Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçunda orantılılık ilkesine aykırı ve fazla ceza tayini nedeniyle hükmün bozulmasına karar verdi.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesi sonrası temyiz edilmesi üzerine Yargıtay, sanık müdafiinin diğer itirazlarını reddederek, Anayasanın 138. maddesi ve Türk Ceza Kanununun 3. ve 61. maddeleri uyarınca cezanın bireyselleştirilmesi ve orantılılık ilkelerine aykırı olarak suçun ağırlığıyla bağdaşmayacak şekilde fazla ceza tayin edildiği gerekçesiyle yerel mahkeme hükmünü bozmuş ve dava dosyasını yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine iade etmiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/35887 E.  ,  2025/29662 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/617 E., 2021/596 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/278 E., 2020/58 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63.
maddeleri gereğince mahkumiyet kararına ilişkin istinaf
başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz taleplerinin reddine,
Ancak;
Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebepten dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.