Silahlı terör örgütü üyeliği davasında savunma hakkı, tanık dinleme usulü ve Bylock delilinin eksik incelenmesi sebepleriyle istinaf ret kararının bozulması.
Özet: İstinaf mahkemesi, sanığın silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkumiyetine ilişkin kararda, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi açısından belirleyici delil olan tanıkların sanığın huzurunda veya yasal usullere uygun şekilde dinlenmemesi, şüpheli sıfatıyla beyanda bulunan kişilerin mahkeme huzurunda ifadesine başvurulmadan sadece beyanlarının okunması, sanık hakkındaki veri inceleme raporunda belirtilen kişilerin kimliklerinin araştırılarak FETÖ/PDY ile iltisaklarının olup olmadığının ve haklarında yürütülen soruşturmaların incelenmemesi, bu kişilerin tanık olarak dinlenmemesi, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından sanık hakkında beyan olup olmadığının saptanmaması gibi eksik araştırmalarla hüküm kurulması ve sanığın bylock kullanıcısı olmadığı yönündeki savunmasına rağmen bylock tespit ve değerlendirme tutanaklarında yer alan kişilerle sanığın HTS irtibatının olup olmadığının belirlenmesi amacıyla uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmaması gibi önemli eksiklikler bulunduğunu tespit ederek, bu nedenle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/39578 E.  ,  2025/29663 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/935 E., 2021/1377 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/569 E., 2021/237 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63.
maddeleri gereğince mahkumiyet kararına ilişkin istinaf
başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanık ....'nın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden, ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm kurulması,
2. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma kapsamında şüpheli sıfatyıla alınan ifadesinde sanık hakkında beyanda bulunduğu anlaşılan Kemal K.'nın mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, beyanının duruşmada okunulmakla yetinilmesi,
3. Sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporunda sanığın öğretmeni ile zümre başkanı olarak belirtilen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmelerinin sağlanılması ile UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından araştırma yapılıp sanık hakkında dosya kapsamı dışında herhangi bir beyan olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi sonrasında ilgili şahısların tanık sıfatıyla doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenmelerinin sağlanması ile, tüm delillerin CMK'nın 217 nci maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılması neticesinde sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerden dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 21. Ağır Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.