Danıştay 8. Daire, güvenlik korucusunun izinsiz devamsızlık nedeniyle görevine son verilmesi işleminin, Anayasa Mahkemesinin disiplin cezaları yönetmeliğini iptal etmesiyle oluşan hukuki dayanak eksikliği üzerine açılan iptal davası.
Özet: Bir güvenlik korucusunun izinsiz göreve gelmemesi nedeniyle görevine son verilmesine ilişkin işlemin, dayanak teşkil eden yönetmelik hükmündeki disiplin cezaları ibaresinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi ve bu iptal kararının yürürlük süresi beklenmeksizin uygulanması gerektiği, ayrıca sonradan çıkarılan yasayla güvenlik korucularının disiplin cezaları ve fiillerinin kanunla düzenlenmesi gerektiği gerekçeleriyle iptaline karar verilmiş, böylece idarenin davacı hakkındaki işlemi yeni yasal düzenlemeler ışığında yeniden değerlendirmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2024/2007Karar No : 2025/10352 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Ağrı ili, Taşlıçay ilçesi, ... Köyünde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, izinsiz ve özürsüz olarak on gün ve on günden fazla göreve gelmemek şeklindeki fiili işlediği ve göreve alınmada aranacak şartları kaybettiği gerekçeleriyle 09/01/2008 tarih ve 2008/13105 sayılı Güvenlik Korucuları Yönetmeliği uyarınca görevine son verilmesine ilişkin Ağrı Valiliğinin 13/09/2019 tarihli işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Güvenlik korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamalar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir." şeklindeki 442 sayılı Köy Kanunu'nun en son 700 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile değişikliğe uğrayan Ek 18. maddesi uyarınca 2008/13105 sayılı Güvenlik Korucuları Yönetmeliği çıkarıldığı ve Yönetmeliğin 17. maddesinde disiplin hükümleri düzenlenerek, hangi halde hangi disiplin cezalarının verileceğinin bu şekilde belirlendiği, Anayasa Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararıyla maddede yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesi'nin anılan kararında iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olmasının somut olaya etkisinin de değerlendirilmesi gerektiği, bir Kanun ya da KHK'nın uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin de, hak veya menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması halinde iptal hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği, aksi halde Anayasa Mahkemesi'nce verilen iptal kararının uygulama tarihinin ayrıca belirlenmesi halinde iptal edilen yasa kuralının uygulanmasının sürdürülmesi nedeniyle bu uygulamaya karşı dava yoluna başvuracakların iptal kararının hukuki sonuçlarından yararlanamayacaklarının kabulü; bir yandan dava yoluna başvuran herkes için Anayasa ile tanınmış olan itiraz hakkının bunlar için fiilen işlemez hale getirilerek ortadan kalkması ve iptal kararının uygulanamaması, öte yandan Anayasa'ya aykırılığı hükmen saptanmış olan bir yasa kuralının uygulanmasının hukuken korunması gibi bir sonuca neden olacağı ki bu durumun, Anayasanın üstünlüğü ve Hukuk Devleti ilkesine aykırılık teşkil edeceği, diğer taraftan işbu dava devam ederken 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7422 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1'inci maddesiyle 442 sayılı Kanun'a 74/A maddesi eklenerek, bu maddede, güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve hâllerin belirtildiği, yine söz konusu Kanun'un 2 ve 3'üncü maddeleriyle güvenlik korucularının disiplin işleriyle ilgili olarak 442 sayılı Kanun'a 74/B ve 74/C maddelerinin eklendiği, dolayısıyla dava konusu işlemin dayanağı olan Kanun maddesindeki ibarenin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinden sonra güvenlik korucularına uygulanacak disiplin cezaları ve ceza gerektiren fiillerin ne olduğuna ilişkin hüküm, 442 sayılı Kanun'a eklenerek, disiplin cezaları ve ceza verilecek fiillere Kanun'da yer verilmiş olduğundan, idarece söz konusu Kanun maddesi kapsamında davacı hakkında duruma göre yeniden değerlendirme yapılıp işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının dava konusu işlemde belirtilen izinsiz ve özürsüz olarak on gün veya on günden fazla göreve gelmemek fiilini işlediğinin sabit olduğu, dava konusu işlemin usul ve mevzuata uygun tesis edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Ağrı ilinin, Taşlıçay ilçesine bağlı ... Köyünde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı hakkında, izinsiz ve özürsüz olarak on gün ve on günden fazla göreve gelmemek şeklindeki fiili işlediği ve göreve alınmada aranacak şartları kaybettiği gerekçesiyle dava konusu göreve son verilmesi işlemi 13/09/2019 tarihinde tesis edilmiş, davacı tarafından maaşının yatmadığının fark edilmesi üzerine ... İl Jandarma Komutanlığı ile yaptığı şifahî görüşmede görevine son verildiğini öğrendiği belirtilerek yeniden göreve alınması talebiyle 16/07/2021 tarihinde idareye yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine görevine son verilmesine dair işlem için 05/10/2021 tarihinde bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı Kanun'un ''Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde; '1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. ...'' hükmüne yer verilmiş, aynı Kanun'un "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde; '1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmüne, aynı Kanun'un "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde; "1.İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.'' hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerin birlikte değerlendirildiğinde; 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi, ilgililerin menfaatini ihlal eden bir idari işlemin kurulması durumunda, bu işlemin iptali talebiyle açılan davalarda dikkate alınacak genel dava açma süresini düzenlemekte; Kanunun 11. maddesi, hakkında idari işlem tesis edilen ilgililerin idari dava açmadan önce işlemin "kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması" talebiyle yapabilecekleri başvuruların süresine ve başvuru halinde dava açma süresinin nasıl hesaplanacağına yönelik kurallar getirmekte; Kanunun 10. maddesi ise, önceden idari bir işlem kurulmadığı durumlarda, idari bir işlem tesisi istemiyle idareye yapılan başvurular üzerine açılacak davalarda süre yönünden uygulanması gereken kuralları belirlemektedir. Özet olarak, 11. maddede ilgili hakkında daha önce kurulmuş bir idari işlemin "kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi"nin istenmesi halinde dava süresinin ne şekilde hesaplanacağı düzenlenmişken, 10. madde uygulamasında, İdarece kurulmuş bir işlem mevcut değilken, ilgilinin hakkında idari işlem yapılması amacıyla idareye yaptığı başvuru üzerine tesis edilen olumsuz işleme karşı açılacak davanın süresinin ne şekilde hesaplanacağı açıklanmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, 23/06/2018 tarihinde güvenlik korucusu olan davacının, 13/09/2019 tarihinde görevine son verildiği, ancak davacının kendisine göreve son verilme işleminin tebliğ edilmemesi nedeniyle bu işlemden haberdar olmadığı, maaşının yatırılmadığını fark etmesi üzerine idareye yaptığı tarihi belirtilmeyen sözlü başvuru üzerine göreve son işleminden haberdar olduğu, sonrasında 16/07/2021 tarihinde idareye göreve iade başvurusunda bulunduğu, idarenin 05/08/2021 tarihli davacının görevine son verildiğini belirten cevabi yazısı üzerine 05/10/2021 tarihinde dava konusu göreve son işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı güvenlik korucusu hakkında 13/09/2019 tarihinde göreve son verme işleminin, tesis edildiği an itibarıyla etki ve sonuçlarını doğurduğu, başka bir deyişle davacının ifa etmiş olduğu güvenlik köy koruculuğu gibi kamu hizmeti yönü bulunan vazifenin, sürekli olarak -operasyon, nöbet tutma, devriye vb.- görevlerin ifası ile yerine getirildiği, yapılan kamu hizmeti karşılığında her ayın belirli bir gününde maaş alındığı ve göreve gidilmemesi veya aksatılması durumunda idari soruşturma geçirildiği, yaptırımlara tabi tutulduğu dikkate alındığında, davacının yazılı bildirim yapılmaması nedeniyle dava konusu işlemden haberdar olmadığı, dava dilekçesindeki ifadesi ile maaşının yatırılmaması üzerine idareye başvurduğu, bu başvurunun yaklaşık iki yıl sonra gerçekleşmesi davacının kendi beyanlarıyla çelişmektedir. Davacının ifa ettiği vazife, vazife gereği aldığı maaş gözönünde tutulduğunda, görevine son verilmesine yönelik 13/09/2019 tarihli Ağrı Valiliği Olurlu işleminden davalı idareye yapılan sözlü başvuru ile haberdar olduğu belirtildiğinden idareye yapılan yazılı başvuru ile sözlü başvurunun yakın tarihler olduğu kabul edilerek Temmuz 2021 tarihine kadar söz konusu işlemden haberi olmamasının hayatın olağan akışına ve kamu hizmetin yerine getirilmesindeki usul ve esaslara aykırı bir durum teşkil etmektedir. Hayatın olağan akışında, davacının göreve son verme işleminden, görevine son verilmesine ilişkin 13/09/2019 tarihinden sonra maaşını alamadığı bir sonraki ayın içerisinde haberdar olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu durumda; davacının, göreve son verme işleminden, görevine son verilmesine ilişkin 13/09/2019 tarihinden maaşını alamadığı bir sonraki ayın içerisinde haberdar olduğu anlaşıldığından bu tarihten itibaren 60 gün içerisinde 2577 sayılı Kanunun 11'inci maddesi uyarınca idareye başvuru yapmak veya dava açmak imkanına sahip iken bu tarihler geçirildikten çok sonra 05/10/2021 tarihinde açılan davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin kabulüne,2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 26/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.