Danıştay, Sosyal Güvenlik Kurumu personelinin izin ve raporlarındaki ek ödeme kesintisi düzenlemesinin önceki kararlara rağmen hukuka aykırılığını içeren iptal davasını ele alıyor.
Özet: Sendika, Sosyal Güvenlik Kurumu personelinin 12 günü aşan izinlerinde ek ödeme kesintisi yapılmasını öngören düzenlemenin iptalini talep etmektedir; zira bu düzenleme, daha önce 30 günü aşan izinlerde dahi ek ödeme kesintisini hukuka aykırı bularak iptal eden yüksek mahkeme kararlarını göz ardı etmekte, 5502 sayılı Kanunda fiilen görev yapma şartının bulunmaması ve 657 sayılı Kanunun izinlerde özlük haklarına dokunulmayacağı ilkesiyle çelişerek personelin mağduriyetini artırmaktadır.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2023/6414 E.  ,  2025/5756 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6414
Karar No : 2025/5756
DAVACI : ... Sendikası
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
3- ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla hazırlanarak, ... tarih ve ... sayılı Bakan oluru ile yürürlüğe konulan Sosyal Güvenlik Kurumu Personeline Yapılacak Ek Ödemenin Usul ve Esasları'nın "Ek ödemenin usul ve esasları" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Kamu görevlileri sendikalarının, üyelerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerinin korunması ile geliştirilmesine yönelik dava açabileceği hususu dikkate alınarak bu davada taraf ehliyetinin olduğu; 11/04/2014 tarihli Bakan onayı ile yürürlüğe giren Ek Ödeme Usul ve Esaslarının 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan 30 günü aşan her türlü izin ve raporlarda ek ödemelerde görev yapılan gün sayısına göre kesinti yapılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilerek ilgili madde iptal edilmesine rağmen dava konusu Esaslar ile 12 günü aşan izinlerde ek ödemelerde kesinti yapılacağının düzenlendiği, mahkeme kararının yok sayıldığı; Danıştay Onbirinci Dairesinin 17/05/2018 tarih ve E:2014/2974, K:2018/2497 sayılı kararıyla ise; 5502 sayılı Kanun'un 28. maddesinde ek ödeme yapılması için belirlenen kriterler arasında fiilen görev yapılan sürelerle orantılı olarak ödeme yapılacağına ilişkin bir kritere yer verilmemesi ve 657 sayılı Kanun’un hastalık izinlerini düzenleyen 105. maddesinde yer alan, izinler ve hastalıklar sırasında çalışanların özlük haklarına dokunulmayacağı yolundaki kuralı karşısında, izin kullanılmasını zorunlu kılan sağlık izni gözetilerek ek ödeme usul ve esaslarının belirlenmesi gerekirken herhangi bir ayrıma yer verilmeden yılda 30 günü aşan her türlü izin için fiilen görevde bulunulmayan durumlarda ek ödeme yapılmayacağı yolundaki düzenlemede üst normlara ve hukuka uygunluk bulunmadığı ve dava konusu 8. maddesi ile anılan Usul ve Esasların geçerlilik tarihinin geriye yürütülmesinin, istirahat raporları nedeniyle kullanılan ve 30 günü aşan izin sürelerinde ödenen ek ödeme tutarlarının çalışanlar adına borç çıkarılmasına imkan vermesi nedeniyle ilgililerin hukuki güvenliği ilkesi ile bağdaşmayacağı sonucuna varılarak, 11/04/2014 tarihli Bakan onayı ile yürürlüğe giren Sosyal Güvenli Kurumu Personeline Yapılacak Ek Ödemenin Usul ve Esaslarının 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "Ek ödeme fiilen görev yapıldığı sürece ve bu süreyle orantılı olarak ödenir. Ancak, yılda 30 günü geçmeyen izin süreleri için fiilen görev yapma şartı aranmaz." ibaresi ile 8. maddesinin iptal edildiği, bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından onandığı; Danıştay Onikinci Dairesinin 26/11/2019 tarih ve E:2018/6344, K:2019/9093 sayılı kararıyla; 5502 sayılı Kanun'un 28. maddesinde ek ödeme yapılması için belirlenen kriterler arasında fiilen görev yapılan sürelerle orantılı olarak ödeme yapılacağına ilişkin bir kritere yer verilmemesi ve 657 sayılı Kanun’un hastalık izinlerini düzenleyen 105. maddesinde yer alan, izinler ve hastalıklar sırasında çalışanların özlük haklarına dokunulmayacağı yolundaki kuralı karşısında, izin kullanılmasını zorunlu kılan sağlık izni gözetilerek ek ödeme usul ve esaslarının belirlenmesi gerekirken herhangi bir ayrıma yer verilmeden yılda 30 günü aşan her türlü izin için fiilen görevde bulunulmayan durumlarda ek ödeme yapılmayacağı yolundaki düzenlemede üst normlara ve hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle 05/11/2014 tarihli Bakan onayı ile yürürlüğe giren Usul ve Esasların 1. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, "Ek ödeme fiilen görev yapıldığı sürece ve bu süreyle orantılı olarak ödenir. Ancak yılda 30 günü geçmeyen izin süreleri... için fiilen görev yapma şartı aranmaz." kısmı ile 3. maddesinin iptal edildiği, bu kararın da Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından onandığı; dava konusu Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kurumu Personeline Yapılacak Ek Ödemenin Usul ve Esasları ile 12 günden sonraki yıllık izinler için ek ödeme kesintisi yapılacağı düzenlemesine yer verildiği, 30 gün olarak sınırlandırılması bile hakkaniyet kurallarına aykırı iken, 12 güne düşürülerek sonraki günler için alınan izinlerde ek ödemeden yararlanılamayacağı hususunun gün geçtikçe personelin mağduriyetini daha da arttırdığı; dava konusu düzenlemenin açıkça hukuka aykırı olduğu; devletin ve idarelerin, çalışma hayatını, barışını ve çalışanların huzurunu sağlama yükümlülüğü çerçevesinde, hakkaniyetten uzak düzenlenmiş olan ... tarihli ve ... sayılı "Sosyal Güvenlik Kurumu Personeline Yapılacak Ek Ödemenin Usul ve Esasları" Yönetim Kurulu Kararının "Ek Ödemenin Usul ve Esasları" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin çalışma barışını bozduğu ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :
Davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Savunması: Usul yönünden; Hazine ve Maliye Bakanlığının da hasım mevkiine alınması gerektiği, esas yönünden; 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un 28. maddesinde, Kurum personelinin statüsü, ücret ve mali haklarının düzenlendiği, anılan maddenin sekizinci fıkrasında ise, Kurumun merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında bulunup, sağlık harcamalarına esas olan fatura ve reçetelerin incelenmesi işlerinde ve Kurum sağlık kurullarında çalışan; tabip, diş tabibi, eczacı ve tıpta uzmanlık mevzuatında belirtilen dallarda bu mevzuat hükümlerine göre uzman olanlar ile sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına dahil diğer personelin ek ödeme tutarlarının belirlendiği, 05/04/2023 tarih ve 32154 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7447 sayılı Kanun’un 17. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek 39. maddenin yedinci fıkrasında yer alan hüküm ile Sosyal Güvenlik Kurumunda çalışan tabip ve diş tabiplerinin ek ödeme oranlarında yeniden kanuni düzenleme yapıldığı, böylece personele yapılacak ek ödemenin usul ve esaslarının söz konusu düzenlemeyle uyumlu hale getirilmesi gerektiğinden, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ek ödeme tutarları ile ödemeye ilişkin diğer usul ve esaslar çalışmasının başlatıldığı, devam eden süreçte Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşleri aynen uygulanarak yeniden düzenlenen ve ... tarih ve ... sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile onaylanan Usul ve Esasların yeniden Bakanlığa gönderildiği ve Hazine ve Maliye Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile uygun görüş verildiği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı makam onayını takiben duyurulduğu, mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı Hazine ve Maliye Bakanlığının Savunması: Usul yönünden; uygun görüş alınması nedeniyle Hazine ve Maliye Bakanlığı hasım mevkiine alınmış ise de, dava konusu iş ve işlemlerin diğer davalı idarelerce gerçekleştirildiği, hukuki, ekonomik ve teşkilat yapısı itibarıyla davanın tarafı olmayan Hazine ve Maliye Bakanlığının hasım mevkiinden çıkartılması gerektiği, esas yönünden; 5502 sayılı Kanun’un 28. maddesinin son cümlesinde yer alan hükümde; ek ödemelerin hesaplanmasına kullanılacak kriterler arasında “kullanılan izin ve istirahat raporları gibi kriterler” ibaresine yer verilmek suretiyle, Sosyal Güvenlik Kurumu’na personele yapılacak ek ödemeleri fiili çalışmayla ilişkilendirme konusunda açık yetki verildiği; fiili çalışma şartının, personelin temel maaşının yanında çeşitli kriterlere göre faydalanacağı, performansa dayalı ek ödemeye ilişkin olduğu ve bu şartın Kanun’un 28. maddesinde de açıkça düzenlendiği; Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği ve Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğinde de benzer şekilde fiili çalışmaya bağlı ödemelerin olduğu, bu düzenlemelerin de dikkate alındığı, uygulama birliği ve denge oluşturulduğu; aylık maaşın yanında aynı hizmetler için performansa dayalı ek ödeme uygulaması getirilmesinin, kamu hizmetinin daha etkin ve verimli bir şekilde topluma sunulmasının amaçlandığı; dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının Savunması: Usul yönünden; davanın süresinde açılıp açılmadığının resen tetkiki ile süresinde açılmadığının tespiti halinde süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği; davacı sendikanın, dava konusu düzenlemenin iptali isteminde, üyelerinin ortak çıkarlarını gözetme hususunda dava açma ehliyetinin olmadığı; Hazine ve Maliye Bakanlığının da hasım mevkiine alınması gerektiği, esas yönünden; 5502 sayılı Kanun’un 28. maddesinde, Sosyal Güvenlik Kurumu personelinin statüsü, ücret ve mali haklarının düzenlendiği, anılan maddenin sekizinci fıkrasında ise, Kurumun merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında bulunup, sağlık harcamalarına esas olan fatura ve reçetelerin incelenmesi işlerinde ve Kurum sağlık kurullarında çalışan; tabip, diş tabibi, eczacı ve tıpta uzmanlık mevzuatında belirtilen dallarda bu mevzuat hükümlerine göre uzman olanlar ile sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına dahil diğer personelin ek ödeme tutarlarının belirlendiği, 05/04/2023 tarih ve 32154 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7447 sayılı Kanun’un 17. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek 39. maddenin yedinci fıkrasında yer alan hüküm ile de Sosyal Güvenlik Kurumunda çalışan tabip ve diş tabiplerinin ek ödeme oranlarında yeniden kanuni düzenleme yapıldığı, böylece personele yapılacak ek ödemenin usul ve esaslarının söz konusu düzenlemeyle uyumlu hale getirilmesi gerektiğinden, Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünce ek ödeme tutarları ile ödemeye ilişkin diğer usul ve esaslar çalışması başlatıldığı, devam eden süreçte Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşleri aynen uygulanarak yeniden düzenlenen ve ... tarih ve ... sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile onaylanan Usul ve Esasların yeniden Bakanlığa gönderildiği ve ... tarih ve ... sayılı yazısı ile uygun görüş verildiği, Personel Daire Başkanlığının yazısı ile duyurulduğu; ek ödeme uygulamasının, 657 sayılı Kanun kapsamında ödenen mali haklardan olmadığı, sağlık harcamalarında esas olan fatura ve reçetelerin incelenmesi işlerinde ve Kurum sağlık kurullarında çalışan veya Genel İdare Hizmetleri Sınıfında yer alan kadrolara atanan ve Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünde fiilen çalışan doktor, diş hekimi ve eczacılara iş hacmi, görev mahalli, görevin önem ve güçlüğü, personelin kadro unvanı, derecesi, performansı ile kullanılan izin ve istirahat raporları gibi kriterler göz önünde bulundurularak aylığa ilave olarak ödenen bir teşvik uygulaması niteliğinde olduğu, dolayısıyla 657 sayılı Kanun’da öngörülen ve korunan mali ve izin gibi sosyal haklarla bir tutulmasının mümkün olmadığı; fiilen çalışma şartının aranması, azami izinli ve/veya raporlu sayılan günlerin belirlenmesi, heyet rapor sürelerinin hakem hastane tarafından onaylanması şartına yer verilmesinin, Kanun’da belirtilen kriterlere uygun olduğu ve üst normlara aykırılık teşkil etmediği, ayrıca ek ödemenin amacı ile hizmet gereklerine de uygun olduğu belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Anayasa'nın 128. maddesinde kamu görevlilerinin hakları, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenmesinin kurala bağlandığı; Anayasa Mahkemesinin 13/09/2023 tarih ve E:2022/102, K:2023/154 sayılı kararında da belirtildiği üzere, memurların mali ve sosyal haklarının miktarının/oranının (aynı şekilde bu haklarda yapılacak kısıtlamaların/kesintilerin) kanunla düzenlenmesinin Anayasal bir zorunluluk olduğu; 5502 sayılı Kanun'un 28. maddesinde, SGK'da çalışan sağlık personeline yapılacak ek ödemenin "miktarı/oranı" ile ek ödemeden "hangi hallerde kesinti yapılacağının" kanunla düzenlenmediği ve bu hususların Bakan tarafından belirlenecek usul ve esaslara bırakıldığı; bu durumun Anayasa'nın 128. maddesindeki "kanunilik" koşuluna ve Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının gerekçesine aykırı olduğundan bahisle, söz konusu düzenlemede yer alan "Bakan tarafından belirlenir" ibaresinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği; Anayasa Mahkemesine başvurulmaması halinde, işin esasına ilişkin olarak, 5502 sayılı Kanun'un 28. maddesi kapsamında yapılan ek ödemenin, "personelin fiilen çalışması" koşuluna bağlanması hususunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu; Usul ve Esaslar'ın 6/1-c maddesindeki dava konusu düzenlemede, ek ödemenin kural olarak personelin fiilen çalışması" koşuluna bağlandığı; bununla birlikte, istisnai olarak bazı izin süreleri çalışılmış gün kabul edildiği ve fiilen çalışılmadığı halde bu süreler için ek ödeme yapılmasının öngörüldüğü, söz konusu maddede sayılmayan diğer izin süreleri için ise ek ödeme yapılmayacağının kurala bağlandığı; görüldüğü üzere, idare tarafından bazı izin süreleri çalışılmış gün sayıldığı, bazı izin sürelerinin ise çalışılmış gün sayılmadığı; bu yönüyle dava konusu düzenlemenin getiriliş amacının, "çalışılmış gün sayılmayan diğer izin süreleri" yönünden hukuken haklı, geçerli ve makul bir nedene dayanıp dayanmadığının irdelenmesi gerektiği; Anayasa’nın 50. maddesinde, “…Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.” kuralının yer aldığı, 657 sayılı Kanun'un 64. maddesinin üçüncü fıkrasında da, “yıllık izinde geçirilen süreler fiilen çalışılmış sayılır.” hükmüne yer verildiği; buna göre, 5502 sayılı Kanun kapsamında yapılan ek ödemenin, personelin yaptıkları asli görevlerinin karşılığında ödenen temel bir maaş unsuru haline dönüştüğü dikkate alındığında, "aksine bir yasal düzenleme olmadıkça", yıllık izin döneminde de ödenmesi gerektiği; kaldı ki, Usul ve Esaslar'ın 6/1-c maddesiyle, "7 günlük hastalık izin süresi" ile "hakem hastane tarafından onaylanan hastalık rapor süreleri" çalışılmış gün olarak kabul edildiği halde, Anayasal bir hak olan yıllık izin sürelerinin çalışılmış gün olarak sayılmamasının haklı, makul ve hukuken kabul edilebilir bir yönünün bulunmadığı; nitekim, yıllık izin hakkının, diğer izin haklarına (hastalık izni ve süt izni haklarına) göre en temel hak olduğu; ek ödeme için bazı izinler çalışılmış gün olarak sayılacaksa, tüm izinlerden önce, ilk olarak yıllık izin sürelerinin çalışılmış gün olarak kabul edilmesi gerektiği; yıllık izin süresinde, ek ödeme yapılmaması nedeniyle maaşlarda önemli ölçüde azalma meydana geleceğinden personelin Anayasal bir hak olan yıllık iznini kullanmaktan vazgeçebileceği; diğer taraftan, 7 günlük hastalık izin süresi çalışılmış gün kabul edildiği halde, "yıllık izin ile zorunluluk durumunda ve mazerete dayalı verilen 7 gün evlilik, 7 gün ölüm, 10 gün babalık izin sürelerinin" çalışılmış gün sayılmamasının, haklı ve hukuken kabul edilebilir bir yönünün bulunmadığı; ayrıca, Usul ve Esaslar'da, “hakem hastane tarafından onaylanan sağlık kurulu raporu sürelerinin” çalışılmış gün kabul edildiği, 657 sayılı Kanun’un 152. maddesinde, “sağlık kurulu raporu üzerine verilen hastalık izinleri” için kesinti yapılmayacağının düzenlendiği; Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan “Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”in 7. maddesinin yedinci fıkrasında, hastalık raporlarının fenne aykırı olduğu konusunda tereddüt bulunması hâlinde, memurun hakem hastaneye sevk edilmesinin kurala bağlandığı dikkate alındığında, fenne aykırı olduğu konusunda tereddüt olup olmadığına bakılmaksızın, ek ödeme yönünden tüm sağlık kurulu raporlarının hakem hastaneden onaylanmasının zorunlu hale getirilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı; dolayısıyla, Usul ve Esaslar'ın 6/1-c maddesindeki "Ek ödeme, personele fiilen görev yaptığı sürece verilebilir", "yılda toplam 12 günü geçmeyen yıllık izin süreleri" ve ''hakem hastane tarafından onaylanan heyet rapor süreleri’’ ibarelerinin iptaline, diğer ibareler yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Türkiye Büro Çalışanları Sendikasının vekili tarafından açılan davada; Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kurumu Personeline Yapılacak Ek Ödemenin Usul ve Esasları'nın "Ek ödemenin usul ve esasları" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.
Anayasanın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri belirtilmiştir.
Anayasa'da düzenleyici işlem olarak sadece yönetmelikler belirtilmiş ise de idarenin düzenleme yetkisi bununla sınırlı olmayıp, idareler, değişik adlar altında da (genelge, yönerge, tamim, sirküler vb.) düzenleyici işlemler yapmaktadırlar.
Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan tüzük, yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat ve benzeri düzenlemelerin, üst hukuk normlarının daraltılması ve genişletilmesi sonucunu doğurmayacak şekilde, uygulamaya ilişkin konularda açıklayıcı ve tamamlayıcı nitelikte olması ve üst hukuk normlarına aykırılık teşkil etmemesi gerekmektedir.
5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun "Personelin statüsü, ücret ve malî haklar" başlıklı 28. maddesinin son fıkrasında; "(Ek fıkra: 11/10/2011-KHK-666/5 md.) Kurumun merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında bulunup, sağlık harcamalarına esas olan fatura ve reçetelerin incelenmesi işlerinde ve Kurum sağlık kurullarında çalışan; tabip, diş tabibi, eczacı ve tıpta uzmanlık mevzuatında belirtilen dallarda bu mevzuat hükümlerine göre uzman olanlara en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %700’ünü, sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına dahil diğer personele ise %225’ini geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. (Ek cümle: 12/7/2013-6495/37 md.) Genel İdare Hizmetleri Sınıfında yer alan kadrolara asaleten veya vekâleten atanan ve Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünde fiilen çalışan doktor, diş hekimi ve eczacılara en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) %700’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Yapılacak ek ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir vergi kesintisi yapılmaz. İş hacmi, görev mahalli, görevin önem ve güçlüğü, personelin kadro unvanı, derecesi, performansı ile kullanılan izin ve istirahat raporları gibi kriterler göz önünde bulundurularak yapılacak ek ödeme tutarları ile ödemeye ilişkin diğer usul ve esaslar, Yönetim Kurulunun teklifi ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Bakan tarafından belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
05/04/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7447 sayılı Kanunun 17 nci maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ek 39 uncu madde eklenmiş ve anılan maddenin sekizinci fıkrasında; “5502 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “%700” ibareleri; uzman tabip ve uzman diş tabipleri için “%1.010”, tabip ve diş tabipleri için “%855” olarak uygulanır” hükmüne yer verilerek Sosyal Güvenlik Kurumundaki kapsam dahilindeki personelin de Sağlık Bakanlığı ve üniversite hastanelerinde çalışmakta olan tabip personel gibi taban ödemeden benzer tutarlarda faydalanmasına olanak sağlanmıştır.
Belirtilen yasal düzenleme üzerine 375 sayılı KHK’nın ek 39 uncu maddesinde öngörülen ödemeden SGK’da kapsam dahilindeki personelin de faydalanabilmesi için Bakanlık makamının 11/04/2014 tarih ve 1351 sayılı onayı ile 02/08/2013 tarihinden itibaren yürürlükte olan Sosyal Güvenlik Kurumu Personeline Yapılacak Ek Ödeme Usul ve Esaslarını yürürlükten kaldıran davaya konu Sosyal Güvenlik Kurumu Personeline Yapılacak Ek Ödeme Usul ve Esasları (6. maddesinin 1. fıkrasının c ve ç bentleri hariç) 01/05/2023 tarihinden geçerli olmak üzere, 6. maddesinin 1. fıkrasının c ve ç bentleri yayımı takip eden ay başı itibarıyle yürürlüğe konulmuştur.
Sosyal Güvenlik Kurumu Personeline Yapılacak Ek Ödemenin Usul ve Esasların 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Ek ödeme, personele fiilen görev yaptığı sürece verilebilir. Resmi tatil günleri, idari ve nöbet izinleri yılda toplam 12 günü geçmeyen yıllık izin süreleri, yılda 7 günü geçmeyen kısa süreli hastalık rapor süreleri, hakem hastane tarafından onaylanan heyet rapor süreleri, yılda en fazla iki defa görevlendirme suretiyle kendi alanı ile ilgili yurt içi kongre, konferans, seminer ve sempozyum gibi etkinliklere katılan personelin bir yılda toplam 10 günü geçmeyen süreleri, görevi sırasında veya görevinden dolayı Sağlık Bakanlığınca ilan edilmiş bulaşıcı ve salgın hastalığa yakalanan, kazaya, yaralanmaya veya saldırıya uğrayanların bu durumlarını sağlık raporuyla belgelendirmesi halinde kullandıkları hastalık izin süreleri, çalışılmış gün olarak kabul edilir ve hiçbir şekilde ek ödeme kesintisi yapılmaz." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu usul ve esasların hukuki dayanağını oluşturan 5502 sayılı Kanun'un anılan maddesinde, belirtilen yer ve işlerde fiilen çalışan sağlık personeline belirtilen oranları geçmemek üzere ek ödeme yapılabileceği, ek ödeme tutarlarının belirlenmesinde iş hacmi, görev mahalli, görevin önem ve güçlüğü, personelin kadro unvanı, derecesi, performansı ile kullanılan izin ve istirahat raporları gibi kriterler göz önünde bulundurulacağı belirtilerek, yapılacak ek ödeme tutarları ile ödemeye ilişkin usul ve esasların Bakan tarafından belirleneceği hüküm altına alınmak suretiyle belirtilen konuda idareye yetki verilmiştir.
657 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatta Devlet memurlarının faydalanabilecekleri haklar arasında sayılan yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni ve şua-sağlık izinleri ve bu haklarını kullanmaları nedeniyle mali haklarından mahrum bırakılmamaları güvence altına alınmışsa da ek ödeme uygulaması, 657 sayılı Kanun kapsamında ödenen mali haklardan olmayıp, personele fiilen çalışma koşuluyla aylık ya da sözleşme ücretlerine ilaveten yapılan ödeme niteliğinde olduğundan, 657 sayılı Kanunda öngörülen mali haklar ve bunlara ilişkin koruma tedbirleriyle birebir kıyaslanması mümkün değildir. Kaldı ki 657 sayılı Kanun'un 104. maddesinin G) bendinde, yıllık izin ve mazeret izinleri sırasında fiili çalışmaya bağlı her türlü ödemeler hariç malî haklar ile sosyal yardımlara dokunulmayacağı hüküm altına alınmak suretiyle yıllık izin ve mazeret izinleri sırasında fiili çalışmaya bağlı olarak yapılan ödemeler, farklı bir statüye konularak diğer mali haklardan ayrı tutulmuştur.
5502 sayılı Kanunda ek ödemenin belirtilen kadrolarda bulunanlara belirtilen işlerde fiilen çalışmaları halinde ek ödeme yapılabileceği belirtilerek ek ödeme tutarlarının belirlenmesinde dikkate alınacak kriterler arasında, kullanılan izin ve istirahat raporlarına da yer verilmiştir.
Davaya konu Usul ve Esasların 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, ek ödemenin personele fiilen görev yaptığı sürece verilebileceği belirtilerek ek ödeme kesintisinin yapılmayacağı günler başka bir deyimle fiilen çalışılmayan izinli ve raporlu sürelerle, görevlendirme nedeniyle belirtilen etkinliklere katılan personelin görev sürelerinin ne kadarlık kısmının çalışılmış gün olarak kabul edileceği belirtilerek istisnalar getirilmiş, istisnalar dışında kalan izinli ve raporlu sürelerle mazeret ve refakat izin süreleri çalışılmış kabul edilen süreler içine dahil edilmemiştir.
5502 sayılı Yasada öngörülen ek ödemenin, fiilen görev yapılması koşuluyla yapılan teşvik uygulaması niteliğinde bir ödeme olduğu ve ek ödeme tutarları ile ödemeye ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda idareye verilen takdir yetkisi dikkate alındığında, söz konusu Usul ve Esasların 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde düzenleme yapılırken takdir yetkisinin, ek ödemenin amacı ve hizmet gerekleri ile anılan Yasa maddesinde belirtilen ek ödeme tavan tutarları ile ek ödeme tutarlarının belirlenmesinde dikkate alınacak kriterler gözetilerek üst hukuk normlarına aykırı olmayacak şekilde kullanıldığı anlaşıldığından davaya konu düzenlemenin iptalini gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
Belirtilen nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla hazırlanarak, ... tarih ve ... sayılı Bakan oluru ile yürürlüğe konulan Sosyal Güvenlik Kurumu Personeline Yapılacak Ek Ödemenin Usul ve Esasları'nın "Ek ödemenin usul ve esasları" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un ''Personelin statüsü, ücret ve malî haklar'' başlıklı 28. maddesinin sekizinci fıkrasında, ''(Ek fıkra: 11/10/2011-KHK-666/5 md.) Kurumun merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında bulunup, sağlık harcamalarına esas olan fatura ve reçetelerin incelenmesi işlerinde ve Kurum sağlık kurullarında çalışan; tabip, diş tabibi, eczacı ve tıpta uzmanlık mevzuatında belirtilen dallarda bu mevzuat hükümlerine göre uzman olanlara en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %700’ünü, sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına dahil diğer personele ise %225’ini geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. (Ek cümle: 12/7/2013-6495/37 md.) Genel İdare Hizmetleri Sınıfında yer alan kadrolara asaleten veya vekâleten atanan ve Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünde fiilen çalışan doktor, diş hekimi ve eczacılara en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) %700’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Yapılacak ek ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir vergi kesintisi yapılmaz. İş hacmi, görev mahalli, görevin önem ve güçlüğü, personelin kadro unvanı, derecesi, performansı ile kullanılan izin ve istirahat raporları gibi kriterler göz önünde bulundurularak yapılacak ek ödeme tutarları ile ödemeye ilişkin diğer usul ve esaslar, Yönetim Kurulunun teklifi ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Bakan tarafından belirlenir.'' kuralı yer almıştır.
Anılan düzenlemeye istinaden 11/04/2014 tarih ve 1351 sayılı Bakan onayı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Personeline Yapılacak Ek Ödemenin Usul ve Esasları yürürlüğe konulmuştur.
05/04/2023 tarih ve 32154 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7447 sayılı Kanun’un 17. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek 39. maddenin yedinci fıkrasında, ''5502 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “%700” ibareleri; uzman tabip ve uzman diş tabipleri için “%1.010”, tabip ve diş tabipleri için “%855” olarak uygulanır.'' kuralına yer verilmiştir.
Söz konusu değişikliğe ilişkin 17. maddenin gerekçesinde ise, "Madde ile özel kanunları uyarınca yapılan çeşitli ödemeler de dikkate alınarak kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen uzman tabip ve tabip kadro veya pozisyonlarında bulunan personel arasında ücret dengesinin sağlanmasına yönelik olarak ilave ödeme yapılmasına ilişkin hususlar düzenlenmektedir.” açıklamalarına yer verilmiştir.
7447 sayılı Kanun'la 5502 sayılı Kanun'da tabip ve diş tabiplerin ek ödeme tavan oranlarında yapılan değişiklik sonrasında, Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulunun 05/10/2023 tarih ve 205 sayılı kararı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının 19/10/2023 tarihli onayıyla dava konusu Sosyal Güvenlik Kurumu Personeline Yapılacak Ek Ödemenin Usul ve Esasları yürürlüğe konulmuş, 11/04/2014 tarih ve 1351 sayılı Bakan onayı ile yürürlüğe konulmuş olan Sosyal Güvenlik Kurumu Personeline Yapılacak Ek Ödemenin Usul ve Esasları ise yürürlükten kaldırılmıştır.
İşbu davaya konu olan Sosyal Güvenlik Kurumu Personeline Yapılacak Ek Ödemenin Usul ve Esasları'nın ''Amaç'' başlıklı 1. maddesinde, bu Usul ve Esaslar'ın 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 28. maddesinin sekizinci fıkrasında sayılan sağlık personeline yapılacak ek ödemenin usul, esaslarını belirlemek amacıyla hazırlandığı; ''Kapsam'' başlıklı 2. maddesinde, bu Usul ve Esaslar'ın, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 28. maddesinde sayılan sağlık personelini kapsadığı; ''Ek ödemenin oranı'' başlıklı 5. maddesinde, bu Usul ve Esaslar kapsamına giren personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarına, ekli Cetvellerde yer alan oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda her ay ek ödeme yapılacağı; ''Ek ödemenin usul ve esasları'' başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ek ödemenin; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi kurumlarda uzman tabip/tabip, uzman diş tabibi/diş tabibi ve eczacı olarak görev yapmakta iken Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünde; Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı ve Daire Başkanı kadrolarına atanan personele Ek (1) sayılı Cetvel'de belirlenen oranlarda; Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı ve Daire Başkanı kadrolarına vekaleten atanan personele Ek (2) sayılı Cetvel'de belirlenen oranlarda; Şube Müdürlüğü kadrolarına asaleten atanan personele Ek (3) sayılı Cetvel'de belirlenen oranlarda; Şube Müdürlüğü kadrolarına vekaleten atanan personele Ek (4) sayılı Cetvel'de belirlenen oranlarda yapılacağı; (b) bendinde, birinci fıkranın (a) bendi kapsamında yer alanlar hariç olmak üzere; Kurumun merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında bulunup, sağlık harcamalarına esas olan fatura ve reçetelerin incelenmesi işlerinde ve Kurum sağlık kurullarında çalışan; uzman tabip, tabip, uzman diş tabibi, diş tabibi, eczacı ve tıpta uzmanlık mevzuatında belirtilen dallarda bu mevzuat hükümlerine göre uzman olanlar ile sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına dahil diğer personele Ek (5) sayılı Cetvel'de belirlenen oranlar esas alınmak suretiyle ek ödeme yapılacağı; dava konusu (c) bendinde, ek ödemenin personele fiilen görev yaptığı sürece verilebileceği; resmi tatil günleri, idari ve nöbet izinleri, yılda toplam 12 günü geçmeyen yıllık izin süreleri, yılda 7 günü geçmeyen kısa süreli hastalık rapor süreleri, hakem hastane tarafından onaylanan heyet rapor süreleri, yılda en fazla iki defa görevlendirme suretiyle kendi alanı ile ilgili yurt içi kongre, konferans, seminer ve sempozyum gibi etkinliklere katılan personelin bir yılda toplam 10 günü geçmeyen süreleri, görevi sırasında veya görevinden dolayı Sağlık Bakanlığınca ilan edilmiş bulaşıcı ve salgın hastalığa yakalanan, kazaya, yaralanmaya veya saldırıya uğrayanların bu durumlarını sağlık raporuyla belgelendirmesi halinde kullandıkları hastalık izin sürelerinin, çalışılmış gün olarak kabul edileceği ve hiçbir şekilde ek ödeme kesintisi yapılmayacağı; (ç) bendinde, Ek (5) sayılı Cetvelin (B) kısmında ''Ek ödeme oranı'' başlığı altında yer alan ek ödemenin; fatura ve reçete incelemesi, komisyon ve sağlık kurullarında çalışma gibi kriterler esas alınmak suretiyle ödeneceği; (d) bendinde, ilgili personele her ay yapılacak toplam ek ödeme oranının, (c) ve (ç) bentlerine göre belirleneceği, birim amirlerince bu kapsamda her ay yapılacak ek ödeme oranlarının takip eden ayın en geç onuncu günü itibarıyla tahakkuk birimlerine bildirileceği; 8. maddesinde, bu Usul ve Esaslar'ın (6. maddesinin birinci fıkrasının c ve ç bentleri hariç) 01/05/2023 tarihinden geçerli olmak üzere, 6. maddesinin birinci fıkrasının c ve ç bentlerinin yayımı takip eden ay başı itibarıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının onayı ile yürürlüğe gireceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 28. maddesinin sekizinci fıkrasında, Kurumun merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında bulunup, sağlık harcamalarına esas olan fatura ve reçetelerin incelenmesi işlerinde ve Kurum sağlık kurullarında çalışan sağlık personeline ek ödeme yapılmasının kurala bağlandığı; söz konu ek ödemenin ise "iş hacmi, görev mahalli, görevin önem ve güçlüğü, personelin kadro unvanı, derecesi, performansı ile kullanılan izin ve istirahat raporları gibi" kriterler esas alınarak belirlenmesinin öngörüldüğü; ek ödeme tutarları ile ödemeye ilişkin diğer usul ve esasları belirleme konusunda, Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulunun teklifi ve Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanına yetki verildiği; dolayısıyla maddede sayılan kriterler dikkate alınmak suretiyle yapılacak ek ödeme tutarlarını belirlemek ve bu konuda gerekli düzenlemeleri yapmak konusunda idareye kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olmak üzere takdir yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır.
Anılan Kanun'un 28. maddesine istinaden yürürlüğe konulan Sosyal Güvenlik Kurumu Personeline Yapılacak Ek Ödemenin Usul ve Esasları'nın 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; ek ödemenin personele fiilin görev yaptığı sürece verilebileceği belirtilmiş; fiilen çalışılmadığı halde, çalışılmış gün olarak kabul edilen ve hiç bir şekilde ek ödeme kesintisi yapılmayacak haller istisnai olarak sayma yoluyla belirlenmiş; çalışılmış gün kabul edilen ve ek ödeme yapılan haller, "resmi tatil günleri, idari ve nöbet izinleri, yılda toplam 12 günü geçmeyen yıllık izin süreleri, yılda 7 günü geçmeyen kısa süreli hastalık rapor süreleri”, hakem hastane tarafından onaylanan heyet rapor süreleri, “yılda en fazla iki defa görevlendirme suretiyle kendi alanı ile ilgili yurt içi kongre, konferans, seminer ve sempozyum gibi etkinliklere katılan personelin bir yılda toplam 10 günü geçmeyen süreleri”, “görevi sırasında veya görevinden dolayı Sağlık Bakanlığınca ilan edilmiş bulaşıcı ve salgın hastalığa yakalanan, kazaya, yaralanmaya veya saldırıya uğrayanların bu durumlarını sağlık raporuyla belgelendirmesi halinde kullandıkları hastalık izin süreleri,” olarak sayılmış; söz konusu bentte sayılan haller dışındaki diğer izin ve sürelerin çalışılmış gün kabul edilmeyeceği ve çalışılmış gün kabul edilmeyen haller için ek ödeme yapılmayacağı düzenlenmiştir.
Bu durumda, 5502 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumu personeline yapılacak ek ödemenin ve bu ödemeye ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunda idarenin takdir ve düzenleme yetkisinin olduğu; Usul ve Esaslar'ın dava konusu hükümlerinin de, Kanun'da belirtilen kriterler gözetilerek, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde düzenlendiği ve söz konusu düzenlemede açık bir takdir hatasının bulunmadığı; anılan ödemenin kapsamının belirlenmesi ve çalışılmış gün sayılan hallerin genişletilmesi hususunda idarenin yargı kararıyla da zorlanmasının mümkün bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, Usul ve Esaslar'ın 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla hazırlanarak, ... tarih ve ... sayılı Bakan oluru ile yürürlüğe konulan Sosyal Güvenlik Kurumu Personeline Yapılacak Ek Ödemenin Usul ve Esasları'nın ''Ek ödemenin usul ve esasları’’ başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki ''yılda toplam 12 günü geçmeyen yıllık izin süreleri’’ ve ''yılda 7 günü geçmeyen kısa süreli hastalık rapor süreleri’’ ibarelerinin iptali istemi yönünden oyçokluğuyla, dava konusu diğer ibarelerin iptali istemi yönünden oybirliğiyle DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 11/12/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava, Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla hazırlanarak, ... tarih ve ... sayılı Bakan oluru ile yürürlüğe konulan Sosyal Güvenlik Kurumu Personeline Yapılacak Ek Ödemenin Usul ve Esasları'nın "Ek ödemenin usul ve esasları" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu Personeline Yapılacak Ek Ödemenin Usul ve Esasları'nın dayanağı olan, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un "Personelin statüsü, ücret ve mali haklar" başlıklı 28. maddesinin sekizinci fıkrasında; ''Kurumun merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında bulunup, sağlık harcamalarına esas olan fatura ve reçetelerin incelenmesi işlerinde ve Kurum sağlık kurullarında çalışan; tabip, diş tabibi, eczacı ve tıpta uzmanlık mevzuatında belirtilen dallarda bu mevzuat hükümlerine göre uzman olanlara en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %700’ünü, sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına dahil diğer personele ise %225’ini geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Genel İdare Hizmetleri Sınıfında yer alan kadrolara asaleten veya vekâleten atanan ve Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünde fiilen çalışan doktor, diş hekimi ve eczacılara en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) %700’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Yapılacak ek ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir vergi kesintisi yapılmaz. İş hacmi, görev mahalli, görevin önem ve güçlüğü, personelin kadro unvanı, derecesi, performansı ile kullanılan izin ve istirahat raporları gibi kriterler göz önünde bulundurularak yapılacak ek ödeme tutarları ile ödemeye ilişkin diğer usul ve esaslar, Yönetim Kurulunun teklifi ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Bakan tarafından belirlenir.'' düzenlemesi yer almaktadır.
Anılan düzenlemeyle ek ödeme tutarlarını belirlemek ve bu konuda gerekli düzenlemeleri yapmak konusunda idareye kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olmak üzere takdir yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu olan ve iptali istenilen Usul ve Esaslar'ın, "Ek ödemenin usul ve esasları başlıklı 6. maddesinde, ek ödemenin personele fiilen görev yaptığı sürece verilebileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde Resmi tatil günleri, idari ve nöbet izinleri, yılda toplam 12 günü geçmeyen yıllık izin süreleri; yılda 7 günü geçmeyen kısa süreli hastalık rapor süreleri, hakem hastane tarafından onaylanan heyet rapor süreleri, yılda en fazla iki defa görevlendirme suretiyle kendi alanı ile ilgili yurt içi kongre, konferans, seminer ve sempozyum gibi etkinliklere katılan personelin bir yılda toplam 10 günü geçmeyen süreleri, görevi sırasında veya görevinden dolayı Sağlık Bakanlığınca ilan edilmiş bulaşıcı ve salgın hastalığa yakalanan, kazaya, yaralanmaya veya saldırıya uğrayanların bu durumlarını sağlık raporuyla belgelendirmesi halinde kullandıkları hastalık izin süreleri istisna kapsamında sayılarak, bu sürelerin çalışılmış gün olarak kabul edileceği ve hiç bir şekilde ek ödeme kesintisi yapılamayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda anılan düzenleme ile yıllık izin sürelerinin yılda toplam 12 gün ile kısa süreli hastalık rapor sürelerinin yılda 7 günü geçmesi durumunda; bir başka ifadeyle, bu süreleri aşan günlerde fiilen görev yapılmadığı gerekçesiyle çalışılmış gün olarak kabul edilmeyeceği ve buna bağlı olarak her ay itibariyle ödeme yapılması öngörülen ek ödemenin yapılmayacağı hususları kurala bağlanmıştır.
Davacı tarafından iptali istenilen düzenlemede yer alan, yılda toplam 12 günü geçen "yıllık izin süresi"nin; yılda 7 günü geçen "kısa süreli hastalık rapor süre"sinin ek ödeme kapsamı dışında tutulması ve bu süreler yönünden ek ödeme yapılmamasına ilişkin sürelerin belirlenmesinde, davalı idarelerce kamu hizmetinin yürütülmesinde hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yerine getirilmesini teminen bu süreler yönünden haklı, ölçülü ve orantılı objektif kriterlere dayanmadığı gibi, kurum personelinin çalışma barışının sağlanmasına dair hukuken geçerli ve haklı nedenlerin de ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davalı idarelere tanınan takdir yetkisinin hukuka uygun şekilde kullanılmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu ve iptali istenen Usul ve Esaslar'ın ''Ek ödemenin usul ve esasları’’ başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan ''yılda toplam 12 günü geçmeyen yıllık izin süreleri’’ ve ''yılda 7 günü geçmeyen kısa süreli hastalık rapor süreleri’’ ibarelerinin iptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararının bu kısmına katılmıyoruz.