "verginin yasallığı" ilkesine aykırı olmadığı gibi, Kanun'da belirtilen aşağı ve yukarı sınırlar dahilinde verilen yetki uyarınca "verginin belirliliği ilkesi"ne aykırılık da taşımadığı; öte yandan, Cumhurbaşkanlığı'nın 474 sayılı Kanun'la verilen bu yetkiyi, Kanun ve buna bağlı olarak çıkartılan Karar eki cetvelde yer alan eşyalar için Kanun'la belirlenen gümrük vergisi oranının esas alınması suretiyle kullanma yetkisine sahip bulunduğu, Cumhurbaşkanlığı Kararı'na ekli tabloda yer alan maddelere ilişkin olarak öngörülen toplam vergi oranı, anılan Kanun'da gösterilen hadlerin %50 artırılmış düzeyini de aşmadığından, ilave gümrük vergisi oranlarında ve yürürlükte bulunan Cumhurbaşkanlığı Kararına dayanılarak yapılan tahakkuklar üzerine ödenen vergide hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İlave gümrük vergisinin, gümrük vergisi oranında artırım yapılması değil, yeni bir vergi niteliğinde olduğu, bu nedenle Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulmasının vergilerin yasallığı ilkesine aykırılık teşkil ettiği, hukuka aykırı olarak tahsil edilen verginin geri verilmesinin gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K...sayılı kararının ONANMASINA, 3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 04/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.