Murisin mal kaçırma kastı bulunmadığı, bakım ve minnet duygusuyla yaptığı devirde tapu iptali-tescil ve tenkis taleplerinin reddi.
Özet: Davacı tarafça murisin mal kaçırma kastıyla davalıya muvazaalı taşınmaz devri iddiasıyla tapu iptali-tescil, aksi takdirde tenkis talebinde bulunulan uyuşmazlıkta, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, toplanan deliller ve tanık beyanları doğrultusunda mirasbırakanın minnet duygusuyla, davalının kendisine sunduğu bakım, hizmet ve emek karşılığı olarak taşınmazları devrettiğini, mal kaçırma kastı bulunmadığını ve devrin sağlararası ivazlı bir kazandırma olduğunu tespit ederek davanın reddine karar vermiştir.
1. Hukuk Dairesi         2025/4806 E.  ,  2026/3175 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/3623 E., 2025/1142 K.
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
İLK DERECE MAHKEMESİ: Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/297 E., 2023/322 K.
Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali-tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili; tarafların murisi ...'ın maliki olduğu asıl davanın konusu ... ili, ...lçesi,... Mh. 3 86... parsel sayılı taşınmazını ve birleştirilen davanın konusu ... ili, ...lçesi, ...Mahallesi 59... parselde bulunan 5 nolu bağımsız bölümü gerçek değerinin çok altında mirasçılardan mal kaçırma kastı ile satış yoluyla davalıya devrettiğini, satış bedellerinin murisin ölümünden sonra da terekesinde çıkmadığını, murisin emekli maaşı aldığını ve çiftçilikten ek gelir elde ettiğini bu nedenle murisin taşınmaz satmasını gerektirecek bir durumu olmadığını belirterek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına miras payı oranında tescilini, aksi halde davacının saklı payının tenkisi ile tasarruf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili; davalının davaya konu taşınmazları bedelini ödeyerek muristen devraldığını, satış bedelinin diğer mirasçıların ve davacının da bilgisi dahilinde murise yapılan ödemelerle fazlasıyla karşılandığını, murisin isteği üzerine davalının davacıya da maddi destekte bulunduğunu, dava konusu taşınmazların davalının sürekli murise yaptığı bakım, hizmet ve destek karşılığı devredildiğini, murisin hiçbir geliri olmadığını, taşınmazını kendi ihtiyaçlarını ve özellikle davacının ihtiyaçlarını, borçlarını karşılamak amacıyla devrettiğini belirterek asıl ve birleştirilen davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tanıklarının taraflarla kardeş olmaları sebebiyle muris ile taraflar arasındaki beşeri ilişkileri bildikleri, ayrıntılı ve birbiriyle tutarlı beyanda bulundukları, miras bırakanın gerçek irade ve amacının diğer mirasçılardan mal kaçırmak olmadığı, kendisine özenle bakan davalıya duyduğu minnet duyguları ile çekişmeli taşınmazı temlik ettiği, temlikin, bakım, hizmet, harcanan tedavi ve bakım masrafları ve emek karşılığı gerçekleştirildiği gerekçesiyle tapu iptali-tescil talebinin reddine, muris tarafından yapılan temliklerin muvazaalı olduğu ispatlanamadığından satış işleminin hukuken geçerli olduğu kabul edildiğinden ve devir işlemi de niteliği itibariyle sağlararası ivazlı bir kazandırma olduğu gerekçesiyle davacının terditli talebi olan tenkis talebi yönünden de davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplanan delillerden murisin mal kaçırma kastının tespit edilemediği gibi, tanık beyanlarına göre (tarafların kardeşi olan tanıklar da dahil) mirasbırakanın taraflarla herhangi bir husumetinin ya da bir diğeri lehine mal kaçırmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı, davalının murisin maddi-manevi her türlü ihtiyacı ile ilgilendiği, murisin gerek kendisine gerek davacıya ve onun ailesine bakan, onların her türlü ihtiyaçlarıyla ilgilenen davalıya dava konusu taşınmazları minnet duygusu ile devrettiği; muris devir tarihinde yatalak olmayıp özel bakımı gerektiren bir durumu bulunmamakta ve evladın anne-babaya bakması ahlaki bir yükümlülük ise de birbiriyle örtüşen tanık beyanlarına göre davalının murise bakmasının bu ahlaki yükümlülüğün ötesinde bir bakım olduğu, murisin devirden kısa bir süre sonra kanser olup bakıma ihtiyaç duyduğu, davalının bu dönemde de murisin her türlü ihtiyacı ile ilgilendiği, bakımını sağladığı, murisin vefatından önceki bir yıl içinde yatalak olup bakıma muhtaç olduğu, bu dönemde de davalının murise bakmaya devam ettiği, mirasbırakanın mal kaçırma kastıyla değil minnet duygusu ile hareket ettiği, devrin emek/bedel karşılığı olduğu ve murisin saklı payı ihlal kastı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle duruşma talebi değerden reddedilip; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, davacının adli yardımdan faydalanması nedeniyle asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı başlangıçta alınmayan 3.033,70'şer TL temyiz başvuru harcı ile 732,00'şer TL onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.