Danıştay 7. Daire, Gümrük Kanunu 235. maddesi kapsamında değerlendirilmeyen gözetim belgesi sunulmamasından dolayı verilen para cezasının ödeme emrinin iptali kararını onadı.
Özet: İthalat sırasında gözetim belgesi ibraz edilmemesi nedeniyle 4458 sayılı Gümrük Kanununun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca davacı adına kesilen para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi gözetim belgesinin ilgili kanun maddesinde sayılan belgeler arasında yer almadığı ve ibraz edilmemesinin para cezasına neden olamayacağı gerekçesiyle ödeme emrini iptal etmiş; Bölge İdare Mahkemesi bu kararı onamış olup, yapılan temyiz başvurusunu inceleyen yüksek mahkeme de söz konusu kararı usul ve hukuka uygun bularak temyiz istemini reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2014Karar No : 2025/930 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük MüdürlüğüVEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ekipmanları ve Çevre Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı adına ...-... ve...-... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşya için gözetim belgesi ibraz edilmediğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasının kesinleştiğinden bahisle tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; gözetim belgesinin, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde sayılan belgeler arasında yer almadığı, Gözetim Tebliği'nde getirilen düzenleme ile eşyanın ithalinin sınırlandırılmasının veya şartlı olarak ithaline izin verilmesinin değil, ithali serbest olan eşyanın ithal seyrinin izlenmesi ve koruma tedbirleri uygulanmasına gerek olup olmadığının belirlenmesinin amaçlandığı, anılan belgenin ibraz edilmemesi nedeniyle para cezası verilmesi mümkün olmadığından, bu durumun "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Gözetim belgesi ibraz edilmediğinden bahisle alınan karar itiraz edilmeksizin kesinleştiğinden, amme alacağının tahsili amacıyla tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine,2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY :6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödenmeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanun'un 58. maddesinde ise, kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcun olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabilecekleri belirtilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden, davacıya tebliğ edilen para cezası kararına yönelik olarak itiraz başvurusunda bulunulmayarak para cezasının kesinleştiği, kesinleşen para cezasının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle söz konusu vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise ödeme emrine konu amme alacağının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği ve itiraz konusu edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Olayda, davacı tarafından kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen para cezası kararına karşı dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ise, "borcum yoktur" kapsamında değil ancak, ceza kararına karşı yapılacak itirazın reddine dair işleme karşı açılacak bir davada değerlendirilebilecek nitelikte olduğu görülmekle, kesinleşerek vadesinde ödenmeyen kamu alacağının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı dolayısıyla, temyiz istemine konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyorum.