5. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklı Fatura Alacağı İçin Başlatılan İlamsız İcra Takibine Yapılan İtirazın İptali ve İcra İnkar Tazminatı Talepli Dava Hakkında Gerekçeli Karar.
Özet: Davacı, davalıya motor yağı satışından kaynaklanan ödenmeyen ihracat kayıtlı fatura bedelinin tahsili amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali için dava açmış; zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlanmasının ardından, davalının davaya cevap dilekçesi sunmadığı, bilirkişi incelemesinde faturanın ve talep edilen alacağın varlığının belirlendiği ancak davacının bazı belgeleri sunmaması nedeniyle ticari defter incelemesinin yapılamadığı anlaşılmış olup, mahkemece aralarındaki satım sözleşmesinin ve hizmetlerin verildiğinin ispat yükünün davacıda olduğu belirtilmiştir.

T.C. ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/780 Esas - 2025/1023
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2024/780 EsasKARAR NO : 2025/1023DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 07/11/2024KARAR TARİHİ : 24/12/2025KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/01/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalı borçlu aleyhine ... .... .... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, devamında ödeme emri borçlu şirkete E-tebligat yöntemi ile tebliğ edildiğini, borçlu tarafından borca ve ferilerine itiraz edilerek takip durdurulduğunu, bunun üzerine, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ilgili hükümleri kapsamında ve 7155 Sayılı Kanun’la değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca zorunlu dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu, bu kapsamda arabuluculuk görüşmeleri “anlaşamama” şeklinde sonlandığını, arabuluculuk son tutanağı arabulucu ve taraf vekillerince imza altına alındığını, bu itibarla davalı şirketin haksız itirazının iptali ve takibin devamının sağlanabilmesini teminen işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, davalı şirket takip konusu fatura borcundan sorumlu olduğunu haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, öncelikle davalı şirket, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketten motor yağı satın almış olup müvekkil şirket tarafından 28.01.2022 tarihli, 40.575,19 USD tutarlı ve KHE2022000000006 nolu ihracat kayıtlı fatura düzenlendiğini, bununla birlikte davalı tarafından ihracat kayıtlı fatura konusu malların ihracatı da yapıldığını, ancak devam eden süreçte davalı tarafça fatura borcu müvekkili şirkete ödenmediğini, bu verilerle davalı şirketin dava konusu borçtan sorumlu olduğunun kabulü gerektiğini, davalı tarafça kanunda belirlenen sekiz günlük süre içerisinde faturaya itiraz edilmediğini fatura içeriği kesinleştiğini, bu itibarla davalı tarafça faturaya itiraz edilmediği ve 28.01.2022 tarihli ve KHE2022000000006 nolu faturanın kesinleştiğini, davalının faturada belirtilen bedelin tamamından sorumlu olduğunu davalının haksız ve kötüniyetli itirazı sebebi ile lehimize icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, haksız, hukuki mesnetten yoksun olarak ve kötü niyetle takibe itiraz eden davalı şirketin itirazının iptaline karar verilmesini ve ayrıca alacağın likit olduğu açık olduğundan, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.Bilirkişi tarafından yapılan incelemede .... ..... .... .... .... .... Fatura (İstenen: Yıllık En Yüksek Mevduat Faizi(TL)) 790.810,45 TL Toplam Alacak talep edildiği, borcun dayanağının; “28.01.2022 tarihli 40.575,19 USD bedelli E-Arşiv Fatura 790.810,45 TL” olduğu görüldüğünü, davacı tarafından dosyaya sunulan muavin defter kayıtlarında 2023 yılı açılış fişinde davalı şirketin davacı şirkete 434938,06 TL borçlu olduğu görülmektedir. Ancak davacı şirket tarafımıza evrak sunmadığı için ticari defter incelemesi yapılamadığını bildirmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ; Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesine göre davalı tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülen faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalının davacından motor yağı satın aldığını, davacı şirket tarafından 28.01.2022 tarihli, 40.575,19 USD tutarlı KHE2022000000006 nolu ihracat kayıtlı fatura düzenlendiğini, ayrıca davalı tarafından ihracat kayıtlı fatura konusu malların ihracatı da yapıldığını, davalının fatura tutarını ödemediği vakıasını ileri sürmüş ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ise cevap dilekçesi sunmamıştır. Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık aralarında satım sözleşmesi bulunup bulunmadığı ve davacının dava konusu faturadaki hizmetleri davalıya verip vermediği hususlarındadır,Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”.Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.Davacı ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan vakıalara göre genel kurala uygun olarak ispat yükü davacıdadır.Davacının dava konusu icra takip tarihi itibarı ile davalıdan 790.810,45 TL asıl alacağının olduğu, davacının bu alacağının tahsili talebi ile Adana 1. Genel İcra Dairesi Müdürlüğünün 2023/14068 Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği sonucuna varılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır, 3. fıkrası gereğince ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. İspat yükü kendisinde olan davacının ticari defterlerinin incelenmesi için talimat yazılmış, davacı tarafça defterler bilirkişiye ibraz edilmemiştir. Bu haliyle davacı davalıdan alacaklı olup olmadığını, fatura içeriği ürün/hizmetin ifasına/teslimini ispat edememiştir. Ancak davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanması, 17/09/2025 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararı ile davacı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmayacağı ile ilgili beyanda bulunmak üzere verilen kesin sürede davacı vekilinin yemin metnini sunması, davalıya Hukuk Muhakemeleri Kanununun 228. maddesinin 2. fıkrası gereğince çıkartılan ihtarlı davetiyenin Tebligat Kanununa uygun olarak tebliğ edilmesine karşın davalı şirket temsilcisinin duruşmaya katılmaması sonucunda Hukuk Muhakemeleri Kanununun 229. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalının yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılması nedenleri ile davanın kabulüne, itirazın iptaline, davalı yemin etmeyerek dava konusu vakıaları ikrar etmiş sayıldığından hükmolunun asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KABULÜNE, Davalının ... .... .... Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince İPTALİNE, icra takibinin DEVAMINA, Hükmolunun asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 158.162,09 TL icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 54.020,26 TL harçtan peşin alınan 9.551,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 44.469,24 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 124.621,57 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yatırılan 9.551,02 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 927,50 TL posta masrafı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti toplamı olan 5.355,10 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/12/2025